reklam
Ana Sayfa Sür Manşet, Yazarlar 17.07.2022 1113 Görüntüleme

6 YIL SONRASINDA 15 TEMMUZ OLAYI

15 Temmuz 2016 günlü kirli hain ve dışarıdan destekli darbe girişimine kesin biçimde karşı olduğumu belirterek başlayacağım yazıma.
Daha önce de askeri darbeler görmüştüm. 15 Temmuz gününü de bugünmüş gibi hatırlıyorum. Bir darbe girişimi vardı ortada ; ama pek de darbeye benzemiyordu. Kimin kime karşı darbe yaptığı da ilk anda belirsizdi.
Gece yarısı TV’yi açtım. TRT ve iktidara yakın onlarca TV kanalı vardı. Onların hiçbirinde göremedim sayın sayın Erdoğan’ı. ABD kanalı CNN’nin Türkiye versiyonu, üstelik de FETÖ’cülerin ele geçirmeye çalıştığı tek kanal olan o dönemde A. DOĞAN’ın olan CNNTÜRK kanalında, Hande Fırat’ın elindeki telefonun ekranındaydı. Halkı sokağa çıkmaya çağırıyordu.
Saat 01.15 sıralarında, gidişattan kazananın kim olduğunu anlayan kahramanlar, selalarla birlikte çıktılar sokağa. İçlerindeki az sayıda samimiyetine inandığım insan dışında, ne kadar tescilli FETÖcü, namazını Zaman Gazetesinin üstünde kılan varsa en önde; en büyük bayrak en tazyikli sloganlarla sokaktaydı.
Daha sonraki günlerde düzenlenen demokrasi nöbetlerinde de riya maskesi takmış insanların arasına katılmak gelmedi içimden. Oralarda da manzara aynıydı.
Niyet okuyucu olmasam da biliyordum ki bu pis girişim hedefine ulaşsaydı; yaşanan şeyler, söylenen sözler, hemen hemen aynı olur; muhatabı değişirdi yalnızca.
Tüm Türkiye sathını kapsayacak biçimde ve kimseye haksızlık etmeden söylüyorum. Eğer kazanan FETÖ olsaydı -bakanı, milletvekili, yerel yöneticisi dahil iktidara yakın olan kesimin en az %80-85’i FETÖ için söylediklerini, Erdoğan ve yakın çevresi için söylüyor, onlara sövüp sayıyor olacaktı.
Ardından OHAL uygulamalarının, güvenlik ve FETÖ’yle mücadele dışındaki alanlarda, bir kılıç gibi tüm muhaliflerin üzerinde sallandığını gördüm. Dün FETÖ ile el ele devleti ele geçirenlerin birbirini yeme savaşının, en çok bu dalaşta vebali olmayanları yediğini izledim.
Ortada büyük bir suç örgütü, büyük bir suç vardı; ama nasıl bir soruşturmaysa bu, ortada ne otopsi raporu, ne balistik raporlar vardı.
Bu pis girişimi ”Allah’ın bir lutfu” olarak niteleyenlerin, gizli emellerini bu sayede yürürlüğe koyduklarını anladım.
Birkaç dakikada FETÖ’cüler lehine, Erdoğancılar aleyhine uyarlanabilecek nitelikteki cuma hutbelerini, vaazlarını dinledim.
Baktım ki ortada samimiyet yok. FETÖ’ye küfür edenler, muhtemel teröristlere; yani başka tarikatlere, cemaatlere toz kondurmuyorlar.
FETÖ konulu Meclis Araştırma Komisyonun başına FETÖ’yü savunurken ekrandaki yüzüne tükürmemek için kendimi zor tuttuğum zat getirilince, anladım ki maksat gerçeğin açığa çıkması değil, aksine karartılmasıymış.
Her yere sızan FETÖ’nün AKP’ye bir türlü sızamamak konusundaki yüz kızartıcı beceriksizliği(!)ne çok şaşırdım elbette.
Geçen yıllar içinde düşüncelerim pek değişmedi. 15 temmuz olayı hain, kanlı, dış destekli bir darbe girişimidir. Ardında büyük ölçüde, uluslararası bir enstrüman olan FETÖ; ona eklenmiş durumdan vazife çıkarmaya çalışan başka uyanıklar da vardır. Bundan eminim.
Emin olduğum bir şey daha vardır. FETÖ’nün siyasi ayağı ısrarla gizlenmiştir. Az sayıdaki gerçek suçludan çok, sorumsuz sempatikler cezalandırılmıştır. Bu olay, siyasi olmaktan öte bir adli vakadır. Adli soruşturmanın gerektirdiği işlemler gerektiği gibi uygulanmamış, gerçek anlamda bir soruşturma yapılmamıştır.
Bir gazetecinin darbeden önce, nisan ve mayıs aylarında yazdığı muhtemel bir darbe girişimini, eniştesinden duyduğunu söyleyen; ancak bunu kendisine haber vermeyen devlet yetkililerinden hesap sormayan sayın Cumhurbaşkanının samimiyetinden şüphe ediyorsam kabahat benim değildir.
Darbenin 6. yıldönümündeki düşüncelerime gelince…
DEMOKRASİYE DÖNÜK ASKERİ, SİVİL TÜM DARBELERİ LANETLİYORUM
Siyasi figürlere dönük tüm kuşkularım saklı kalmak kaydıyla- kazananın kim olduğunu beklemeksizin, darbeye karşı hemen sokaklara çıkanlar başta olmak üzere; gerçek anlamda darbe karşıtı tüm yurttaşlarımızı, darbeye siper olan silahlı kuvvetler ve emniyet personelimizi saygıyla selamlıyor, tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor; tüm gazilerimize uzun, huzurlu, sağlıklı ömürler diliyorum.
MEHMET MAHMUT YILDIZ
ŞAHLANIŞ PARTİSİ GENEL BAŞKANI
Bir 1 kişi, ayakta, anıt, açık hava ve yazı görseli olabilir

Yorumlar

Tema Tasarım | AnatoliaWeb