DOLAR
Alış:
Satış:
EURO
Alış:
Satış:
GBP
Alış:
Satış:
MESUDİYE’DE KADASTRO SKANDALI: DEVLET KAYIT TUTTU, ADALETİ KAYBETTİ
Ordu’nun Mesudiye mahallelerinde yapılan kadastro çalışmaları, teknik bir tespit süreci olmaktan çıkmış; insanî, vicdanî ve tarihî bir yıkıma dönüşmüştür.
Bugün yetkililer “kadastro tamamlandı” diyebilir.
Ancak Mesudiye’de tamamlanan şey adalet değildir.
Kadim Haklar Silindi, Köy Hafızası Yok Edildi
Nesiller boyunca köy halkı tarafından fiilen kullanılan; sınırları, sahipleri ve kullanım biçimi herkesçe bilinen tarla, bahçe ve ekili alanlar, kadastro sürecinde bilinçli biçimde yok sayılmıştır. Kadim kullanım dikkate alınmamış, köy hafızası tapu sicilinden silinmiştir.
Bu, bir hata değil; sahadaki gerçeği görmezden gelen bir anlayışın sonucudur.
Meralar Gasp Edildi, Köy Hayatı Çökertildi
Köylerin ortak yaşam alanı olan meralar, kadastro eliyle Hazine’ye devredilmiş, köylünün fiilî kullanımından koparılmıştır. Bu işlem:
Hayvancılığı bitirmiş,
Geçim kaynaklarını daraltmış,
Köyleri üretimden koparmıştır.
Kağıt üzerinde kamuya kazandırılan alanlar, gerçekte köy hayatından çalınmıştır.
Osmanlı Tapuları Reddedildi, Tarih Hükümsüz Sayıldı
Kadastro sürecinin en vahim boyutu, Osmanlı tapu ve belgelerinin açıkça geçersiz ilan edilmesidir.
Şahsım tarafından sunulan bu belgeler için tarafıma söylenen ifade nettir:
“Bunların artık geçerliliği yok.”
Bu söz, sadece bir vatandaşa değil;
tarihe, devlete ve hukukun sürekliliğine söylenmiş bir sözdür.
Devlet arşivlerinde kabul gören belgelerin sahada yok sayılması, hukukla açıklanamaz; ancak keyfiyetle açıklanabilir.
Gurbette Olmanın Bedeli: Yanıltılmak
Uzun yıllardır gurbette olmam nedeniyle kadastro sürecini sahada birebir takip etme imkânım olmamıştır. Bu nedenle görevli memurların beyanlarına güvenmek zorunda bırakıldım.
Tarafıma “Sorun yok”, “İtiraz gerektiren bir durum yok”, “Her şey usulüne uygun” denildi.
Bugün ortaya çıkan tablo, bu sözlerin gerçeği yansıtmadığını açıkça göstermektedir.
Bu durum, bilgilendirme eksikliği değil; açık bir mağduriyettir.
Bu Bir Tapu Meselesi Değil, Toplumsal Çöküştür
Mesudiye’de yaşananlar:
Kardeşi kardeşe düşürmüş,
Aileleri yıllarca sürecek davalara sürüklemiş,
Köy huzurunu ve dayanışmayı parçalamıştır.
Bu kadastro uygulaması, toplumsal barışı zedeleyen bir sürece dönüşmüştür.
“İtiraz Süresi Geçti” Demek Adalet Değildir
Yetkililerin arkasına sığındığı “itiraz süresi geçti” cümlesi, bu mağduriyetin üzerini örtemez.
Adalet, takvimle sınırlanamaz.
Hak, süreyle düşürülemez.
Kadastro bir tespit işlemidir; ancak gerçeği tespit etmeyen her işlem, meşruiyetini kaybeder.
Açık Çağrımızdır
Mesudiye’de yapılan kadastro çalışmaları, yeniden ve yerinde incelenmelidir.
Kadim kullanım esas alınmalı, Osmanlı tapuları ve tarihî belgeler hukuken değerlendirilmelidir.
Meralar köy yaşamından koparılmamalı, köylü kaderine terk edilmemelidir.
Tapu dağıtmak kolaydır.
Zor olan adaleti dağıtmaktır.
Mesudiye’de tapu var; ama adalet yoktur.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Mehmet Mahmut Yıldız
Şahlanış Partisi Kurucu Genel Başkanı
Yorumlar
Benzer Yazılar
-
MESUDİYE’DE KADASTRO SKANDALI: DEVLET KAYIT TUTTU, ADALETİ KAYBETTİ
-
ÖRF, ADET ve GELENEKLERİMİZ ile BAZI DEĞERLERİMİZ ZAMANLA DEĞİŞİYOR
-
Gündem Gürültüsü Altında Bir Çöküş İbn-i Sina’nın Asırlık Uyarısı ve Bugünün Siyaseti
-
Ülkenin Gündemi Daraltılamaz
-
Çıkmaz Siyasetin Gölgesinde Türkiye ve Artan Toplumsal Kaygılar
-
Siyasette Edep Kaybı ve Onur Aşınması
-
Muhalefet Partilerinin Dikkatine: Erken Seçim Tartışmaları ve Anayasal Riskler
-
Sağduyu Kaybolursa Siyaset Yolunu Şaşırır
-
Demokrat Misyon: Hatıra Defteri mi, Sorumluluk Alanı mı?
-
BANDIRMA VAPURU – 2 (ASRA SIĞMAYAN YOLCULUK) [1]
-
Her Şerde Bir Hayır Vardır: Krizler Karşısında Sorumluluk, Fedakârlık ve Devlet Aklı
-
5 Haziran Dünya Çevre Günü: Yaşamak mı, Yağmalanmak mı?