DOLAR
Alış:
Satış:
EURO
Alış:
Satış:
GBP
Alış:
Satış:
Sağduyu, İç Birlik ve Devlet Aklı Zamanı
Bölgemizde yaşanan gelişmeler, artık günlük siyasi tartışmaların ötesinde, tarihsel bir sorumlulukla ele alınması gereken bir noktaya ulaşmıştır. Ortadoğu’da derinleşen krizler, küresel güç mücadeleleri ve özellikle ülkemizi doğrudan ya da dolaylı etkileyen dış müdahale girişimleri karşısında, en fazla ihtiyaç duyduğumuz şey sağduyu, iç birlik ve devlet aklıdır.
Türkiye, sıradan bir ülke değildir. Binlerce yıllık devlet geleneği, kadim tecrübesi ve zor zamanlarda gösterdiği dirayetle bu coğrafyada denge unsuru olmuştur. Ancak bugün açıkça görülmektedir ki, bu dengeyi bozmak isteyen odaklar, silahla değil; ayrıştırıcı söylemlerle, iç çekişmelerle ve senlik–benlik diliyle hedeflerine ulaşmayı amaçlamaktadır.
Özellikle Siyonist politikaların bölgemizde kurmaya çalıştığı kirli düzen, yalnızca sınırları değil, toplumların iç huzurunu da hedef almaktadır. Bu planların başarıya ulaşmasının yegâne yolu, ülkelerin içeriden zayıflatılmasıdır. Türkiye’ye yönelik hesaplar da tam olarak bu noktada yoğunlaşmaktadır.
Bu nedenle başta siyasilerimiz, siyasi partilerimiz, kanaat önderlerimiz ve aydınlarımız olmak üzere herkesin dili, üslubu ve tutumu hayati önem taşımaktadır. İç politikada kullanılan her ayrıştırıcı ifade, dışarıda ülkemizin aleyhine yazılan bir senaryoya hizmet etmektedir. Bugün mesele iktidar–muhalefet meselesi değil; Türkiye’nin ali menfaatleri meselesidir.
Farklı düşünebiliriz, farklı eleştiriler yapabiliriz; bu demokrasinin gereğidir. Ancak bu farklılıkları düşmanlığa dönüştüren bir dil, ne millete ne de devlete fayda sağlar. Tam aksine, bizi güçlü kılan ortak paydalarımızı zayıflatır.
Gelinen süreçte artık açık ve net bir mesaj verilmelidir:
Türkiye, iç çekişmelerle yolundan döndürülecek bir ülke değildir.
Türkiye, dış senaryoların figüranı değil, kendi kaderinin sahibidir.
Bugün atılacak en doğru adım; ortak akılda buluşmak, iç birlikteliğimizi yüksek sesle ilan etmek ve kadim devlet hassasiyetimizi yeniden hissettirmektir. Bu, bir tercih değil; tarihsel bir zorunluluktur.
Unutulmamalıdır ki; içerde güçlü olan bir ülkeye, dışarıdan diz çöktürmek mümkün değildir.
Mehmet Mahmut Yıldız
Şahlanış Partisi Kurucu Genel Başkanı
Yorumlar
Benzer Yazılar
-
Yeniden Refah Partisi Beykoz’da Yeni Dönem: İlçe Binasını Fatih Erbakan Açacak
-
AK Parti Beykoz Teşkilatı Piknikte Kenetlendi
-
BEYKOZ’DA 50 YILLIK MÜLKİYET KRİZİ ÇÖZÜLDÜ
-
Zülal Öğretmen, Şiirleri ve Hatıralarıyla Anıldı
-
Kanlıca Masters Penaltılarla Şampiyon Oldu, Çotanak Masters Kupayı Kaldırdı
-
Beykoz’un İyilik Elçisi Remzi Çıra’dan Duygusal Veda: “Çalışmalarımıza Kısa Bir Süre Ara Veriyorum”
-
İşitme Engelli Bireylerin İstihdamı İçin Örnek Adım: Aslı Tortop Kuaförlük Kursunu Tamamladı
-
“Naim Süleymanoğlu Anısına Beykoz’da Umut Dağıtıldı”
-
Karadeniz Rüzgârı Beykoz’da Esti: Rizeliler Piknikte Buluştu
-
Özlem Vural Gürzel: Beykoz’a Değer Katacak Projeleri Yerinde İnceledik
-
Beykozlu Elif Naz Kara Dünya Kürsüsünde: Brezilya’dan Çifte Gümüş Madalya
-
Beykoz Tek Yürek Oldu Dünya Kupası Heyecanı Meydanlara Taştı