DOLAR
Alış:
Satış:
EURO
Alış:
Satış:
GBP
Alış:
Satış:
Konut, Rant ve Siyaset: Üçgenin İçinde Sıkışan Toplum
Türkiye’de konut meselesi artık teknik bir şehircilik konusu olmaktan çıkmış, doğrudan siyasetin ahlaki sınavına dönüşmüştür. Bugün yaşadığımız barınma krizini yalnızca ekonomik dalgalanmalara bağlamak, gerçeğin üzerini örtmekten başka bir anlam taşımamaktadır. Asıl mesele, konutun ihtiyaç olmaktan çıkarılıp rantın ana unsuru hâline getirilmesidir.
Özellikle İstanbul gibi büyükşehirlerde konut, barınma aracı değil; siyasal güç, ekonomik ayrıcalık ve servet transferi mekanizması olarak kullanılmaktadır. Planlama, halkın ihtiyacına göre değil; rantın yönüne göre yapılmaktadır. Bu durum şehirleri yaşanmaz, toplumu ise umutsuz hâle getirmektedir.
Konut üretimi, sosyal devlet anlayışının temel göstergelerinden biridir. Ancak yıllardır sosyal konut politikaları geri plana itilmiş, buna karşılık lüks projeler, rezidanslar ve yatırım amaçlı yapılar teşvik edilmiştir. Sonuç olarak bir yanda boş kalan binlerce konut, diğer yanda kiraya dahi erişemeyen milyonlarca insan vardır. Bu tablo tesadüf değildir; bilinçli bir tercihin sonucudur.
Rant düzeni, siyasetin en konforlu alanlarından biridir. Çünkü rant; denetimsizdir, görünmezdir ve çoğu zaman hesap sorulamaz. İmar kararlarıyla bir gecede zenginleşenler olurken, aynı şehirde yaşayan insanlar barınacak ev bulamamaktadır. Siyaset, bu çelişkiye çözüm üretmek yerine çoğu zaman bu düzenin koruyucusu hâline gelmektedir.
Bugün imarsız alanlar, kaçak yapılar ve düzensiz yerleşimler tartışılıyorsa, bunun nedeni vatandaşın hukuku hiçe sayması değil; devletin planlama sorumluluğunu rant lehine terk etmesidir. Barınma ihtiyacını kendi imkânlarıyla karşılamak zorunda kalan insanları suçlamak, sorumluluğu ters yüz etmektir.
Konut bir yatırım aracı değildir. Konut, insan onuruyla doğrudan ilişkilidir. Bir toplumda insanlar barınamıyorsa, o toplumda adaletten, refahtan ve sosyal barıştan söz edilemez. Bu nedenle konut krizinin çözümü teknik raporlarda değil; siyasi iradenin samimiyetinde aranmalıdır.
Bugün ihtiyaç duyulan şey yeni rant alanları değil; adil planlama, güçlü sosyal konut politikaları ve hesap verebilir bir yönetim anlayışıdır. Konut–rant–siyaset üçgeni kırılmadan, bu ülkede barınma sorununun çözülmesi mümkün değildir.
Bu üçgen kırılmadıkça kaybeden hep toplum, kazanan ise dar bir çıkar çevresi olmaya devam edecektir.
Mehmet Mahmut Yıldız
Şahlanış Partisi Kurucu Genel Başkanı
Yorumlar
Benzer Yazılar
-
Beykoz’da Şiir Rüzgarı: 10. Şiir Akşamı İçin Geri Sayım Başladı
-
Konut, Rant ve Siyaset: Üçgenin İçinde Sıkışan Toplum
-
Köseler davasında süreç bilirkişi raporu aşamasında
-
Beykoz’un Hizmet Çıkarması Kılıçlı Mahallesi’ndeydi
-
TÜM İSLAM ALEMİNE SIRA GELECEK – 2
-
Şok Hizmet Ekipleri Anadolu Feneri Mahallesi’nde Sahaya İndi
-
Beykoz’da Bayram Öncesi Gıda Denetimleri Sıklaştırıldı
-
Beykoz Belediyesi Hentbol Takımı, Mihalıççık’ı 36-34 Mağlup Etti
-
Beykoz Merkez’de Geleneksel Halk İftarı Yoğun Katılımla Gerçekleşti
-
Fatih Ürkmezer Roman Vatandaşlarla İftar Sofrasında Buluştu
-
Burak Özçivit Beykoz’da Gençlerle Buluştu
-
18 MART ÇANAKKALE ZAFERİ ve ŞEHİTLER GÜNÜ