Ana Sayfa Sür Manşet, Yazarlar 20.05.2026 84 Görüntüleme

ŞAHLANIŞ HAREKETİ GENEL BAŞKANI

SİYASETE AÇIK MEKTUP

Bu Satırlar Alkış İçin Değil, Muhasebe İçindir

Türkiye’de siyaset uzun zamandır konuşuyor.

Ama dinlemiyor.

Anlatıyor.

Ama anlamıyor.

Herkesin dilinde demokrasi var,

ama pratiğinde tahammülsüzlük…

Herkes adaletten söz ediyor,

ama adalet çoğu zaman “bizden olana” uğruyor.

Herkes milli iradeyi kutsuyor,

ama sandık sadece kazandığında hatırlanıyor.

Bu mektup;

bir partiye,

bir kişiye,

bir döneme değil;

siyasetin tamamına yazılmıştır.

14 Mayıs, sadece bir tarih değildir.

O gün millet, iradesini sandıkla ifade etmiş;

iktidar el değiştirmiş ama devlet yıkılmamıştır.

Çünkü kazanan da kaybeden de demokrasiye sadık kalmıştır.

Bu yüzden 14 Mayıs 1950;

sadece Demokrat Parti’nin iktidara gelişi değil,

aynı zamanda Cumhuriyet Halk Partisi’nin hatadan dönme iradesidir.

Ve o sürecin başındaki İsmet İnönü’nün itidali,

demokrasinin sessiz ama hayati sigortasıdır.

Bugün ise aynı tarih anılırken,

aynı erdemlerin neden gösterilmediği sorusu cevapsızdır.

19 Mayıs 1919, bir milletin kaderini teslim almasıdır.

Mustafa Kemal Atatürk,

bu ülkeyi makamlara değil,

gençliğin vicdanına emanet etmiştir.

Ama bugün gençlik; umut değil belirsizlik,

adalet değil ayrıcalık,

gelecek değil çıkış kapısı aramaktadır.

Siyaset, gençliğe nutuk atmakta mahir;

ama gençliğin sorularıyla yüzleşmekte isteksizdir.

Bu mektup tam da bu yüzden yazılmıştır.

Edep, ahlâk ve haya;

süs değildir.

Bunlar yoksa siyaset,

sadece çıplak bir güç mücadelesine dönüşür.

Bugün makam büyüdükçe edep küçülüyorsa,

yetki arttıkça vicdan zayıflıyorsa,

hukuk güçlüye göre eğilip bükülüyorsa;

sorun bireylerde değil,

sistemi yöneten zihniyettedir.

Buradan açıkça ifade ediyorum:

Başta Adalet ve Kalkınma Partisi olmak üzere,

iktidarda olanlar kadar,

iktidara talip olan herkes bu mektubun muhatabıdır.

Bu satırlar; bir muhalefet hamlesi değildir.

Bir iktidar hesabı hiç değildir.

Bu satırlar; “yarın çok geç olmadan önce” yapılmış bir uyarıdır.

Şahlanış Partisi’nin, hiçbir beklenti olmaksızın feshedilmesi;

makamdan değil ilkeden yana alınmış bir tavırdır.

Bu fedakârlık, siyasette nadir görülen bir samimiyet örneğidir.

Ancak benzer iddialarla ortaya çıkan yapıların,

aynı feragati bugüne kadar gösterememiş olması,

milletin gözünden kaçmamaktadır.

Tarih şunu öğretmiştir:

Şikâyet edenler unutulur.

Bedel ödeyenler yazılır.

Söz söylendi.

Tarih hatırlatıldı.

Vicdan çağrısı yapıldı.

Artık susmak değil,

sorumluluk alma zamanıdır.

Bu mektup kapalı değildir.

Cevabı olan buyursun konuşsun.

Cesareti olan buyursun gereğini yapsın.

Kamuoyuna saygıyla.

Mehmet Mahmut Yıldız

Şahlanış Partisi Kurucu Genel Başkanı

Yorumlar

İlginizi çekebilir

Şempiyon Böyle Olur

Şempiyon Böyle Olur

Tema Tasarım | AnatoliaWeb