Ana Sayfa Sür Manşet, Yazarlar 30.04.2026 50 Görüntüleme
Mehmet Mahmut YILDIZ

ŞAHLANIŞ HAREKETİ GENEL BAŞKANI

MAYIS: EMEĞİN BAYRAMI MI, EMEĞİN YAS GÜNÜ MÜ?

Bugün 1 Mayıs…

Dünyanın gerçek anlamda kutsal olan en önemli değeri, emeğin bayramı.

İşçi sınıfının, uzun ve bedellerle dolu hak mücadelesi sonucu kazandığı kazanımların günü.

Ancak ne acıdır ki bugün “bayram” demek, gerçeği perdelemekten başka bir anlam taşımıyor.

Ortada ne bayram var ne de kutlanacak bir kazanım…

1977–1980 yılları arasında genç bir emekçi olarak DİSK’e bağlı Maden-İş Sendikası işyeri temsilciliği, 1987–1994 yılları arasında ise Otomobil-İş Sendikası işyeri temsilciliği görevlerini üstlenmiş biri olarak, dünden bugüne baktığımda içimi derin bir hüzün kaplıyor.

O yıllarda işçi sınıfının güçlü bir örgütlülüğü ve bu örgütlülükten doğan ciddi bir toplumsal etkisi vardı. Bu gücü demokratik yollarla alt edemeyeceğini anlayan küresel sermaye ve onun yurt içindeki uzantıları, 12 Eylül 1980 darbesini planlayıp hayata geçirdi.

ABD’nin “Bizim çocuklar başardı” sözleriyle övündüğü, dönemin TİSK Başkanı Halit Narin’in

“Şimdiye kadar işçiler gülüyordu, şimdi gülmek sırası bizde” diyerek ellerini ovuşturduğu o günlerden bu yana köprülerin altından çok sular aktı.

Ama bu sular işçiye doğru değil, işveren havuzuna doldu.

Bugün sendikalı olmak fiilen işten çıkarma gerekçesi sayılıyor.

Bu yüzden 16 milyon 864 bin 733 işçiden yalnızca 2 milyon 524 bin 547’si sendikalı.

Üstelik bu sayının önemli bir bölümü, gerçek anlamda sendika bile olmayan, sarı ve göstermelik örgütlere üye.

İşsizlik, özellikle genç işsizlik, tarihi zirvelerde.

Emekliler, ikinci bir işte çalışmadan ayakta duramaz hâle geldi.

Tüm giderleri devlet tarafından karşılanan, buna rağmen yıllardır en üst düzeyden çift maaş alanlar ise rahatlıkla “Oh ne âlâ, çift dikiş!” diyebiliyor.

Her yıl yüzlerce işçi, “iş kazası” bile denemeyecek ihmaller zinciri sonucu hayatını kaybediyor.

Ve neredeyse her defasında suçlu yine ölen işçi ilan ediliyor.

İşsizlerin güvencesi olsun diye kurulan İşsizlik Fonu’na bakıyoruz:

Bu fondan işverenlere aktarılan para, işçilere ödenenin iki katı.

Son dönemde işçilerin en büyük güvencesi olan kıdem tazminatının üzerinde kara bulutlar dolaşıyor.

Cilalı açıklamaların arkasında, kıdem tazminatının etrafında dönen leş kargaları açıkça görülüyor.

Ne yazık ki ne muhalefetten ne de işçi sendikalarından dişe dokunur bir tepki yükseliyor.

Ve en acısı:

İşçi kardeşlerimiz, adeta kasabın bıçağını yalayan kuzular gibi,

kendi kazanımlarını adım adım yok eden bu düzeni ve bu hükümeti desteklemekten vazgeçemiyor.

Bu yüzden bugün 1 Mayıs,

bir bayramdan çok hesaplaşma günüdür.

Bir hatırlama, bir yüzleşme ve bir uyanış çağrısıdır.

Emeğin onuru, susarak değil; örgütlenerek, direnerek ve bilinçlenerek korunur.

Mehmet Mahmut Yıldız

Şahlanış Partisi Kurucu Genel Başkanı

Yorumlar

Tema Tasarım | AnatoliaWeb