DOLAR
Alış:
Satış:
EURO
Alış:
Satış:
GBP
Alış:
Satış:
GEÇMİŞİ İNKÂR GELECEĞE İHANETTİR
Geçmişini Bilmeyen, Geleceğini Başkasına Teslim Eder
Bir milletin en büyük zaafı, fertlerinin, özellikle yöneticilerinin geçmişi inkâr etmeleridir. Çünkü geçmişini bilmeyen toplumlar, ülkenin kaderinde başrolü oynayamaz, ancak figüran olurlar. Bunlar, ülkelerinin geleceğini kendi elleriyle değil; başkalarının yazdığı senaryolarla şekillendirirler. Bugün yaşadığımız birçok siyasi, kültürel ve toplumsal kırılmanın temelinde de tam olarak bu hafıza kaybı ve geçmişin reddi yatmaktadır.
Son yıllarda sıkça duyduğumuz “Bizden önce buzdolabı yoktu, televizyon yoktu, Ankara’da havaalanı yoktu” gibi söylemler; sadece siyasi polemik değil, aynı zamanda bu milletin kendi insanına ve geçmişine haksızlık, saygısızlıktır. Bu sözler, Türkiye’yi var eden mühendisleri, işçileri, öğretmenleri, sanayicileri, çiftçileri ve devlet aklını yok saymaktır. Daha açık ifadeyle; bu ülkeyi bugünlere getiren kuşaklara hakarettir.
Gerçek yerli ve millî duruş; geçmişi karalamakla değil, onu doğru okuyup hakkını teslim etmekle olur. Türkiye Cumhuriyeti, yoktan var edilmiş bir ülke değildir. Sanayisiyle, altyapısıyla, kurumlarıyla, yetişmiş insan gücüyle tarihsel bir süreç içinde adım adım inşa edilmiştir. Bugün övünülen birçok kazanım, dün atılan temellerin doğal sonucudur. Hiçbir iktidar, sıfırdan bir ülke teslim almamış, geçmişin kazanımlarının üstüne oturmuştur. Bunu inkâr vefasızlık, nankörlüktür.
“Yerli ve millî” kavramı, bir siyasi slogandan ibaret değildir. Yerli olmak; bu toprakların köküne, hafızasına saygı duymaktır. Millî olmak; kendi insanını küçümsemeden, geçmişini inkâr etmeden yol yürümektir. Kendinden öncekileri cahil, yetersiz ve beceriksiz göstererek milliyetçilik yapılamaz. Bu anlayış, millî değil; millî kimliği aşındıran bir anlayıştır.
Daha da tehlikelisi şudur: Kendi tarihini değersizleştiren, karalayan toplum, kendi geleceğini de savunamaz hâle gelir. Çünkü hafızasını kaybeden milletler, yönünü başkalarının pusulasına göre tayin eder. Asıl teslimiyet de burada başlar.
Bizim ihtiyacımız olan şey; ne hamasi söylemler, ne geçmişi olduğundan fazla parlatan diziler, söylemler, ne de geçmişi inkâr eden siyasi yargılardır. İhtiyacımız olan; hakikate dayalı bir tarih bilinci, emeğe saygı duyan,, kendi insanına güvenen bir devlet aklıdır. Bu ülkenin evlatları, her dönemde imkânsız denilen işleri başarmıştır. Yeter ki küçümsenmesin, yeter ki yok sayılmasın.
Unutulmamalıdır ki; geçmişini bilmeyenler, ona saygı duymayanlar ve en önemlisi de geçmişten ders çıkarmayan milletler istikbali de başka devletlere teslim ederler. Biz buna razı değiliz.
Mehmet Mahmut Yıldız
Şahlanış Partisi Kurucu Genel Başkanı
Yorumlar
Benzer Yazılar
-
CHP Beykoz’dan Meydan’da Esnaf Ziyareti: “Geçim Derdi Büyüyor”
-
Beykoz’da Çevreyi Koruyacak Dev Adım Riva Atık Su Tüneli Projesi Sürüyor
-
Kavacıkspor’da Yeniden Hedefe Odaklanma “Pese Etmeye Niyetimiz Yok”
-
Çavuşbaşıspor Kar Yağışıyla Yarım Kalan Maçta Rasathanespor’la 2-2 Berabere Kaldı
-
Beykoz’da 3 Günlük Planlı Elektrik Kesintisi Etkilenecek Mahalle ve Sokaklar Açıklandı
-
Çavuşbaşıspor U18’den Net Galibiyet Gümüşsuyuspor’u 3-0 Geçti
-
Paşabahçe U18’den Gol Şov, U19’da Hayal Kırıklığı
-
Beykoz Anadolu’da Disiplin Fırtınası: Başkan Zeki Aksu ve Yöneticiler PFDK’ya Sevk Edildi
-
Beykoz Kulüpler Birliği’nden Yerel Medyaya Anlamlı Buluşma
-
Beykoz Belediyesi İmar Bilgilendirme Toplantısını Paşamandıra’da Gerçekleştirdi
-
Geleneksel Beykoz Balık Festivali Sahilde Coşkuya Sahne Olacak
-
Şok Hizmet Programının Bu Haftaki Durağı Kavacık Mahallesi!