DOLAR
Alış:
Satış:
EURO
Alış:
Satış:
GBP
Alış:
Satış:
SU
Su canlıların hayatta kalması için gerekli olan en önemli maddelerden biri olup susuz bir hayat düşünülemez. Yirminci yüzyılın son yarısından zamanımıza kadar hızlı nüfus artısı ve tüketim alışkanlıklarının değişmesine bağlı olarak su talebinin sürekli olarak artması ve endüstrideki gelişmeler ile suya olan gereksinimin artısına paralel olarak yerel, bölgesel ve küresel çapta su sorunları ortaya çıkmaya başlamıştır. Su krizinin en önemli etkenleri arasında su ihtiyacı ile kullanılabilir su miktarı arasındaki farklılık, küresel iklim değişikliği, kentsel ve endüstriyel atık suyun deşarjının ortaya çıkardığı su kirliliği sayılabilir. Ayrıca su havzalarındaki aşırı ve çarpık yapılaşmalar, arazilerin yanlış kullanıma bağlı olarak ortaya çıkan taşkın, sel gibi olayların artması ve bütün bu etkenlerin sonucunda ekosistemlerin bozulması su kıtlığına doğru hızla bizleri yakınlaştırmakta.
Küresel ölçekte bakıldığında, su krizi ile ilgili bütün veriler durumun daha kötüye gittiğini göstermektedir. Bu durumda gerekli önlemler alınmazsa su sıkıntısının gittikçe artacağı açıkça görülmektedir. Su kıtlığı, geleceğin en önemli problemlerinden biri olacağı açıkça görülüyor. Yapılan çalışmalar son 50 yılda, yeraltı su çekiminin üç katına çıktığını ortaya koymuş ve buna karsın su kaynaklarının miktarı hiç değişmemiştir. Birçok bölgede yeraltı su çekimlerinin geri beslemenin çok üstünde olması nedeniyle yeraltı sularının sürdürülebilir olması etkilenmekte.
Peki, tüm bunlar olurken biz ne yapıyoruz? Hala dişinizi fırçalarken musluğu açık mı tutuyorsunuz, yoksa damlayan musluklarınızı tamir ettirmekten imtina mı ediyorsunuz? Yoksa giderlerinizi derelere direk mi bağladınız? Hadi evlerde durum böyle iken endüstriyel atıkların derelere, denizlere doğrudan salıverilmesine ne demeli? Marmara denizini kaplayan Müsilaj da mı bizi etkilemedi? Hadi üç kuruş fazla kazanacaklar diye bunları yapıyorlar peki bunları engellemek ve denetlemek olan görevliler hatta siyasiler neden işlerini yapmıyor? Yahu su diyorum, başka bir şeye benzemez. İnsan vücudunun dörtte üçünü oluşturan, içmediğimizde üç gün bile dayanamayan insanoğlu ne yapacak?
Haydi, hep beraber suyumuzu koruyalım, çocuklarımıza nasıl koruyacağımızı anlatalım bizden çok onlar sıkıntı çekeceğini unutmayalım. Su yoksa yaşam da yok.
17 Aralık 2021
Gökhan Taneri VURAL
Yorumlar
Benzer Yazılar
-
MÜBADELE
-
GEÇMİŞİ İNKÂR GELECEĞE İHANETTİR
-
Demokrat Misyona Açık ve Net Bir Çağrı: Fedakârlık Olmadan Birlik Olmaz
-
İKTİDARA VE MUHALEFETE AÇIK ÇAĞRI: AİLE YAPISI BU KADAR TEHDİT ALTINDAYKEN SESSİZ KALAMAZSINIZ
-
KENTSEL DÖNÜŞÜM ADI ALTINDA AİLE YAPIMIZA MÜDAHALE EDİLİYOR
-
6-7 Eylül’ü biliriz de 29 OCAK’ı Neden Bilmeyiz
-
Sağduyu, İç Birlik ve Devlet Aklı Zamanı
-
Mesajla Kutlanan Mübarek Günler, Unutulan Mana
-
DENİZLİ GEZİSİNİN ARDINDAN
-
Adaletsizliğin Normalleştirildiği Bir Dönemde Emeklilik Gerçeği
-
YENİ YIL KUTLAMASI, SAATLİ MAARİF TAKVİMİ ve AKILLI TELEFONLAR
-
KIBRIS’ta TÜRKLERE YAPILAN SOYKIRIM