DOLAR
Alış:
Satış:
EURO
Alış:
Satış:
GBP
Alış:
Satış:
TABİATIN İSTEDİĞİ GİBİ DÜŞÜN ve YAŞA HİÇBİR KİTABIN ve DOGMANIN ESİRİ OLMA
Konu tanrının insanoğluna bahşettiği beyin, akıl ve zihin ile fikir ve düşünce üretmek olunca insan doğruya ulaşmak için çeşitli çare ve alternatifler üretebiliyor. Tek düzelikten ve bağımlılıktan da kurtuluyor. İnsan böyle yaparak güdülmekten, dayatmalardan, dayatanlardan ve dayatılanlardan da kurtuluyor. Düşünerek fikir üretmek, neye ve kime neden inanacağımıza veya inanmayacağımıza karar vermek insana güven verdiği gibi, kişinin mevcut olan güvenini de arttırıyor.
Doğaya dönüş “Tabiata dönüş” konusunda 18inci yüz yılın etkili düşünürlerinden Jan-Jak Ruso’nun (Jean-Jaques Rosseau’nun) (1712-1778) bir felsefesi vardır. Şöyle der “Tabiatın istediği gibi düşün ve yaşa, hiçbir kitabın ve dogmanın esiri olma” Bu düşünce genel ve felsefi bağlamdadır. Aslında bu anlayış Boruch Spinoza (1632-1677) felsefesinin temel prensipleriyle (Spinosizim) özdeşleştirilen bir anlayıştır.
Ben bu özlü sözü, Kuleli Askeri Lisesinin ikinci sınıfında iken sıra, sınıf ve devre arkadaşım Rahmetli Adnan Aktuğ’dan öğrenmiştim. Hatta arkadaşım, özenerek tuttuğum hatıra defterime benim için bu güzel cümleyi yazmıştı. Ben de tatillerde kendi köyüm Kayalar’da akran, arkadaş ve yakınlarımla açıklama yaparak bu sözü paylaşırdım. Sonraki yıllarda katıldığım sohbetlerde de birçok kez dile getirdiğim olmuştur. Çünkü bu söz çok derin anlamlar içerdiği gibi, akla ve mantığa da hitap ediyor ve her konuda karara varmada bireylere yardımcı oluyor.
Jean- Jaques Rousseau’nun Tabiata Dönüş (Doğaya Dönüş) anlayışına ve Friedrich Nietzsche ’nin “Dogmalara Karşı Özgür Birey Felsefesine” yaklaşsa da bu spesifik ifade, genellikle Mustafa Kemal ATATÜRK’ün düşünce yapısı ile de uyumludur. Özellikle Atatürk’ün “Medeni Bilgiler” kitabındaki notlarında vurguladığı gibi dogmalardan arınmış, akılcı ve tabiatla uyumlu bir yaşam fikrini özetleyen bir yorum olarak bilinir.
Medeni Bilgiler Kitabı: Atatürk’ün el yazısı notları ile de şekillenen bu kitap 1931-1941 yıllarında ortaokul ve liselerde ders kitabı olarak okutulmuştur. Atatürk: Bu kitaptaki notlarında, insanlığın gelişimini “Tabiatın esiri olmaktan” kurtulma süreci olarak görür ve insanların kendi akıllarını kullanmaları gerektiğini vurgular.
Felsefi olarak da arka planda bu söz: (Doğal Hal)=Nobel Savage kavramı insanı medeniyetin yozlaştırıcı etkisinden arındırmak isteyen Rousseau’nun fikirleriyle de uyumludur. Atatürk, aklı ve doğayı rehber edinin felsefesini savunur. Bu söz bunun bir özetidir.
Rosseau, Nietzsche ve ATATÜRK’ün felsefi açıdan da olsa bu dâhiyane fikir, düşünce ve felsefi görüşlerini akılcı bulduğum için bu sözü ve sözün özetini sizlerle paylaşmak istedim. Neden mi?
Genellikle hepimiz her gün kendi seçtiğimiz bir kaç gazeteyi okuyoruz. Seçtiğimiz gazetelerde yazı yazan bir yazarın fikir ve düşüncelerini sosyal, siyasal ve ekonomik olaylara bakışını anlattığı yazıları severek okuyor ve takip ediyoruz. Bununla beraber kendi siyasi görüşümüze uygun yayın yapan TV kanal ve kanallarını beğenerek izliyoruz. Her sabah uyandığımızda dışarıya sadece yatak odasının bir penceresinden bakıyoruz da… Neden bazen de arka penceresinden veya diğer yan pencerelerin birisinden bakmıyoruz sorusuna cevap aramak için bunları yazıyorum.
Gazetede yazı yazan adamın bizden daha akıllı ve daha zeki bir adam olduğunu mu kabul ediyoruz.
Ya da seyrettiğimiz birkaç TV kanalının yapımcı, yayıncı, programcı ve yönetmenleri ile patronlarının bizden ve herkesten daha akıllı ve daha zeki olduğuna mı inanıyoruz.
