DOLAR
Alış:
Satış:
EURO
Alış:
Satış:
GBP
Alış:
Satış:
BU DÜZEN BÖYLE GİTMEZ
Türkiye bugün yalnızca ekonomik bir darboğazdan geçmiyor; aynı zamanda derin bir temsil ve güven krizinin içindedir.
Vatandaş, kendisini ne iktidarda ne de muhalefette görmektedir.
Siyasi partiler, ülkeyi yönetmeye talip yapılar olmaktan çok; aday tartışmalarına sıkışmış siyasi kulüpler hâline gelmiştir. Günlerdir, aylardır aynı tartışma sürmektedir: “Kim aday olacak?”
Oysa halkın asıl sorusu şudur: Bu ülke nasıl yönetilecek?
İktidarda bulunan Adalet ve Kalkınma Partisi, uzun yıllardır gücü elinde tutmasına rağmen adalet ve refah üretmekte zorlanmaktadır. Devlet yönetiminde liyakat yerine sadakat anlayışı hâkim olmuş, bu durum toplumsal adalet duygusunu zedelemiştir.
Muhalefet cephesinde ise Cumhuriyet Halk Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi, İYİ Parti ve DEM Parti, toplumun beklentilerine cevap verecek ortak bir gelecek vizyonu ortaya koyamamaktadır.
Ancak sorun yalnızca bu partilerle de sınırlı değildir.
Bugün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kayıtlarında 200’e yakın siyasi parti bulunmaktadır. Ne var ki bu partilerin büyük bir bölümü, toplumla temas kuramayan, sahaya inmeyen, sadece isimden ibaret yapılara dönüşmüştür.
Siyasetin bu denli parçalı ama bir o kadar da etkisiz hâle gelmesi; vatandaşın alternatif arayışını karşılıksız bırakmaktadır.
Çokluk, temsil üretmiyorsa; kalabalık, çözüm getirmiyorsa; bu durum demokrasi için bir zenginlik değil, yapısal bir sorundur.
Gençler gelecek planı yapamıyor.
Emekliler geçinemiyor.
Çiftçi üretimden uzaklaşıyor.
Esnaf ayakta kalma mücadelesi veriyor.
Bu tabloya rağmen siyaset, halkın gerçek gündeminden kopuk bir dil kullanmaya devam ediyor.
Kamuoyu araştırmalarında kararsız seçmen oranının yüzde 20–30 bandında olması, tesadüf değildir. Bu oran; siyasete duyulan güvenin ne denli zedelendiğinin açık göstergesidir.
Kararsız seçmen, ilgisiz değil; ikna olmamıştır.
Bugün seçmen; tutarlı, ahlaklı ve liyakat esaslı bir siyaset arayışındadır.
Kişiler üzerinden değil; ilkeler ve programlar üzerinden konuşan bir siyaset istemektedir.
Bu nedenle açıkça ifade etmek gerekir:
Bu düzen böyle gitmez.
Türkiye, korku diliyle değil; adaletle yönetilmelidir.
Sadakatle değil; liyakatle ayağa kalkar.
Siyaset, toplumu ayrıştırmak için değil; birleştirmek için yapılmalıdır.
Aksi hâlde kararsızlık büyür, güven azalır ve sorunlar derinleşir.
Mehmet Mahmut Yıldız
Şahlanış Partisi Kurucu Genel Başkanı
Yorumlar
Benzer Yazılar
-
Beykoz’da Başsavcılık Görevine Yeni İsim
-
Beykoz’da İhtiyaç Sahiplerine 9,2 Milyon TL’lik Sosyal Destek
-
Alaattin Köseler’in tutukluluk halinin devamına hükmedildi
-
BU DÜZEN BÖYLE GİTMEZ
-
Beykoz’da Kurumlar Arası İş Birliği Masaya Yatırıldı
-
Beykoz Metrosu İçin Ankara’da Kritik Zirve
-
Ramazan Beykoz’da Bir Başka Güzel
-
CHP Kadın Kolları’ndan Beykoz’da “Gerçekleri Bilmeye Hakkınız Var” Çalışması
-
MHP Beykoz’dan Kanlıca Spor’a Destek Ziyareti
-
Beykoz Belediyesi’nde Neler Oluyor? Başkan Yardımcısı İstifa Etti
-
Beykoz Kulüpler Birliği’nden İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’ne Ziyaret
-
Hızlı Çözüm, Yerinde Hizmet: Şok Hizmet Poyraz’da