reklam
Ana Sayfa Sür Manşet, Yazarlar 10.06.2026 46 Görüntüleme

ŞAHLANIŞ HAREKETİ GENEL BAŞKANI

Demokrat Misyon: Hatıra Defteri mi, Sorumluluk Alanı mı?

Türkiye siyasetinde bazı kavramlar vardır ki, sık tekrar edildikçe içi boşalır; anlamı derinleşmez, aksine aşınır. “Demokrat misyon” da bugün ne yazık ki bu kavramlardan biridir. Herkesin dilinde, ama kimsenin omzunda taşımaya niyetli olmadığı bir sorumluluk hâline gelmiştir.
Son dönemde ülke gündemi, ekonomik darboğazdan dış politika sınamalarına kadar hayati başlıklarla doluyken, siyasetin önemli bir kısmı iç çekişmelere hapsolmuştur. Özellikle Cumhuriyet Halk Partisi etrafında yaşanan tartışmalar, siyasetin ülke sorunlarını çözme iradesinden ne denli uzaklaştığını göstermektedir. Oysa siyaset, kendi iç kavgalarını toplumun önüne koyma lüksüne sahip değildir.
Bu tablo karşısında, kendilerini “demokrat misyonun devamı” olarak tanımlayan çevrelerin tutumu ise ayrı bir sorgulamayı hak ediyor. Demokrat misyon, yalnızca bir gelenek, bir soyadı ya da geçmişe duyulan nostalji değildir. Bu misyon; kriz anlarında sorumluluk almayı, gerektiğinde geri çekilmeyi ve kişisel ikbal yerine toplumsal faydayı öncelemeyi zorunlu kılar.
Merhum Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel, siyaseti bir güç gösterisi değil, denge sanatı olarak görürdü. Onun siyaset anlayışında “ben” değil, “biz”; “bugün” değil, “yarın” esastı. Demokrat misyonun özü de tam olarak buydu: Devleti ve milleti, kişisel hırslardan üstün tutmak.
Bugün ise bu mirasa atıf yapanların büyük kısmı, fedakârlık söz konusu olduğunda sessizliğe bürünmektedir. Oysa siyaset, sadece talep etme değil; bedel ödeme alanıdır. İşte tam bu noktada, Şahlanış Partisi’nin aldığı tarihî kararın altını özellikle çizmek gerekir. Hiçbir makam, mevki ya da siyasi beklenti gözetmeden, “tek merkezde Güçbirliği” fikrinin hayata geçebilmesi için kendi varlığından feragat etmek, Türkiye siyasetinde nadir rastlanan bir tutumdur.
Bu doğrultuda yapılan istişareler, toplantılar ve görüşmeler, ne yazık ki büyük oranda iyi niyetli temennilerin ötesine geçememiştir. Sözler verilmiş, fakat adımlar atılmamıştır. Bugün gelinen noktada açıkça görülmektedir ki, sorun fikir eksikliği değil; samimiyet eksikliğidir.
Buradan açık bir çağrıda bulunmak gerekir: Demokrat misyon, sadece konuşulacak bir kavram değildir; yaşanacak bir ahlaktır. İnsanların aklıyla alay edercesine, bir yandan birlikten söz edip diğer yandan kişisel hesapların arkasına saklanmak, bu ülkeye ve bu millete yapılacak en büyük haksızlıktır.
Siyasette artık netlik zamanıdır. Ya göründüğümüz gibi olacağız, ya da olduğumuz gibi görüneceğiz. Maskelerle, ezber cümlelerle, vitrin siyasetiyle yol alınamayacağı defalarca tecrübe edilmiştir.
Bu yazı, bir serzenişten ibaret değildir. Aynı zamanda bir hatırlatmadır: Demokrat misyon, geçmişte kalmış bir hatıra defteri değil; bugün omuzlanması gereken ağır bir sorumluluktur. Ve o sorumluluktan kaçanlar, yarının tarihine sadece bir dipnot olarak geçecektir.
Mehmet Mahmut Yıldız
Şahlanış Partisi Kurucu Genel Başkanı

Yorumlar

Tema Tasarım | AnatoliaWeb