Beykoz’un tanınan ressamlarından İlknur Tabak ile öğrencilerinin hazırladığı “Duvarların Hafızası” adlı yıl sonu resim sergisi, yoğun katılımla sanatseverlerin ziyaretine açıldı.

Beykoz Vakfı Fuaye Salonu’nda gerçekleştirilen sergide, İlknur Tabak ve 45 öğrencisinin yıl boyunca hazırladığı eserler sanatseverlerle buluştu. Sergi, sanatın hafıza, zaman ve tanıklık kavramlarıyla ilişkisini ele alan temasıyla dikkat çekti.

Yaklaşık 27 yıllık sanat yaşamının son 15 yılında Beykoz Halk Eğitim Merkezi bünyesinde çok sayıda öğrenci yetiştiren İlknur Tabak, aynı zamanda Topkapı Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’ndeki eğitim sürecini de tamamlamaya hazırlanıyor.

Serginin açılışı, Beykoz protokolü ve sanatseverlerin yoğun katılımıyla gerçekleşti. Kurdelesi, Özlem Vural Gürzel tarafından kesilen açılışa; Beykoz Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Hüsrev, Beykoz İlçe Milli Eğitim Müdürü Sevcenur Özcan, Halk Eğitim Müdürü Orhan Çoma, Kültür Müdürü Adem Çalışkan, BEYMEZ Başkanı Erdal Öztürk, mahalle muhtarları, kurum müdürleri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.

“Duvarların Hafızası” temasıyla hazırlanan sergide; yaşanmışlıklar, anılar ve izler, duvar metaforu üzerinden resim yüzeyine taşındı. Sergi, ziyaretçileri yalnızca eserleri izlemeye değil, aynı zamanda hikâyelere tanıklık etmeye davet etti.

Açılış programında ayrıca öğrencilerden ve yazar kimliğiyle de tanınan Oya Engin’in “Oyalı Yazmalar” adlı kitabının lansmanı da gerçekleştirildi.

Sergiyle ilgili açıklamalarda bulunan İlknur Tabak, sanat eğitiminin yalnızca teknik bir çalışma olmadığını belirterek, öğrencileriyle birlikte üretmenin mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.

Tabak, “Her sergi açılışı benim için ayrı bir heyecan ve mutluluk. Tablolarımızla tarihe iz bırakıyoruz. Biz bir gün olmasak da eserlerimiz insanların yaşam alanlarında var olmaya devam edecek.”

“Belki onların duygularına yön verecek, binlerce yaşanmışlığa tanıklık edecek. Bu da tarihin oluşumu değil, ta kendisi olacak” ifadelerini kullandı.

İlknur Tabak ayrıca, her eserin geçmişten bugüne taşınan hikâyelerin izini sürdüğünü ve bu hikâyeleri geleceğe aktardığını belirterek, serginin sanatın iyileştirici gücünü ve eğitimin dönüştürücü etkisini ortaya koyduğunu vurguladı.