DOLAR
Alış:
Satış:
EURO
Alış:
Satış:
GBP
Alış:
Satış:
PARA VİRÜSÜ YENDİ
Bildiğiniz üzere dünya genelinde hayatı durma noktasına getiren Korona virüs sebebiyle Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu 19 Mart tarihinde yaptığı toplantı neticesinde futbol, basketbol ve voleybol liglerini erteleme kararı almışlardı.
11 Mayıs tarihinde ise Basketbol ve Voleybol Federasyonları ayrı ayrı yaptıkları açıklamalarla her iki ligi mevcut puan durumuna göre tescil ettiklerini ve sonlandırma kararı aldıklarını belirterek özetle;
2019 – 2020 sezonunda şampiyon ilan edilmeyecek ve ligden düşme ve üst lige çıkma işlemlerinin uygulanmayacağını ve Avrupa kupalarında temsil haklarının mevcut mevzuata göre belirleneceğini belirtiler.
Türkiye Futbol Federasyon başkanı Nihat Özdemir 16 Mayıs tarihinde katıldığı bir canlı yayında futbol kulüp başkanlarıyla toplantı yaptıklarını ve ortak görüşün Haziran ayında liglerin başlaması olduğunu ve buna bağlı olarak şimdilik maçların seyircisiz olarak 12 Haziran tarihinde virüs sonrası tekrar başlama tarihi olarak belirlendiğini ve maçların şifreli olarak yayınlanacağını açıkladı. Açıkladı, ancak hiçbir kulüpten ne bir itiraz ne de şiddetli bir onay gelmedi tepki, sadece birkaç öneri ile gösterildi.
Liglerin başlamasına yaklaşık 1 ay var. Ne yeniden başlama kuralları, ne de virüs tekrar görülürse nasıl bir yol izleneceği belli. Takımlar çalışmaya başladı ve aynı zamanda testler devam ediyor ve testlerin neticesinin ne olduğu belli değil ve futbolcular da dahil hala kimseden bir tık yok, herkes futbolu çok özlediğini söylüyor. Şimdi soruyorum;
Futbolcuların Basketbolcu ve Voleybolculardan farkları ne?
Yayıncı kuruluştan alınan yayın gelirleri ve Türkiye Futbol Federasyonunun alacağı paralar mı çok önemli. Sadece bu gelirler federasyonu ve derin bir mali krizde olan kulüpleri düzlüğe çıkaracak?
Ülke olarak insan sağlığına bu kadar mı değer veriyoruz.
Yoksa futbolcular için para her şeyden üstün mü?
Hepinize sağlıklı günler dilerken yaklaşan Şeker Bayramınızı kutluyorum.
Yorumlar
Benzer Yazılar
-
Sağduyu Kaybolursa Siyaset Yolunu Şaşırır
-
Demokrat Misyon: Hatıra Defteri mi, Sorumluluk Alanı mı?
-
BANDIRMA VAPURU – 2 (ASRA SIĞMAYAN YOLCULUK) [1]
-
Her Şerde Bir Hayır Vardır: Krizler Karşısında Sorumluluk, Fedakârlık ve Devlet Aklı
-
5 Haziran Dünya Çevre Günü: Yaşamak mı, Yağmalanmak mı?
-
Gerçek Kimin Dilinde, Gürültü Kimin Üslubunda?
-
İstanbul’un Fethinin Yıldönümünde
-
ASKERLERİN ve HASTALARIN TABURCU OLMASI (TABURCU OLMAK)
-
DENİZCİLERİMİZ ve DENİZCİLERİN TABURA GEÇMESİ (ÇİMARİVA)
-
Her Şerde Bir Hayır Var mı? Mutlak Butlan ve Siyasetin Yeniden İnşası
-
Türkiye’nin Çıkış Yolu: Güç Kavgası Değil, Ortak Akıl
-
Muhalefete Açık ve Tarihi Çağrımızdır