reklam
Ana Sayfa Yazarlar 24.07.2019 67 Görüntüleme
Mehmet Mahmut YILDIZ

ŞAHLANIŞ HAREKETİ GENEL BAŞKANI

SELAM SANA BÜYÜK ADAM

Kimi memleketler vardır ki oralarda gün batmaya duranda büyük adamlar çoğalır. Oysa büyük olan onlar değil, gölgeleridir. Tek sermayesi umut olan garibanlar, gölgesi büyük olanları, konağı, makam odası, makam koltuğu, makam uçağı, makam arabası büyük olanları; yüksek kürsülerde, yüksek perdeden büyük yalanlar söyleyenleri büyük sanarak avunurlar ve elbette ki yanılırlar.

Bunlar, birini büyük göstermeye yetse de, çevresinde ondan pay uman akbabalar, çakallar, sırtlanlar kalabalığı birikse de bir insanı büyütmez. Aksine onun o makamı hak etmediğini ve ne kadar küçük olduğunu gösterir.

Hasbelkader seçim kazanmış olmak, milletin geçici teveccühüyle, ya da birilerinin himmetiyle devlet kademelerinde büyük makamlara gelmiş olmak da büyüklük göstergesi değildir. Omuzdaki rütbelerin, göğüsteki nişanların kalabalığı da aldatıcıdır. Hatta ordular kumanda etmiş olmak, zaferler kazanmış olmak bile, kişiyi bir başına büyük adam yapmaz.

İngiltere’nin efsane başbakanı, 2.Cihan Harbi’nin muzaffer liderlerinden, Churchill, bir konuşma yapmaktadır. Müthiş bir kalabalık, coşkuyla onu dinlemekte ve alkışlamaktadır. Bir arkadaşı; ”Ne kadar şanslısınız sör. Ne çok seveniniz var.” diyerek onu onurlandırır.  Churchill güler; “Bunlar mı?” diyerek kalabalığı işaret eder. “ İnan dostum asılacak olsam daha kalabalık gelirler.”

Çevrelerindeki goygoycuların çokluğuna yanılıp büyüklenenler, şeytanın atı olan kibre binenler, yazık ki o atan düşene dek bu gerçeği kabullenmek istemezler.

Gerçekten büyük olanlar, zaten bu tür aldatıcı şeylere, süse, gösterişe meyletmezler. Onları büyük yapan başka cevherler vardır.

Öyleyse büyük adam kimdir; nasıl biridir?

Büyük adam, davası büyük olan, kavgası büyük olan adamdır. Himmeti büyük olan adamdır.

Büyük adam, hedefleri büyük olan adamdır.

Kendini paraya, pula, menfaate satmayan, onlar uğruna davasından vazgeçmeyen, hak bildiği yolda her şeye rağmen, arkasına bile bakmadan gerekirse tek başına yürüyen adamdır.

Büyük adam, bırakın gayrimeşru işlere, kazançlara tevessül ve tenezzülü; meşru ve helal olan iş ve kazançlardan bile davası uğruna feragat edebilen adamdır.

Büyük adam, hareketleriyle, sözleriyle insanları yaralayan, yürekleri kanatan, kulakları tırmalayan değil, dikenler arasındaki gülü, incitmeden devşirip milletine sunan adamdır.

Büyük adam, her türlü nefsani hazları, aldatıcı mükâfatları elinin tersiyle iten; vatan ve millet uğruna çıktığı yolda önüne çıkan, ellerini, ayaklarını yaralayan taşlara, çalılara, dikenlere rağmen kararlılıkla, ardına bakmadan yürüyen, eliyle, diliyle güzellikler üreten, çoğaltan, devşiren ve bunları milletin her ferdiyle ayrımsız, hakça paylaşan adamdır.

Büyük davaların, büyük hedeflerin peşinde koşan adsız, yoksul ama onurlu, tenezzülsüz yolcularını, hürmetle, minnetle ve en kalbi saygılarımla selamlıyorum…

 

Yorumlar

reklam
reklam
reklam
Tema Tasarım | AnatoliaWeb