DOLAR
Alış:
Satış:
EURO
Alış:
Satış:
GBP
Alış:
Satış:
DEĞERLİ VATANDAŞLARIM,
Şu an ülkemizde seçim adıyla yapılan işlemlerin adı seçim de olsa seçim olduğu tartışmalıdır. Seçmen sadece liderlerin yaptığı seçimi onaylamaktadır.
*
Tercihi parti anlamında sandığa yansısa bile, seçilen kişi bazında sandığa yansımamaktadır.
*
Öncelikle siyasi partiler kanun ve seçim kanunları, millet iradesinin sandığa tam anlamıyla olamasa da olabildiği kadar çok yansımasını sağlayacak biçimde düzenlenmelidir.
*
Siyasi partilerde herkesin sözde yakındığı; ama etkili konumdakilerin büyük bir özenle koruduğu lider sultasına son verecek düzenlemeler yapılmalıdır. Siyasi partilerin aday belirleme süreci tüm parti üyelerinin katılacağı geniş tabanlı bir ön seçim sistemiyle yürütülmelidir.
*
İkinci safhada ise sayısı, nüfusu ve nüfuzuna bakılmaksızın seçmen iradesinin özgür biçimde sandığa yansımasının sağlanmasıdır. Seçmen Oyum boşa gider endişesinden uzak biçimde sandığa gidebilmeli ve gönül verdiği siyasi partiye oyunu vermelidir.
*
Bunun yolu seçim barajının tümüyle kaldırılmasıdır. Ancak bu oran bir deneme süreci olmak üzere %3 olarak uygulanabilir.
*
Mevcut seçim sistemi aslında seçim değildir. Kesinlikle ilk değiştirilmesi gereken kanunlardan biri seçim, diğeri Siyasi Partiler Kanunudur.
Seçimin aday belirleme biçimi liderlere bırakılmamalı, adaylar ön seçimle belirlenmelidir. Bu, vekilin halka hesap verebilirliğinin temel şartıdır.
*
Vekil başına düşen seçilme yeter sayısının dışında kalan oyu en çok oy alan partiye yazılması adaletsizdir. Bu oy, oyları nispetinde diğer partilere dağıtılmalı ve onlardan en çok oy alanın mecliste temsili sağlanmalıdır.
Bunu sağlamak için üçer vekili kapsayacak biçimde dar bölgeli nisbi temsil sisteminin uygulanması uygun olacaktır.
MEHMET MAHMUT YILDIZ-ŞAHLANIŞ HAREKETİ GENEL BAŞKANI
Yorumlar
Benzer Yazılar
-
Sağduyu Kaybolursa Siyaset Yolunu Şaşırır
-
Demokrat Misyon: Hatıra Defteri mi, Sorumluluk Alanı mı?
-
BANDIRMA VAPURU – 2 (ASRA SIĞMAYAN YOLCULUK) [1]
-
Her Şerde Bir Hayır Vardır: Krizler Karşısında Sorumluluk, Fedakârlık ve Devlet Aklı
-
5 Haziran Dünya Çevre Günü: Yaşamak mı, Yağmalanmak mı?
-
Gerçek Kimin Dilinde, Gürültü Kimin Üslubunda?
-
İstanbul’un Fethinin Yıldönümünde
-
ASKERLERİN ve HASTALARIN TABURCU OLMASI (TABURCU OLMAK)
-
DENİZCİLERİMİZ ve DENİZCİLERİN TABURA GEÇMESİ (ÇİMARİVA)
-
Her Şerde Bir Hayır Var mı? Mutlak Butlan ve Siyasetin Yeniden İnşası
-
Türkiye’nin Çıkış Yolu: Güç Kavgası Değil, Ortak Akıl
-
Muhalefete Açık ve Tarihi Çağrımızdır