reklam
Ana Sayfa Sür Manşet, Yazarlar 16.07.2020 2902 Görüntüleme

ÜRETMEK ŞART

Üretim denilince herkesin aklına fabrikalar geliyor, oysa evde yaptığınız ekmek, turşu, reçel, yoğurt ve bunlar gibi ürünler de üretmektir. Hem ev ekonomisine hem de ülke ekonomisine katkı sağlar. Ülkemizde son 40 – 50 yılda büyük şehirlere ekonomik sebeplerle göçmüş insanların çokluğu üretmeyi unutturdu. Nüfusumuzun %85’i artık şehirlerde yaşıyor. Hemen her şeyi hazır ürünlerle tedarik eder olduk. Bu hazır ürünleri saklayabilmek için sanayi ürünleri alır olduk. Alalım alalım da nereye kadar, hazır ürünleri daha çok yabancı şirketler üretiyor, haliyle gelirleri de onların ülkesine gelir sağlıyor. Şehirlerde yaşayanların çalışacağı fabrikalar da giderek makineler çalışıyor haliyle işsizlik aldı başını gidiyor. Eskiden yazdan sebzeler konserve yapılır, kurutur kışlık yapılırdı. Şimdilerde kış günü domates, fasulye 25 TL oldu diye dert yanar olduk. İş arayanların çoğunluğu masa başı iş arıyor, mümkünse kamu kurumlarına kapağı atmaya çalışıyor sonra işsizlik diz boyu.

Pandemi oldu da insanlar evde de üretebileceğini hatırladı. Bahçesi olanlar sebze fidelerini dikti domatesi biberi dalından koparıp yemenin o kadar da zor olmadığını anladı. Kimileri işi daha da büyüttü enikonu tarım yapmaya başladı. Ev de ekmek, yoğurt vs. yapmaya başlayan aileler çoğaldı, bereketi gördü fazla ürettiği sebzeyi kışa saklamanın yollarını öğrendi. Bu bile başlı başına bir ekonomi sağladı. Ne de olsa atasözümüz var “işten artmaz, dişten artar” diye. İnsan ne kadar çalışıp para kazanırsa kazansın, tutumlu olmadığı ve harcamalarına bir sınır getirmediği sürece tasarruf yapamaz. Para, kazanmakla değil, tutumla artar.

Ben bu üretim işini biraz daha geliştirdim salgın döneminde bir fidanlık kurdum. Daha çok süs bitkileri ve fidanları üretmeyi, bölgemize özel bazı bitkileri çoğaltmayı amaçladık. Tabi ürettiğimizi de satabilmek için Riva yolu üzerinde bir yer açtık. Adı GAOS BOTANİK. Şimdilerde birkaç sera kurarak kışın da üretim yapabilmek için hazırlık yapıyoruz.  Köylerde bahçesinin kenarında talep eden özellikle kadınlara üretim yapabilmelerini sağlayacak bir organizasyon da hazır gibi. İşin güzel tarafı çocuklarım bile bu işi sevdi. Sloganımız “Mutluluğun Sırrı Doğada” olarak belirledik. Gizemli bir dünyaya girdik. Düşünsenize tohumlar fideye, fideler fidana dönüşüyor, hepsi biraz sabır, biraz emek ama daha çok sevgi ile oluyor. Yolu düşen tüm okurlarımı beklerim, Google haritalara GAOS BOTANİK yazmaları yeterli.

Aslında baba mesleği bende fakat hayat bizi başka başka yerlere sürüklemiş, pandemi ve yasaklar çok kötü gibi görünse de bu kötülükten de iyilik çıkartabilmek gerekir. Her gün yeni bir şeyler öğrenmek, araştırmak, üretmek ve çevrendekilere faydalı olabilmek ayrı bir haz veriyor. Bundan sonraki yazılarımda gelişmeler hakkında bilgiler vermeye çalışacağım. Beykoz da yaşayıp da doğayla iç içe olmamak olmaz. Üretmek için önünüze çıkan fırsatları değerlendirmenizi dilerim. Her ne şekilde olursa olsun üretmek şart.

14 Temmuz 2020

Gökhan Taneri VURAL 

Yorumlar

reklam
reklam
Tema Tasarım | AnatoliaWeb