Ben bazen kendimi onlardan daha zeki ve akıllı olarak görüyorum, ben olsam şöyle yazardım, şöyle yapardım, bunun çaresi bu olamaz, bunun yolu ve yordamı bu değildir, hiç tasvip etmedim ve etmiyorum, devlet adamlığı bu değildir, yetkiler sorumluluklar ile mütenasip olarak verilmelidir, eğitim ve liyakat şattır, bizim de aklımız eriyor, böyle bir yazı, haber ve görüntü hiç yayınlanır mı?…biz fikri hür, vicdanı hür nesillerdeniz, burası Türkiye ben Türk’üm…benim de beynim var, kafam çalışıyor, aklım ve zihinsel faaliyetlerim sağlıklı düşünmeme engel değildir, her şeyi enine-boyuna düşünüp, değerlendirebiliyorum diye …düşünüyorum ve kendimle övünüyorum.
Ancak bazı konularda; toplumumuzun fikir öncüleri, eli öpülesi kanat önderleri, dava adamları, duayenleri, sanatçı ve edebiyatçıları, ilim ve bilim adamları, mert, yiğit ve örnek alınacak sözünün eri, bileği bükülmez, kalemi kuvvetli… adamlarımızın da var olduğunu biliyorum/biliyoruz.
Ama bunun yanında menfaatine düşkün, bencil, nankör, yalancı, riyakâr, hırsız, dolandırıcı, fırıldak ve hain, hak ve hukuk tanımayan, derebeyi, kabadayı, külhanbeyi, batıla inanan, sinameki ve tembel, ilimden, bilimden ve medeniyetten, insanlıktan nasibini almamış, saygısı, sevgisi ve imanı olmayan, ana-baba ve aile terbiyesi almamış, büyüğünü küçüğünü tanımayan, vicdansız ve merhametsiz, satılmış kişi ve adamları hiç okumam, izlemem, takip etmem ve kimselere de tavsiye etmem. Doğrusu da budur ve aklın yolu birdir derim.
Özetle Siz Değerli Okuyucularıma Derim ki; fikir, düşünce ve kanaatlerimizi kendimiz oluşturalım.
Her konuda kararlarımızı kendi hür irademiz ile kendimiz alalım ve verelim. Başkalarının etkisi altında kalmayalım. Olayları ve verilmesi gereken kararları, bir veya okuduğumuz bir kaç gazete yazarının değerlendirmesine bırakmayalım. Onların dikkate alınması gereken (doğru ve olumlu) taraf ve düşünceleri varsa sadece onlardan istifade edelim.
Günlük hayatımızı ve içinde bulunduğumuz durumu, sosyal yaşantımızı, neler yapacağımızı veya neler yapmayacağımızı “siyasi, ekonomik ve kültürel açıdan” kendimiz değerlendirelim. Keza kafa yapımıza uygun bulduğumuz bir iki TV kanalının yayın politikasına da kendimizi kaptırmayalım.
Ulu Önderimiz, Gazi ve Mareşal Mustafa Kemal Atatürk’ün İlke ve İnkılâplarına sahip çıkalım. İlim, bilim ve fennin ışığında, teknik alanda yapılan ve yapılmakta olan gelişmeleri yakından takip ederek Ulu Önderimiz Atatürk’ün dediği gibi modern ve muasır medeniyet seviyesinin de üzerine çıkalım.
Sağlık içinde ve sağlıklı fikir ve düşüncelerle, sağlıcakla kalın.
Muharrem KAYNAK
30 NİSAN 2026
Yorumlar
Benzer Yazılar
-
AK Parti Beykoz Gençlik Kolları’nda Yeni Dönem Başladı
-
Beykoz Kavacık’ta Dehşet Tartışmaya Müdahale Eden Komşu Hayatını Kaybetti
-
Beykoz’un Hizmet Çıkarması ‘Bozhane Mahallesi’nde
-
TABİATIN İSTEDİĞİ GİBİ DÜŞÜN ve YAŞA HİÇBİR KİTABIN ve DOGMANIN ESİRİ OLMA
-
NADİR TOPRAK ELEMENTLERİNİ ÖĞRENİRKEN BİLMEMİZ GEREKENLER-(2)
-
U13’te Zorlu Sınav: Gümüşsuyuspor Güçlü Rakibini Ağırlıyor
-
Örnekköyspor’dan Lider Kozyatağı’na Sürpriz Hazırlığı
-
Zirveyi Belirleyecek Dev Randevu: Cumhuriyetköyspor Tuzla Deplasmanında
-
MAYIS: EMEĞİN BAYRAMI MI, EMEĞİN YAS GÜNÜ MÜ?
-
Başkan Vekili Gürzel’den Beykoz’un Ulaşım Projelerine Yakın Takip
-
Mehmet Mahmut Yıldız “Ayrışmaya Değil, Dayanışmaya İhtiyacımız Var”
-
Beykoz’da “Şok Hizmet” Seferberliği Göztepe’de Devam Etti