DOLAR
Alış:
Satış:
EURO
Alış:
Satış:
GBP
Alış:
Satış:
Türkiye Yanarken Ekranlarda Kısır Parti Tartışmaları
Türkiye, tarihinin en ağır ekonomik darboğazlarından birini yaşarken; vatandaş geçim derdiyle boğuşurken, adalet duygusu zedelenmişken ve dış politikada ciddi risklerle karşı karşıyayken, televizyon ekranlarının günlerdir neredeyse tek bir başlığa kilitlenmesi düşündürücü ve kaygı vericidir. Ülkenin gerçek sorunları yokmuşçasına, kamuoyunun Cumhuriyet Halk Partisi iç tartışmalarıyla meşgul edilmesini bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak doğru bulmadığımı açıkça ifade ediyorum.
Hiç kuşkusuz her siyasi partinin kendi iç meseleleri vardır. Ancak bu meseleler, ülkenin yakıcı sorunlarının önüne geçirilmemelidir. Dahası, her fırsatta kendisini “Türkiye’nin kurucu partisi” olarak tanımlayan bir siyasi yapı söz konusuysa, yaşananlar artık yalnızca bir iç sorun değil; topluma karşı yerine getirilmeyen bir sorumluluk meselesidir.
“Kurucu parti” olmak, sadece geçmişi hatırlatmak değildir. Kurucu olmak; kriz zamanlarında çözüm üretmek, zor zamanlarda milletin önüne yol haritası koymak demektir. Bugün ise toplum, çözüm projeleriyle değil; koltuk hesaplarıyla, hizip kavgalarıyla ve bitmeyen tartışmalarla karşı karşıya bırakılmaktadır. Bu tablo, iddia edilen tarihsel misyonla açık bir çelişki oluşturmaktadır.
Türkiye’nin ekonomik çıkmazı, adalet arayışı, dış politikadaki kırılganlığı ve toplumsal huzursuzluğu ortadayken; ana muhalefet konumundaki bir partinin kamuoyuna hâlâ kendi iç çekişmeleri üzerinden seslenmesi, siyasetin ciddiyetiyle bağdaşmamaktadır. Millet artık kimin kiminle kavgalı olduğunu değil, ülkenin nasıl ayağa kalkacağını duymak istemektedir.
Açık ve net söylemek gerekir:
Eğer Türkiye’nin temel meselelerine dair somut, inandırıcı ve uygulanabilir projeler ortaya konulamıyorsa; “Türkiye’nin kurucu partisi” söyleminin sürekli tekrarlanması, bir sorumluluk göstergesi değil, bir kaçış alanı hâline gelmektedir. Tarih, sloganla değil; icraatla taşınır.
Türkiye’nin ihtiyacı; geçmiş üzerinden siyaset devşirmek değil, bugünü doğru okuyup yarına cesur çözümler üretebilmektir. Siyaset kurumu, milletin sabrını sınamak yerine, milletin sorunlarına odaklanmak zorundadır.
Bu açıklama, polemik için değil; sorumluluk hatırlatması için yapılmıştır. Dileyenler ders çıkarır, dileyenler görmezden gelir. Ancak Türkiye, bu kısır döngüyü hak etmemektedir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Mehmet Mahmut Yıldız
Şahlanış Partisi Kurucu Genel Başkanı
Yorumlar
Benzer Yazılar
-
İstanbul Boğaz Komutanlığı Anadolukavağı Karargâhında İftar Buluşması
-
AK Parti Beykoz’dan “Vefa” İftarı: 2 Bin Kişi Aynı Sofrada Buluştu
-
Beykoz Masterler Futbol Spor Kulübü’nden Geleneksel İftar Buluşması
-
Alaattin Köseler’in Tutukluluğunda 1 Yıl Aile ve Hukuk Ekibinden “Adalet” Vurgusu
-
Beykoz Belediyesi’nde Yönetim Revizyonu: 7. Başkan Yardımcısı Atandı
-
Anahtar Parti’den Beykoz’da İlk Büyük Organizasyon: Geniş Katılımlı İftar Programı
-
Ömer Zahit Kuvvet: “Beykoz’da İktidar Değişiyor, Hizmet Anlayışı Değişmiyor”
-
Beykoz’da Başsavcılıkta Yeni Dönem Necaattin Öztürk Göreve Başladı
-
Şok Hizmet Ekipleri Kaynarca’da: Mahalleye Nokta Atışı Müdahaleler
-
Beykoz’da 2 Günde 90 Ton Asfalt Serildi
-
Beykoz’un Gönül Sofrasında Birlik ve Beraberlik Rüzgârı
-
Süper Amatör’de Play-Off Düğümü Kavacıkspor Kritik Virajda