DOLAR
Alış:
Satış:
EURO
Alış:
Satış:
GBP
Alış:
Satış:
Önyargıdan Arındırılmış Bir Tarım Politikası Mümkün mü?
Tarım politikaları, sadece bugünün ihtiyaçlarına göre değil; yarının dünyasını, iklim koşullarını, üretim zincirlerini ve kırsal kalkınmayı hesaba katarak oluşturulmalıdır. Ne yazık ki ülkemizde tarım uzun yıllardır kısa vadeli çözümlerle, günü kurtarmaya yönelik reflekslerle ele alınmaktadır. Bunun en somut örneklerinden biri de kenevir tarımı meselesidir.
Dünyada yeniden stratejik ürünler listesine giren, katma değeri yüksek, çevre dostu ve çok yönlü kullanım alanlarına sahip kenevir; ülkemizde hâlâ “uyuşturucu” etiketiyle tartışma dışına itilmekte, bu nedenle ciddi bir ekonomik fırsat heba edilmektedir.
Tarım Politikalarına Açık Çağrı
Buradan tarım politikalarını belirleyen tüm yetkililere açıkça sesleniyorum:
Kenevir tarımı; güvenlik parantezine sıkıştırılacak bir konu değil, planlama, denetim ve teşvikle yönetilecek bir tarımsal kalkınma aracıdır. Yasakçı refleksler, üretimi bitirmez; sadece kayıt dışına iter. Oysa yapılması gereken;
Endüstriyel kenevir ile uyuşturucu amaçlı kullanımın net biçimde ayrılması
Çiftçinin korkutulması değil, bilgilendirilmesi
Pilot bölgelerle kontrollü yaygınlaştırma
Alım garantisi ve sanayi entegrasyonu
Yerli sanayinin ham madde ihtiyacının yerli üretimle karşılanması
Tarım politikası cesaret ister. Korkularla değil, bilimle ve akılla yürütülür.
Çiftçilere Yönelik Açık ve Net Bilgilendirme
Buradan da çiftçi kardeşlerime seslenmek istiyorum:
Kenevir, sanıldığı gibi riskli bir macera değil; doğru izinlerle, doğru bilgiyle yapıldığında yüksek katma değerli bir üretim alanıdır.
Az su ister
Toprağı yormaz
İklim değişikliğine dayanıklıdır
Birçok ürüne kıyasla daha düşük girdi maliyeti vardır
Kenevir eken çiftçi, suç işlemez. Yasal çerçevede yapılan kenevir tarımı, hem çiftçinin gelirini artırır hem de ülke ekonomisine katkı sağlar. Asıl sorun, bu bilgilerin çiftçiye yeterince ulaşmamasıdır.
Bugün çiftçi korkuyorsa, bunun sebebi bitki değil; bilgi eksikliğidir.
İlçe Tarım Müdürlüklerine Açık Çağrı
Bu noktada Tarım İl ve İlçe Müdürlüklerine çok önemli bir görev düşmektedir.
Kenevir konusunda sadece “izin veren” değil;
Bilgilendiren
Eğiten
Sahada anlatan
Broşür, toplantı ve yerel bilgilendirme yapan
Çiftçiye yol haritası sunan
bir anlayış benimsenmelidir.
Masa başında yazılan yönetmelikler tarlaya inmediği sürece, tarım gelişmez. İlçe tarım müdürlükleri, keneviri anlatmadıkça; bu bitki ya korkuyla anılmaya ya da tamamen göz ardı edilmeye devam edecektir.
Sonuç: Mesele Kenevir Değil, Zihniyettir
Bugün tartışmamız gereken şey kenevirin kendisi değil;
Üretimden korkan mı, üreteni destekleyen mi olacağız?
Her uzun vadeli projeye “meyvesini hemen yiyemeyiz” diye sırt dönen bir anlayış, yarın sofradaki ekmeği de başkasının insafına bırakır.
Kenevir tarımı; tarım politikalarının cesaret testi, çiftçinin geleceğe olan inancının göstergesi ve kamu kurumlarının rehberlik sorumluluğunun aynasıdır.
Önyargılar düşmeden katma değer yükselmez.
Bilgi yayılmadan üretim artmaz.
Cesaret olmadan kalkınma olmaz”
Mehmet Mahmut Yıldız
Şahlanış Partisi Kurucu Genel Başkanı
Yorumlar
Benzer Yazılar
-
AK Parti’den Çavuşbaşı Çiftlik Mahallesi’nde Esnaf Çıkarması
-
Beykoz’un nüfusu 2025 yılında 1393 kişi arttı
-
Önyargıdan Arındırılmış Bir Tarım Politikası Mümkün mü?
-
Boğazın Yargıçları’ndan Yuşa Tepesi’nde Anlamlı Sabah Namazı Buluşması
-
Kavacıkspor Deplasmanda Gücünü Gösterdi: 3-0
-
Kanlıcaspor’dan Hayati Galibiyet 3-1
-
Beykoz Belediyesi, Köyceğiz Deplasmanında Farklı Kazandı: 39-27
-
Salih Dursun: MHP Beykoz’daki Görevime Bir Süre Ara Veriyorum
-
Özlem Vural Gürzel: “Beykoz’da Hizmet Yerine Paylaşım Hesabı Yapılıyor”
-
Beykoz’da Engelli Bireyler İçin Erişilebilir İlk Yardım Eğitimi Düzenlendi
-
Aydın Düzgün: “Beykoz halkı adil, şeffaf ve halkçı yönetimi hak ediyor”
-
Beykoz Belediyesi Sosyal Hizmetler İçin 2 Ton Kırmızı Et Alımı Yapacak