reklam
Ana Sayfa Sür Manşet, Yazarlar 25.05.2026 63 Görüntüleme

ŞAHLANIŞ HAREKETİ GENEL BAŞKANI

Mutlak Butlan Bahane, Kaybedilen Güven Gerçek

Türkiye’nin bugün içinde bulunduğu ağır ekonomik şartlar, adalet duygusundaki aşınma ve dış politikadaki belirsizlikler, siyasete her zamankinden daha fazla ciddiyet ve sorumluluk yüklemektedir. Böyle bir dönemde siyaset kurumunun görevi; tansiyonu yükseltmek değil, aklı ve sağduyuyu hâkim kılmaktır.

Ne var ki son günlerde Cumhuriyet Halk Partisi etrafında şekillenen mutlak butlan tartışmaları, hukuki zeminde ve parti içi mekanizmalarla ele alınması gerekirken, CHP Genel Merkezi önünde yaşanan şık olmayan görüntülerle kamuoyunun gündemine taşınmıştır. Fiziki gerilimler, sert söylemler ve kontrolsüz tepkiler; ne hukuka ne siyasete ne de demokrasi kültürüne yakışmıştır.

Şunu açıkça ifade etmek gerekir:

Vatandaş, bu görüntüleri onaylamamaktadır. Aksine, siyasete ve siyasetçiye duyulan güvenin zaten ciddi biçimde zedelendiği bir ortamda, bu tür sahneler toplumda “siyaset kendi kavgasıyla meşgul” algısını daha da derinleştirmektedir. Sokakta konuşulan; mutlak butlanın hukuki boyutu değil, siyasetin neden bu kadar savrulduğudur.

Yıllarını siyaset arenasında geçirmiş, köklü bir geçmişe ve ciddi bir kurumsal hafızaya sahip olan CHP’ye ve CHP’lilere bu görüntüleri yakıştıramadığımı özellikle belirtmek isterim. Çünkü ana muhalefet partisinin sergilediği her zaaf, yalnızca kendi hanesine eksi yazmaz; aynı zamanda mevcut iktidara da, kısmen de olsa, moral ve siyasal alan açar.

Bugün yaşananlar, iktidarı zorlayan politikaların değil; muhalefetin kendi iç krizlerinin konuşulmasına neden olmuştur. Bu tablo, iktidarın sorumluluklarını gölgede bırakmış, kamuoyunun dikkatini gerçek sorunlardan uzaklaştırmıştır. En büyük kayıp da tam olarak budur.

Mutlak butlan, bir hukuk terimidir. Duygularla, öfkeyle, meydan okumayla değil; sağduyu, iç hukuk ve kurumsal ciddiyetle ele alınmalıdır. Siyasetin dili sertleştikçe, demokrasinin zemini daralır. Fiziki gerilimler arttıkça, toplumun siyasetten umudu azalır.

Türkiye’nin bugün ihtiyacı olan şey; bağıran siyaset değil, düşünen siyasettir. Kriz üreten değil, çözüm üreten bir muhalefettir. CHP’nin bu süreci, topluma güven veren bir olgunlukla yönetememesi, sadece kendi geleceği açısından değil, Türk siyasetinin tamamı açısından düşündürücüdür.

Unutulmamalıdır ki;

Güven kaybedildiğinde, haklılık da görünmez olur.

Ve siyaset, en çok da bu noktada kaybeder.

Mehmet Mahmut Yıldız

Şahlanış Partisi Kurucu Genel Başkanı

Yorumlar

Tema Tasarım | AnatoliaWeb