Ana Sayfa Sür Manşet, Yazarlar 26.06.2026 69 Görüntüleme

ŞAHLANIŞ HAREKETİ GENEL BAŞKANI

Çıkmaz Siyasetin Gölgesinde Türkiye ve Artan Toplumsal Kaygılar

Türkiye’nin bugün içinde bulunduğu tabloyu anlamak için bazen televizyon ekranlarına, bazen sosyal medya mecralarına bakmaya bile gerek kalmıyor. Bir çay ocağında, bir esnaf dükkânında ya da dost meclislerinde yapılan sohbetler, ülkenin ruh hâlini bütün çıplaklığıyla ortaya koyuyor.

Kimi vatandaş iktidarı sorumlu tutuyor; kimi tüm faturayı muhalefete kesiyor. Bir başkası ise muhalefet partilerinin iç çekişmelerini, proje üretemeyişini ve dış politikaya dair net bir vizyon ortaya koyamamasını eleştiriyor. Ancak dikkat çeken ortak nokta şu: Herkes konuşuyor ama kimse umutlu değil.

Özellikle sanal alemde, başta Cumhuriyet Halk Partisi olmak üzere muhalefet partilerine yönelik hakaret dili, karşılıklı suçlamalar ve “mutlak butlan” gibi kavramlar üzerinden yürütülen sert tartışmalar, siyasetin seviyesini aşağıya çekmekle kalmıyor; toplumsal güven duygusunu da zedeliyor.

Uzun yıllar aktif siyasetin içinde bulunmuş bir isim olarak ve her şeyden önce bu ülkenin sıradan bir vatandaşı sıfatıyla şunu açıkça ifade etmeliyim:

Bu çıkmazların içinde debelenmek, ülkemizin geleceği adına kaygılarımı her geçen gün artırıyor.

İktidar, eleştirileri çoğu zaman bir tehdit olarak algılamakta; muhalefet ise iktidara karşı olmakla yetinip, ülkeyi yarına taşıyacak somut, inandırıcı ve kapsayıcı projeleri ortaya koymakta zorlanmaktadır. Oysa Türkiye’nin ihtiyacı; sloganlar, kişisel hesaplaşmalar ve sanal alemdeki linç kültürü değil, akıl, vicdan ve ortak gelecek bilincidir.

Bugün gençler gelecek kaygısı yaşıyor, emekliler geçim derdiyle boğuşuyor, esnaf belirsizlikten bunalmış durumda. Buna rağmen siyaset, halkın gerçek sorunlarından uzaklaşıp kendi iç tartışmalarına hapsolmuş görüntüsü veriyor. Bu tablo sürdürülebilir değildir.

Artık şu soruyu sormanın zamanı gelmiştir:

Türkiye’yi bu kısır döngüden kim, nasıl çıkaracak?

Cevap ne yalnızca iktidardadır ne de tek başına muhalefette. Cevap; samimiyette, ahlaklı siyasette, liyakatte ve halkla yeniden bağ kurabilen bir anlayıştadır. Toplumun tamamını kucaklayan, ötekileştirmeyen, eleştiriyi düşmanlık saymayan bir siyaset dili inşa edilmeden bu kaygılar azalmayacaktır.

Bu yazıyı bir serzenişten öte, bir uyarı ve sorumluluk çağrısı olarak kaleme alıyorum. Çünkü bu ülke hepimizin. Ve Türkiye, siyasi çıkarların gölgesinde kaybedilecek kadar sıradan bir ülke değildir.

Mehmet Mahmut Yıldız

Şahlanış Partisi Kurucu Genel Başkanı

Yorumlar

Tema Tasarım | AnatoliaWeb