DOLAR
Alış:
Satış:
EURO
Alış:
Satış:
GBP
Alış:
Satış:
DEMOKRASİ ve ATATÜRK SEVGİSİNİ İLKOKULDA ÖĞRENDİM
Çok güzel atasözlerimiz var, bunlardan birisi de “Fidan yaş iken eğilir”. Bu çok doğrudur, insanlar küçük yaşta daha kolay eğitilir. Örnek olsun diye size ilkokul yıllarımda iken öğrendiklerimi, eğitim ve öğretim kadrolarımızın değerli öğretmenlerini anlatacağım. Bununla birlikte, o yılların eğitim ve öğretim program ve müfredatından da bahsetmek istiyorum.
68 yıl önce, 1958-1959 öğretim yılında Balıkesir İli, Balya İlçesi’nin Kayalar Köyü İlkokulunda dördüncü sınıf öğrencisiydim. Dördüncü sınıfta sadece okuma kitabı değil, tüm derslerin ayrı ayrı kitapları olurdu. Hepsi Köy Enstitüsü mezunu olan öğretmenlerimiz; Türkçe ve Dil Bilgisinden… Matematiğe, Tarım, Ziraat ve Hayvancılık ile Müzik ve Resim dâhil her konuda büyük bir bilgi birikimine ve donanıma sahiptiler. Hayat Bilgisi derslerimizde Fizik ve Kimya öğrenirdik.
Tarih ve Coğrafya derslerinde sadece ders kitaplarını değil, Atlas ve Dünya Küresi üzerindeki tüm yazıları okur ve ezberlerdik. Kıtaları, denizleri, göl ve akarsular ile okyanusları, büyük boğazları, dağları, devletlerin adını ve başkentleri ile bayrak renk ve şekilleri dâhil tüm bilgileri okur, bilir ve ezberlerdik. Dilsiz Türkiye Haritasını hiç bakmadan çizer ve haritayı dillendirirdik.
Şimdi kaldırılmış bir metot olsa da; Türkçe ve Dilbilgisi derslerinde harf, hece, kelime den cümleye okuma ve yazma öğrenirken, el yazısı ile güzel yazı yazmasını da öğrenirdik. Dolma kalem, divit ve mürekkep hokkası kullanırdık. Zamanlara göre fiil çekim cetvelini ezbere tekrar etme becerisini de kazanırdık.
Resim ve Elişi derslerinde düzlem, uzay ve üç boyutlu, perspektif resim ve objeler yapmasını da öğrendik. Tarım Bilgisi derslerinde, toprağı ekip-biçmesini, çapalama, gübreleme ve sulama usul ve esaslarını öğrendik. Şimdi bu anlattıklarımı çocuklarımızın öğrenebilmesi için, onları devlet okulları yerine özel ve ücretli okul ve kurslara gönderiyorlar. Eğitim ve öğretimde, özel ve paralı okul diye bir şey yoktu. Köylerde değil, şehir ve kasabalarda bile, en zengininden en fakirine kadar herkesin çocuğu aynı devlet okuluna gider, yan yana ve dirsek dirseğe öğretim görürlerdi.
Yurttaşlık Bilgisi ve Aile Bilgisi derslerinde Demokrasi ve Cumhuriyet nedir, vatandaşın görevleri nelerdir… Tüm bu konuları öğrenirdik. Öğretmenimiz krallık ve padişahlığı anlatırken, bir kişinin ağzından çıkan emirler kanun olur, astığı astık, kestiği kestik olur derdi. Ama Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet Halkın kendi kendisini idare etmesidir derken yüzümüz güler ve gözlerimiz parlardı.
Öğretmenimiz; çocuklar demokrasinin çok güzel nimetleri vardır. Ne krallık, ne padişahlık, ne de sultanlık idaresi milletimize yaramaz ve yakışmaz. Bunların hepsi monarşidir. Türk milleti hürriyeti sever, tarihin her döneminde hür ve müstakil yaşamıştır, asla esareti ve köleliği kabul etmez derdi. Bu sözler hala kulaklarımda çınlıyor.
…Her sabah sıra olup, hep bir ağızdan ANDIMIZ’ı okuduğumuz günleri unutamıyorum. Cumartesi günleri öğleyin ve Pazartesi günleri sabahleyin BAYRAK törenlerinde en yüksek sesimiz ile okuduğumuz İSTİKLAL MARŞI’mızı ve BAYRAĞIMIZ’ı selamladığımız günleri de unutamıyorum.
Her 10 Kasım geldiğinde, saat dokuzu beş geçe, Atamız’ı nasıl andığımızı, yerli malı haftasının evlerimizden getirdiğimiz ürünlerle zenginleştirilmesini ve bu ürünlerin öğrencilerimize ikram edilmesini unutamıyorum. Sosyal kol başkanlıklarımız vardı. Ben KIZILAY ya da YEŞİLAY koluna girerdim. TEMİZLİK ve İLK YARDIM kolu ile YANGIN kolundaki arkadaşlarımıza da yardım ederdim.
29 EKİM Cumhuriyet Bayramını, 23 NİSAN Ulusal Egemenlik ve çocuk Bayramı ile 1 MAYIS Bahar Bayramını, 19 MAYIS Gençlik ve Spor Bayramını ve tüm bu bayramlarda uygun adım ve asker gibi yürüdüğümüzü, ezbere okuduğumuz, duygu dolu şiirleri unutamıyorum.
