reklam
Ana Sayfa Yazarlar 15.05.2020 325 Görüntüleme

15 Mayıs 1919 İzmir’in İşgali ve Hasan Tahsin

Türkler, hiç bir günahları olmadığı halde yüzyıllardır yaşadıkları topraklarından kimlikleri ve dini inançları nedeniyle zulüm ve soykırım yoluyla etnik temizliğe tabi tutuldular. Komşuları dahi bir yandan SOYKIRIM’a ortak olurken, öte yandan Türk ve Müslümanların mal ve mülklerini yağmalamaktan da geri durmadılar… Amaç, Müslümanların sayısını azaltmak, onları göçe zorlamak ve nihayette bölgenin etnik haritasını değiştirmekti.  Olaylara önderlik edenler ve katliamı yapanlar için Türklerin varlığı, gelecek için kuşku yaratıyor, Osmanlı Devletinin tekrar geri gelmesine bahane yaratacağını düşünüyorlardı. Bu sorunları çözümleyecek çare, kökten kazıyıp yok etme idi.

Güzel bir ilkbahar sabahı 15 Mayıs 1919’da gün ağarırken Egenin incisi güzel İzmir’imize karanlık çöküyordu… Maalesef, dönemin galipleri olan başta İngiltere olmak üzere büyük devletlerin desteği ve kararı ile Yunan askerleri sabah saatlerinden itibaren aziz vatanımızın topraklarına adım atıyorlardı.

15 Mayıs 1919 tarihinde İzmir’e çıkartma yapan, seçkin askerlerden oluşan Yunan Efzon Alayı işgal askerine, Kordonboyu’ndan ilk kurşunu sıkarak Türk direnişini başlatan kahraman HASAN TAHSİN’i  rahmet ve minnetle anıyorum, ruhu şad, mekanı cennet olsun…

Onu “Hasan Tahsin” yapan nedir? “ilk kurşun”dan önce de kurşun atmıştır bu kahraman adam. Hasan Tahsin Avrupa’dadır ve bir filme gider. Filmde TÜRKLER aşağılanmaktadır.

Hasan Tahsin bu filmi izlemez, “önce izleyeyim, sonra eleştireyim” demez, çıkarır silahını, ateş eder beyaz perdeye.  Film de orada biter! Hasan Tahsin’in insani ve sıradan yanıdır bu.

HİÇBİR İNSAN KENDİSİNE, ANASINA, BABASINA, MİLLETİNE, BAYRAĞINA KÜFRETTİRMEZ

Babasının adı Recep’tir. Tahsin, ilköğretimine Selanik’te bulunan ve Mustafa Kemal Atatürk’ün de eğitim aldığı Şemsi Efendi Okulu’nda başlamış, daha sonra Selanik Feyziye Mektebi’ni bitirmiştir. Bu okulun ardından İttihat ve Terakki tarafından burslu olarak Paris Sorbonne Üniversitesi’nde siyasal bilimler öğrenimi görmüştür. Burada Monj Sokağı 51 numaralı apartmanın bir dairesinde daha sonra Emekli Tümgeneral olan Mazlum Boysan ile birlikte kalmıştır. Öğrenim gördüğü esnada Trablusgarp’ı işgal eden İtalya’yı protesto etmek için Mısırlı öğrenci lideri Şeyh Dayef ile birlikte mitingler düzenlemiştir.(1)

İzmir’i Yunanlılara teslim etmek istemeyenlerin kurduğu “Redd-i İlhak Heyeti Milliyesi” isimli bir dernek kurmuşlardı. 14 Mayıs’ı 15 Mayıs’a bağlayan gece binlerce İzmirli eski Musevi mezarlığında (Maşatlık meydanı) toplanmıştı. Bu esnada İngiliz, Fransız, Amerikan, İtalyan ve Yunan zırhlıları İzmir Körfezi’nde bulunuyordu. Bu esnada kalabalığa hitap eden önemli bir isim, o zamanın Belediye Başkanı Hacı Hasan Paşa’ydı. Belediye Başkanının yanı sıra topluluğa hitap eden bir diğer önemli isim ise Hukuk-u Beşer gazetesinin başyazarı olan Hasan Tahsin’di. Halkı direnmeye çağırıyorlardı.(2)

15 Mayıs sabahı, on binlerce yerli Rum ellerindeki Yunan bayrakları ve çiçekler ile Kordonboyu’nu kaplamışlardı. Kalabalık inen Yunan askerlerine alkış tutuyordu. Gelen askeri tabur, İzmir Metropoliti Hristostomos tarafından takdis edildi. Metropolit Yunan bayrağını öptü ve bu esnada ağladığı görülüyordu. İlk Yunan taburu daha sonra buradan yaya olarak Hükumet konağı, kışla, Kokaryalı istikametinden Karantina’ya doğru yürüyüşe geçti.  Yürüyüş kolunun baş tarafı, kışla hizasını geçip yola saptıktan sonra, Hasan Tahsin kalabalığın arasından sıyrılarak öne geçti. Tahsin’in sesli bir şekilde

“Olamaz, olamaz, böyle ellerini sallaya sallaya giremezler” diye söylendiği duyulmuştur. Tahsin daha sonra yanında bulunan revolver ile düşmana ilk ateşi açtı. Tahsin ilk anda isimleri Basile Delaris ve Jorj Papakostos olan iki Efzon askerini öldürmüştü…(3)

Yaşar Aksoy: ““Hasan Tahsin böylesine anti-emperyalist ve yurtsever bir gazetecidir. Prof. Salih Özbaran 1.2.2009 tarihinde Cumhuriyet gazetesinde yazdığı “Medya Tarihçiliği” yazısında ulusal devletimizi ve tarih kimliğimizi kemiren ve yok etmek isteyen bir Medya Tarihçiliğinin ortaya çıktığını, çok etkin ve saldırgan olduğunun altını çizmişti. Sağolsun.. Haklıdır. Türk Devrimi’ne karşı konuşlanan emperyalizmin hizmetindeki Ermenici-Megalo İdea’cı, Avrupacı, bölücü, etnikçi, anti Atatürkçü kozmopolit bir liberal (!) tarih anlayışı, tüm ulusal değerlerimize saldırdığı gibi Hasan Tahsin’e karşı da, “Bolşevik, Yahudi dönmesi, ilk kurşunu atmadı, anarşist” gibi suçlamalar getirerek onu halkın gözünden düşürmeye çalışmaktadır.”(4)

Süheyl ÇOBANOĞLU

RUBASAM Bşk. V.

KAYNAK…….:

(1)                         Aksoy, Yaşar (16 Mayıs 1974). “Hasan Tahsin ve İlk Kurşun”. milliyet.com.tr. ss. 2

(2)                         Akyazılılar, Nuray. “Bir kitap kurdu, “Hayatım Kitap” derse”. turkcelil.com.

(3)                         “İzmir’in İşgali ve Aydın’daki Yankıları”. turkoloji.cu.edu.tr

(4)                         Akyazılılar, Nuray. “Bir kitap kurdu, “Hayatım Kitap” derse”. turkcelil.com.

Yorumlar

İlginizi çekebilir

MÜBADELE

MÜBADELE

reklam
reklam
reklam
Tema Tasarım | AnatoliaWeb