DOLAR
Alış:
Satış:
EURO
Alış:
Satış:
GBP
Alış:
Satış:
Yolsuzluğa Sessizlik, Suça Ortaklıktır
Bugün toplumun her kesiminde ciddi bir sorunla karşı karşıyayız: Yolsuzluk. Ama daha büyük bir sorun var ki yolsuzluğun kendisinden bile tehlikeli; o da yolsuzluğa göz yummak, sıradanlaştırmak, hatta meşrulaştırmak!
Herhangi bir usulsüzlük ortaya çıktığında halk arasında sıkça şu sözleri duyarız:
“Eee o da yapıyor, ne var bunda?”
Bu cümle, sadece ahlaki çöküşü değil, toplumsal aklın ve vicdanın felce uğradığını da gösteriyor. Çünkü bir suçun çok kişi tarafından işleniyor olması, onu haklı ya da helal yapmaz. Yolsuzluğu savunmak, sadece yolsuzluk yapanı değil, onun zeminini de kutsamak demektir.
Kendimize şu soruyu sormalıyız:
Birini eleştirmeye kalktığımızda, biz neredeyiz?
Kamu malını çalanı yerden yere vururken, markette teraziyi eğmek, devlete sahte belge sunmak, torpil aramak, vergiden kaçmak, başkasının hakkına göz dikmek… Bunlar da küçük ama aynı büyük yolsuzluğun gölgeleri değil midir?
Unutmayalım; yolsuzluk bir virüstür. En tepeden bulaşır, en alta kadar sirayet eder. Ama bir toplumun kurtuluşu, önce bireylerin vicdan aynasına bakmasıyla başlar. Yolsuzluğu lanetlemek için önce kendimizi aklamalıyız.
“Ben yapmıyorum, çünkü doğru değil” diyebilenler çoğaldığında, yolsuzluğun kökü kazınır.
Bugün siyasette, ticarette, bürokraside temizlik istiyorsak önce kendi mahallemizi temizlemeliyiz. Haksız kazanca göz yuman bir toplum, adaleti sadece tabelalarda görür. Oysa bizim ihtiyacımız olan şey hem adaletin yazıldığı kanunlar hem de yaşandığı hayatlardır.
Hiç kimsenin yolsuzluk yapma hakkı yoktur. Ama daha da önemlisi:
Hiç kimsenin yolsuzluğu görmezden gelme lüksü de yoktur.
Saygılarımla.
Mehmet Mahmut Yıldız
Şahlanış Partisi Kurucu Genel Başkanı
Yorumlar
Benzer Yazılar
-
Sağduyu Kaybolursa Siyaset Yolunu Şaşırır
-
Demokrat Misyon: Hatıra Defteri mi, Sorumluluk Alanı mı?
-
BANDIRMA VAPURU – 2 (ASRA SIĞMAYAN YOLCULUK) [1]
-
Her Şerde Bir Hayır Vardır: Krizler Karşısında Sorumluluk, Fedakârlık ve Devlet Aklı
-
5 Haziran Dünya Çevre Günü: Yaşamak mı, Yağmalanmak mı?
-
Gerçek Kimin Dilinde, Gürültü Kimin Üslubunda?
-
İstanbul’un Fethinin Yıldönümünde
-
ASKERLERİN ve HASTALARIN TABURCU OLMASI (TABURCU OLMAK)
-
DENİZCİLERİMİZ ve DENİZCİLERİN TABURA GEÇMESİ (ÇİMARİVA)
-
Her Şerde Bir Hayır Var mı? Mutlak Butlan ve Siyasetin Yeniden İnşası
-
Türkiye’nin Çıkış Yolu: Güç Kavgası Değil, Ortak Akıl
-
Muhalefete Açık ve Tarihi Çağrımızdır