DOLAR
Alış:
Satış:
EURO
Alış:
Satış:
GBP
Alış:
Satış:
SİYASETE AÇIK MEKTUP
Bu Satırlar Alkış İçin Değil, Muhasebe İçindir
Türkiye’de siyaset uzun zamandır konuşuyor.
Ama dinlemiyor.
Anlatıyor.
Ama anlamıyor.
Herkesin dilinde demokrasi var,
ama pratiğinde tahammülsüzlük…
Herkes adaletten söz ediyor,
ama adalet çoğu zaman “bizden olana” uğruyor.
Herkes milli iradeyi kutsuyor,
ama sandık sadece kazandığında hatırlanıyor.
Bu mektup;
bir partiye,
bir kişiye,
bir döneme değil;
siyasetin tamamına yazılmıştır.
14 Mayıs, sadece bir tarih değildir.
O gün millet, iradesini sandıkla ifade etmiş;
iktidar el değiştirmiş ama devlet yıkılmamıştır.
Çünkü kazanan da kaybeden de demokrasiye sadık kalmıştır.
Bu yüzden 14 Mayıs 1950;
sadece Demokrat Parti’nin iktidara gelişi değil,
aynı zamanda Cumhuriyet Halk Partisi’nin hatadan dönme iradesidir.
Ve o sürecin başındaki İsmet İnönü’nün itidali,
demokrasinin sessiz ama hayati sigortasıdır.
Bugün ise aynı tarih anılırken,
aynı erdemlerin neden gösterilmediği sorusu cevapsızdır.
19 Mayıs 1919, bir milletin kaderini teslim almasıdır.
Mustafa Kemal Atatürk,
bu ülkeyi makamlara değil,
gençliğin vicdanına emanet etmiştir.
Ama bugün gençlik; umut değil belirsizlik,
adalet değil ayrıcalık,
gelecek değil çıkış kapısı aramaktadır.
Siyaset, gençliğe nutuk atmakta mahir;
ama gençliğin sorularıyla yüzleşmekte isteksizdir.
Bu mektup tam da bu yüzden yazılmıştır.
Edep, ahlâk ve haya;
süs değildir.
Bunlar yoksa siyaset,
sadece çıplak bir güç mücadelesine dönüşür.
Bugün makam büyüdükçe edep küçülüyorsa,
yetki arttıkça vicdan zayıflıyorsa,
hukuk güçlüye göre eğilip bükülüyorsa;
sorun bireylerde değil,
sistemi yöneten zihniyettedir.
Buradan açıkça ifade ediyorum:
Başta Adalet ve Kalkınma Partisi olmak üzere,
iktidarda olanlar kadar,
iktidara talip olan herkes bu mektubun muhatabıdır.
Bu satırlar; bir muhalefet hamlesi değildir.
Bir iktidar hesabı hiç değildir.
Bu satırlar; “yarın çok geç olmadan önce” yapılmış bir uyarıdır.
Şahlanış Partisi’nin, hiçbir beklenti olmaksızın feshedilmesi;
makamdan değil ilkeden yana alınmış bir tavırdır.
Bu fedakârlık, siyasette nadir görülen bir samimiyet örneğidir.
Ancak benzer iddialarla ortaya çıkan yapıların,
aynı feragati bugüne kadar gösterememiş olması,
milletin gözünden kaçmamaktadır.
Tarih şunu öğretmiştir:
Şikâyet edenler unutulur.
Bedel ödeyenler yazılır.
Söz söylendi.
Tarih hatırlatıldı.
Vicdan çağrısı yapıldı.
Artık susmak değil,
sorumluluk alma zamanıdır.
Bu mektup kapalı değildir.
Cevabı olan buyursun konuşsun.
Cesareti olan buyursun gereğini yapsın.
Kamuoyuna saygıyla.
Mehmet Mahmut Yıldız
Şahlanış Partisi Kurucu Genel Başkanı
Yorumlar
Benzer Yazılar
-
İBB Meclisi’nde Beykoz Tartışması Burak Korkmaz’dan Gaye Zayıf’ın Eleştirilerine Yanıt
-
Gaye Zayıf, İBB Meclisi’nde Beykoz’un Hizmet ve Yatırım Beklentilerini Gündeme Taşıdı
-
Av. Çiğdem Kezer “468 Günlük Tutukluluk Adalet Duygusunu Zedeliyor”
-
Beykoz’dan Deniz Ulaşımı Çıkışı Gürzel, Feribot Seferlerinin Yeniden Başlatılmasını İstedi
-
Beykoz Lokantası’nın Üçüncü Şubesi Yenimahalle’de Açıldı
-
Beykoz’da Milli Heyecan Dev Ekranda Yaşanacak
-
Demokrat Misyon: Hatıra Defteri mi, Sorumluluk Alanı mı?
-
Beykoz Lokantası’nın Üçüncü Şubesi Yenimahalle’de Hizmete Giriyor
-
Beykozlu Rizeliler Yazı Karadeniz Coşkusuyla Karşılıyor
-
Beykoz’da İş Merkezine Silahlı Saldırı: Polis Şüphelilerin Peşinde
-
Beykoz Belediyesi’nden STK’lara Güçlü Destek
-
Karakaya ve Öztoprak Ailelerinin Mutlu Günü: Beyza ile Furkan Eray Dünyaevine Girdi