DOLAR
Alış:
Satış:
EURO
Alış:
Satış:
GBP
Alış:
Satış:
Mesajla Kutlanan Mübarek Günler, Unutulan Mana
Son yıllarda mübarek gün ve geceler, kandiller, cumalar ve inancımızla ilgili özel zamanlar neredeyse birer “otomatik mesaj”a dönüşmüş durumda. Telefonlarımıza düşen hazır metinler, sosyal medyada kopyala-yapıştır paylaşımlar, toplu mesaj listeleri… Herkes kutluyor; ama asıl soru şudur: Herkes gerçekten idrak ediyor mu?
Oysa mübarek günler; sadece hatırlanmak için değil, hatırlatmak için vardır. Neyi mi?
Adaleti, merhameti, kul hakkını, doğruluğu, ahlakı ve sorumluluğu.
Bugün kandil mesajı atan bir toplumun, ertesi gün kul hakkını hiçe sayması; cuma günü “hayırlı cumalar” dileyip pazartesi günü haksızlığa sessiz kalması ciddi bir çelişkidir. İnanç, yalnızca dile getirildiğinde değil; hayata yansıdığında anlam kazanır.
Mübarek günlerin özü; affetmek kadar helalleşmeyi, dua etmek kadar doğru yaşamayı, ibadet kadar ahlaklı duruşu emreder. Ancak ne yazık ki bu günler, çoğu zaman iç muhasebeden çok vitrine, samimiyetten çok gösteriye, manadan çok şekle indirgenmektedir.
Bir kandilin bize sorması gereken şudur:
“Bugün kimi incittin, hangi haksızlığa göz yumdun, hangi yalanı sustun?”
Bir cuma, yalnızca tebrik edilmek için değil; hesap vermek için vardır.
Toplum olarak inancı; mesajlarla değil, davranışlarla yaşamadığımız sürece; mübarek günlerin bereketi de, manevî iklimi de eksik kalacaktır. Çünkü inanç, sadece kutsal günlerde değil; zor zamanlarda belli olur. Adaletli olunması gerektiğinde, güçlüye karşı durulması icap ettiğinde, mazlumun yanında saf tutulduğunda…
Bugün ihtiyacımız olan şey daha fazla mesaj değil;
daha fazla vicdan, daha fazla ahlak ve daha fazla samimiyettir.
Mübarek günleri gerçek anlamıyla idrak edebildiğimiz, söz ile fiilin örtüştüğü bir toplum dileğiyle…
Mehmet Mahmut Yıldız
Şahlanış Partisi Kurucu Genel Başkanı
Yorumlar
Benzer Yazılar
-
Sağduyu Kaybolursa Siyaset Yolunu Şaşırır
-
Demokrat Misyon: Hatıra Defteri mi, Sorumluluk Alanı mı?
-
BANDIRMA VAPURU – 2 (ASRA SIĞMAYAN YOLCULUK) [1]
-
Her Şerde Bir Hayır Vardır: Krizler Karşısında Sorumluluk, Fedakârlık ve Devlet Aklı
-
5 Haziran Dünya Çevre Günü: Yaşamak mı, Yağmalanmak mı?
-
Gerçek Kimin Dilinde, Gürültü Kimin Üslubunda?
-
İstanbul’un Fethinin Yıldönümünde
-
ASKERLERİN ve HASTALARIN TABURCU OLMASI (TABURCU OLMAK)
-
DENİZCİLERİMİZ ve DENİZCİLERİN TABURA GEÇMESİ (ÇİMARİVA)
-
Her Şerde Bir Hayır Var mı? Mutlak Butlan ve Siyasetin Yeniden İnşası
-
Türkiye’nin Çıkış Yolu: Güç Kavgası Değil, Ortak Akıl
-
Muhalefete Açık ve Tarihi Çağrımızdır