DOLAR
Alış:
Satış:
EURO
Alış:
Satış:
GBP
Alış:
Satış:
Her Şerde Bir Hayır Vardır: Krizler Karşısında Sorumluluk, Fedakârlık ve Devlet Aklı
Türkiye, son yıllarda yalnızca ekonomik göstergelerle açıklanamayacak kadar derin, çok boyutlu ve yapısal bir kriz sürecinden geçmektedir. Hayatımda ilk defa bu denli ağır bir ekonomik sıkışıklığa, bu ölçüde yaygın bir belirsizliğe ve bu kadar keskin dalgalanmalara şahit oluyorum. Fiyatların kontrolsüz biçimde artması, döviz ve altın piyasalarında yaşanan sert yükseliş ve ani düşüşler, yarının ne getireceğinin öngörülemez hâle gelmesi; ülke ekonomisinin olduğu kadar devlet aklının da ciddi bir sınavdan geçtiğini göstermektedir.
2021 yılında kaleme aldığım ve kamuoyuyla paylaştığım bir değerlendirmede, bu sürecin geçici olmadığına; sorunların kaynağında liyakatten uzaklaşma, kurumsal yapının zayıflaması ve yönetim anlayışındaki tek merkezliliğin bulunduğuna dikkat çekmiştim. Bugün gelinen noktada, o gün dile getirilen kaygıların ne yazık ki fazlasıyla doğrulandığını görmekteyiz. Bu nedenle “her şerde bir hayır vardır” sözü, benim için bir teselli ifadesinden ziyade; doğru dersler çıkarıldığı takdirde krizlerin yeni bir başlangıca vesile olabileceği inancının ifadesidir.
Ekonomik kriz, tek başına bir sebep değil; yanlış yönetim anlayışının, zayıflatılmış kuvvetler ayrılığının ve partili cumhurbaşkanlığı sistemiyle derinleşen denge-denetim eksikliğinin bir sonucudur. Ekonomi; sloganlarla, günü kurtaran müdahalelerle ya da siyasi sadakat esasına dayalı kadrolarla yönetilemez. Ekonomi; bilim, tecrübe, öngörü ve bağımsız kurumsal akıl gerektirir. Bu nedenle ülkemizin bu darboğazdan çıkışı, ancak ehil ve ehliyetli kadroların sorumluluk üstlenmesiyle mümkündür.
Bu noktada, hem iktisat bilgisi hem de devlet tecrübesiyle öne çıkan; üslubunda ötekileştirmeye yer vermeyen, meseleleri insan ve devlet merkezli ele alan bir isim olarak İlhan Kesici, her zaman saygıyla andığım bir şahsiyet olmuştur. Yasal olarak aktif siyasette bulunduğum yıllarda kendisiyle ülke meseleleri üzerine defalarca bir araya gelmiş, görüş alışverişinde bulunmuş biriyim. engin bilgi ve tecrübenin yanı sıra, devlet–millet hassasiyetini muhafaza eden yaklaşımını yakinen bilirim. Bu değerlendirmelerim tamamen bireysel ve şahsî kanaatlerimdir; herhangi bir siyasi yönlendirme ya da beklenti içermemektedir. Ancak ülke hassasiyetim, beni sorumluluk çağrısı yapmaya sevk eden vicdani bir noktada tutmaktadır.
Türkiye’nin yeniden istikrara kavuşabilmesi için, tam kuvvetler ayrılığına dayalı güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçişin kaçınılmaz olduğu kanaatindeyim. Bu geçiş; yalnızca bir yönetim modeli değişikliği değil, aynı zamanda devlet aklının yeniden inşasıdır. Yasama, yürütme ve yargının bağımsız olduğu; kurumların şahıslardan güçlü hâle geldiği bir düzen tesis edilmeden, ne ekonomik ne de toplumsal huzurun kalıcı biçimde sağlanması mümkündür.
Bu anlayışla hareket eden Şahlanış Hareketi, sorumluluk almaktan hiçbir zaman kaçınmamıştır. Resmî başvurumuzu yaparak 2022 yılında parti kimliğimizi almış olmamıza rağmen, 2025 yılına gelindiğinde ülkemizde giderek derinleşen siyasi kutuplaşmanın önünün açılması ve demokratik zeminin güçlendirilmesi adına, karşılık beklemeden tarihî bir fedakârlık yapılmıştır. Demokrat Parti misyonunu ve parlamenter demokrasi anlayışını savunan siyasi yapılarla bütünlük sağlanabilmesi amacıyla; makam, mevki ve kişisel beklentiler gözetilmeksizin Şahlanış Partisi feshedilmiş, birlikteliğin ve ortak aklın tesisi için sorumluluk alınmıştır. Bu tutum, şahsi hesapların değil, tamamen ülke menfaatini önceleyen bir siyasi ahlakın ifadesidir.
Dün söylediğimizin bugün de arkasında duruyoruz. Kriz zamanlarında suskunluğun değil, sorumluluk almanın; ayrışmanın değil, birlikteliğin; kişisel beklentilerin değil, devlet ve millet hassasiyetinin esas alınması gerektiğine inanıyoruz. Bu metin, geçmişte dile getirdiğimiz uyarıların ve bugün üstlendiğimiz fedakârlığın kamuoyu nezdindeki kaydıdır.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Mehmet Mahmut Yıldız
Şahlanış Partisi Kurucu Genel Başkanı
Yorumlar
Benzer Yazılar
-
Anahtar Parti Beykoz İlçe Başkanı Onur Kaya: “Beykoz’un yerelliğini ve üretim gücünü yeniden ayağa kaldırmalıyız”
-
Beykoz’da seyir halindeki İETT otobüsü alev alev yandı
-
Cumhuriyetköyspor pes etmedi, hakkını aldı: Play-Off yolunda kritik 3 puan
-
TFF Meral-Celal Aras Spor Lisesi 90 öğrenci alacak
-
Riva’da İstanbul Bölge Amatör Karması kampı başladı
-
Her Şerde Bir Hayır Vardır: Krizler Karşısında Sorumluluk, Fedakârlık ve Devlet Aklı
-
Beykoz’da Çevre Seferberliği: Yeşil Beykoz Festivali Yoğun Katılımla Gerçekleşti
-
Beykozlu Öğrencilere Yeni Bilgi Yuvası Erdoğan Akbulak Kütüphanesi Açıldı
-
Beykoz’daki Muhtarlık Binalarına 47,5 Milyon Liralık Yatırım
-
Beykoz Cumhuriyet Başsavcısı Necattin Öztürk’ten İl Müdürlüğüne Ziyaret
-
Beykoz Belediye Meclisi’nde Haziran Mesaisi Tamamlandı Önergeler, Çevre Gündemi ve Komisyon Raporları Görüşüldü
-
Beykoz’da Planlı Elektrik Kesintisi İşte 4 ve 5 Haziran’da Enerji Verilemeyecek Bölgeler