Ana Sayfa Sür Manşet, Yazarlar 10.07.2026 137 Görüntüleme

ŞAHLANIŞ HAREKETİ GENEL BAŞKANI

TARİHE NOTLAR: NEDEN YAZIYORUM?

Bazı insanlar yaşadıkları dönemi sadece izler.

Bazıları ise gördüğü eksiklikleri, yanlışları ve çözüm önerilerini gelecek nesillere bırakmak için kaleme alır.

Ben ikinci yolu seçtim.

Bugüne kadar kaleme aldığım yazılar; ne bir kırgınlığın ürünü ne de bir makama ulaşma arzusunun sonucudur. Her satırın arkasında, ülkesini ve milletini seven bir vatandaşın vicdani sorumluluğu vardır.

Bazen yazdıklarım kabul görmedi.

Bazen eleştirildim.

Bazen de “Bunlardan bir şey çıkmaz.” denildi.

Ancak ben hiçbir zaman günü kurtarmak için yazmadım. Gün gelir bu satırlar yeniden okunur, üzerinde düşünülür ve belki de bugün görülmeyen gerçekler yarın daha iyi anlaşılır diye yazdım.

Çünkü milletine karşı sorumluluk duyan insanlar, sadece alkışlandıklarında değil; dinlenmediklerinde de konuşmaya devam eder.

Bugüne kadar farklı başlıklar altında düşüncelerimi kamuoyuyla paylaştım.

Mesudiye’de yapılan kadastro çalışmaları hakkında yazdım. Çünkü bir tapu meselesinin, aileleri ve köylerin huzurunu bozacak kadar derin sonuçlar doğurduğunu gördüm. Adaletin yalnızca kanunların uygulanması değil, hakkın doğru tespit edilmesi olduğuna inandım.

Kadim kullanım hakkının, tarihî belgelerin ve köylerin ortak yaşam alanı olan meraların korunmasının sadece mülkiyet meselesi değil, kültürel miras ve toplumsal barış meselesi olduğunu ifade ettim.

Üretim ekonomisi üzerine yazdım.

Endüstriyel kenevirin, doğru denetim ve doğru politikalarla ülkemiz için stratejik bir kalkınma aracı olabileceğini anlattım. Dünyanın hızla geliştiği bir alanda Türkiye’nin de üretim gücünü artırması gerektiğini savundum.

Tarım üzerine yazdım.

Çünkü toprağını kaybeden milletlerin, zamanla ekonomik bağımsızlıklarını da kaybettiklerine inanıyorum.

Köylünün güçlenmesini, üreticinin desteklenmesini ve kırsal hayatın yeniden canlandırılmasını her zaman savundum.

Adalet üzerine yazdım.

Çünkü güçlü devletin temelinde güçlü adalet vardır. Vatandaşın devlete olan güveni, adalet duygusunun korunmasıyla mümkündür.

Siyaset üzerine yazdım.

Benim anlayışıma göre siyaset; makam, unvan veya şahsi menfaat aracı değildir. Siyaset, milletin derdiyle dertlenmek, çözüm üretmek ve gelecek nesillere daha güçlü bir ülke bırakmak için yapılan bir kamu hizmetidir.

Ekonomi üzerine yazdım.

Üreten, ihraç eden, kendi kendine yeten bir Türkiye’nin mümkün olduğuna inandım. Tüketen değil üreten, ithal eden değil geliştiren bir anlayışın ülkemizi daha güçlü kılacağını ifade ettim.

Birlik ve beraberlik üzerine yazdım.

Çünkü farklı düşüncelere sahip olsak da aynı bayrağın altında yaşayan bir millet olduğumuzu hiç unutmadım.

Bugün yazdığım her satırın ortak bir amacı vardır:

Devletimizin daha güçlü olması…

Milletimizin daha huzurlu yaşaması…

Çiftçimizin toprağına sahip çıkması…

Gençlerimizin geleceğe umutla bakması…

Adaletin herkese eşit uygulanması…

Üretimin artması…

Bilimin ve aklın rehberliğinde kalkınan bir Türkiye’nin inşa edilmesi…

Ben hiçbir zaman yalnızca eleştirmeyi tercih etmedim.

Her eleştirimin yanında çözüm önerisi sunmaya çalıştım.

Çünkü yapıcı eleştiri, devletine karşı değil; devletinin daha güçlü olması için yapılan bir vatandaşlık görevidir.

Yazılarımın bugün uygulanıp uygulanmaması benim için ikinci plandadır.

Asıl önemli olan, ülkem adına doğru bildiklerimi nezaket içinde ifade etmiş olmaktır.

Belki bugün dikkate alınmaz.

Belki yarın da alınmaz.

Ama bir gün bir araştırmacı, bir hukukçu, bir bürokrat, bir siyasetçi veya bir genç bu satırları okur ve “Bu konular yıllar önce de dile getirilmiş.” derse, görevimi yerine getirmiş sayarım.

Ben tarihe not düşüyorum.

Çünkü milletini seven insanlar, sadece bugünü değil yarını da düşünür.

Ben tarihe not düşüyorum.

Çünkü susmanın kolay olduğu zamanlarda konuşmanın bir sorumluluk olduğuna inanıyorum.

Ben tarihe not düşüyorum.

Çünkü devletimi seviyorum.

Milletimi seviyorum.

Bayrağımı seviyorum.

Toprağımı seviyorum.

Ve inanıyorum ki Türkiye Cumhuriyeti; adaletini güçlendirdiği, üretimini artırdığı, çiftçisini koruduğu, gençlerine umut verdiği ve ortak aklı esas aldığı sürece, dünyanın en güçlü devletlerinden biri olma potansiyeline sahiptir.

Benim bütün mücadelem, bütün yazılarım ve bütün çağrılarım bu inancın eseridir.

Bu satırlar bir sitem değil; vicdanın sesidir.

Bir şikâyet değil; vatandaşlık görevidir.

Bir hesaplaşma değil; geleceğe bırakılmış samimi bir emanettir.

Bugün anlaşılmasak da yarın anlaşılacağımıza inanıyorum.

Çünkü hakikat, zamanı geldiğinde mutlaka kendini gösterir.

Saygılarımla.

Mehmet Mahmut Yıldız

Şahlanış Partisi Kurucu Genel Başkanı

Yorumlar

Tema Tasarım | AnatoliaWeb