reklam
Ana Sayfa Sür Manşet, Yazarlar 12.09.2022 314 Görüntüleme
Mehmet Mahmut YILDIZ

ŞAHLANIŞ HAREKETİ GENEL BAŞKANI

42 YIL SONRASINDAN   12 EYLÜL’E BAKIŞ

12 Eylül 1980 darbesine doğru giden yolda yürüyen emekçi, genç bir vatandaştım. Bir işçi olarak dönemin kendine has zorluklarını elbette yaşadım. Hem can güvenliği hem de iş güvenliği konusunda ciddi sıkıntılar yaşadım. Günün dinamikleri içinde zaman zaman hak arama eylemlerine de katıldım.

Gerek darbe öncesinin gerek sonrasında yaşanan olayların sivil yönünün yakın tanıklarındanım.

42 yıl sonra bulunduğum noktadan 12 Eylül öncesinde ve sonrasında topluma yaşatılanları gözümün önüne getirdiğimde güzel şeyler düşünmek gelmiyor içimden.

Öncelikle 12 Eylül Darbesinin asıl failleri, daha doğrusu emir kulları olan “ABD’nin Bizim Çocuklar” diye bağrına bastığı cuntacıları lanetlemek gerek elbette.

Ama altı ay boyunca cumhurbaşkanı seçiminde uzlaşamayan, köprüde karşılaşan iki inatçı keçi masalının kahramanları örneği tavırlarıyla cuntaya giden yollara taş döşeyen siyaset kurumunun da vicdanlarda yargılanması gerekir bugün.

Yargılanması gereken bir diğer kurum ise bu ülkenin siyasi tarihinde egemenlerin önünde   eğilme, yanağını okşatma noktasında gayetle uyumlu(!) olan ve yağ stokları hiç bitmeyen hatta o günden bugüne giderek artan medya kurumudur.

O günün paşa sevdalısı, postal yalayıcısı gazetecilerini, onların yağ damlayan manşetlerini dünmüş gibi hatırlarım.

Ve bugünün gazetecilerinin, sadece postalı noksan, hâkî giysili olmayan darbecilere karşı sergilediği esas duruşu ve o günleri aratan manşetlerini gördükçe ülkemin medyası adına eskisinden çok utanırım.

İnancım odur ki bu ülkenin gazetecileri adamca bir duruş sergileyebilselerdi; Türkiye’de kimse kolay kolay darbeye yeltenemez, demokrasiyi ikide bir gizli açık darbelerle askıya alamazdı.

12 Eylül’e bugünden bakınca onun gerçek planlayıcısının uluslararası sermayenin isteği doğrultusunda ABD olduğunu ve darbenin Türkiye’deki ekonomik gerekçesinin de Turgut Özal’ın temsil ettiği, üretmeyen, hizmet eden, Pazar olan bir Türkiye inşası olduğunu görmemek için kör olmak gerek.

12 Eylül, Türkiye’yi üreten bir ülke olmaktan çıkarıp uluslararası sermayenin çiftliği haline dönüştüren 24 Ocak Kararlarının uygulanması için zorunluydu.

12 Eylül olmasaydı o dönemin bilinçli öğrenci ve işçi çoğunluğu, bu sömürgeci, emek, emekçi düşmanı, üretim düşmanı kararların uygulanmasına olanak vermezdi.

Ve yine buradan bakarak rahatlıkla şunu söyleyebilirim ki iktidarda, muhalefette günümüzün Özal sevdalısı yöneticileri, gazetecileri;

Özal’ın görevini tamamlamak üzere göreve getirilen Özal ve Kemal Derviş’in ekonomik programını birebir uygulayan günümüz iktidar sahipleri de bizzat 12 Eylül’ün çocuklarıdır. Bugünkü siyasi ve ekonomik tablonun sorumlusu da onlardır.

Hem Özal Hayranı hem 12 Eylül aleyhtarı olmak ancak sirklerde görülebilecek türden bir maskaralıktır.

Şimdiki iktidar mensuplarının 12 Eylüllerin yıldönümlerinde darbe aleyhtarı nutuk atmaları, bu gerçeği değiştirmez.

Paşaların demokrasiye attığı en büyük kazıklar olan” Seçim, Yasası, Siyasi Partiler Yasası, YÖK Yasası, Siyasi Partiler Yasası’nı bunca yıl sonrasında bile gözleri gibi koruyan ve gönüllerince kullananlar, kendileri inkar etseler de NETEKİM PAŞA’nın uzantılarıdırlar.

Bugünkü iktidar, her ne kadar mağdur rolü oynasa da ikide bir demokrasiye müdahale eden gerek 12 Eylül, gerekse ondan önceki ve sonraki darbelerin DARBEMSİLERİN çocuğudur. O darbelerin doğurduğu toplumsal tepki sayesinde iktidar olabilmiştir.

Bizdeki tüm darbelerin ve darbe girişimlerinin destekçileri ve plancıları dışarıdadır. Darbelerden sonra izlenen ekonomik politikalar bunu doğrular niteliktedir.

Darbede hiç darbe görmeyen, gerçekte özenle korunup kollanan ve günümüze hazırlanan ama durmadan mağdur rolü oynayan bugünün ağlak iktidar mensuplarının ABD sevdaları ve ABD’nin en sevgili kullarından olmaları asla tesadüf değildir.

Bu gerçekleri göremeyenlerin başları hiçbir zaman askeri- sivil darbelerden, gizli-açık musibetlerden kurtulmayacaktır.

Askeri, sivil, darbesiz günlerin özlemi ve umuduyla siz değerli vatandaşlarımı en kalbi hislerimle selamlıyorum.

MEHMET MAHMUT YILDIZ

ŞAHLANIŞ PARTİSİ GENEL BAŞKANI

Yorumlar

Tema Tasarım | AnatoliaWeb