Yazın okullarımız tatil olduğu için halkımızın Cumhuriyet Meydanında törenlerle kutladığı 30 AĞUSTOS Zafer Bayramını ve fener alaylarını da unutamıyorum. Her yıl 23 NİSAN’da anne ve babalarımızın da severek seyrettiği Okul Müsamerelerini hiç unutmuyorum. İki yıl üst üste bu piyeslerde ben de rol almıştım. Rolümü ve rol arkadaşlarımı dün gibi hatırlıyorum.
Öğretmenimiz; Atatürk Devrim ve İnkılâpları ile kadınlarımıza seçme ve seçilme hakkı vermiştir. İmam nikâhı yerine medeni nikâh getirmiştir. Arapça yerine yeni Türk alfabesini kabul etmiştir. …diye sayardı. Herkesin kanun önünde eşit haklara sahip olduğunu, mecelle denilen dini kanunları kaldırıp modern hukuka uygun, anayasa ve yasalar getirdiğini sıralıyor ve onun yaptığı ve getirdiği yenilikleri saymakla bitiremiyordu…
Unutmadan yazıyorum. Köydeki Anaların; askerdeki oğlundan gelen mektupları, biz okurduk ve onların ağzından oğullarına mektubu yine biz yazıyorduk. Kayalar köyü ilkokulunun öğrenci sayısı 140-150 kadar olurdu. Okulda en az üç-dört öğretmenimiz olurdu. 2010’lu yıllara geldiğimizde öğrenci sayısının 20’lere düşmesi sebep gösterilerek okulumuz kapatılmıştır. Bir öğretmenimiz de olsa yeterdi diye düşünüyorum ve okulumuzun kapanmış olmasına çok çok üzülüyorum.
Atatürk; Türk Milleti Çalışkandır, Türk Milleti Zekidir ve gelecekte muasır medeniyetler seviyesinin de üzerine çıkacaktır diye bize hedef göstermiştir. Bize düşmanlardan temizlenmiş ve arınmış bir VATAN ile okumamızı emrettiği bir NUTUK armağan etmiştir. Hepsinden önemlisi; Atatürk bu cennet Vatanı ve kurduğu Cumhuriyeti koruma görevini “ EY! TÜRK GENÇLİĞİ diye başlayan GENÇLİĞE HİTABESİ” ile Türk Gençliğine Vermiş ve İstiklal ve Cumhuriyetimizi Bize Emanet etmiştir. Millet olarak hepimiz Atatürk’ün emaneti olan Vatan ve Cumhuriyetimizi korumakla görevliyiz. Hepimiz Mustafa Kemal’in Askerleriyiz.
Demokrasi ve Atatürk Sevgisi konulu bu yazımı paylaşırken düşüncelerimi de aktarıyorum. Altmış-Yetmiş yıl öncesinin Türkiye’sinde, daha ilkokulda iken bize öğretilenler, acaba bu günlerde de Türk çocuklarına öğretilmekte midir? Atatürk’e ve Atatürk İlke ve İnkılâplarına bağlılık daha ilkokul sıralarında iken çocuklarımıza aşılanabilmekte midir?
Sarı saçlı ve mavi gözlü, Gazi ve Mareşal Mustafa Kemal Atatürk’ün fotoğrafını ve O’nun heykelini, Al Bayrağımızla birlikte İlk kez ilkokulda gördüm ve öğrendim. Ona saygı duydum ve selamladım. Andımızı ve İstiklal Marşımızı ilk olarak ilkokulda duydum, söyledim, okudum ve ezberledim.
Çarpım cetvelini okula gitmeden önce öğrenmiştim. Tarih kitaplarımızın krolonoji sayfasını da ilkokuldaki tarih derslerimizde okudum ve ezberledim. Daha neler neler öğrendiğimi, ilkokul yıllarımı ve çocukluğumu sizlerle paylaştığım bu sayfalara sığdıramadım…
Köy Enstitüsü mezunu öğretmenlerimizin şimdiki akademisyenler seviyesinde bir bilgi birikimine ve donanımına sahip oldukları ve onların değerleri halkımızca daha iyi anlaşılmış mıdır? diyorum.
O dönemlerde ve daha sonraki yıllarda İlk Okul, Orta Okul ve Liselerin son sınıflarından mezun olurken yapılan bitirme sınavları niçin kaldırılmıştır. Bizler bitirme sınavından da başarı ile geçince diploma almaya hak kazanırdık. Çünkü İlk Okul ve Orta Okuldan ve hatta Liselerden diploma ile mezun olanlar da hemen hayata atılırlardı…
Atatürk’e, Atatürk İlke ve İnkılâplarına sımsıkı sarılalım, Atatürk’ün gösterdiği yoldan ayrılmayalım. Demokrasiden ve Cumhuriyetimizin nimetlerinden asla vazgeçmeyelim. Vatanımızı koruduğumuz gibi, hak ve hürriyetlerimizi de koruyalım. Atatürk’ün gençliğe hitabesini asla unutmayalım.
Mustafa Kemal’in Askerleriyiz, Ne Mutlu Türküm Diyene sözlerini asla unutmayalım ve devamlı tekrarlayalım. Sağlıcakla kalın.
01.ŞUBAT.2026
Muharrem KAYNAK
Yorumlar
Benzer Yazılar
-
Beykoz’da Pazartesi Günü İçin Kuvvetli Yağış Uyarısı
-
Kanlıcaspor Karacahmet Deplasmanından Altın Değerinde Puanla Döndü
-
Kavacıkspor Soğuk ve Yağmur Altında Kazandı Göktürk Deplasmanında 3-2
-
UKOME Kararıyla Beykoz’da 1.227 Elektrikli Skuter Kullanımına İzin Çıktı
-
Beykoz İlçe Emniyet Müdürü Uğur Kurak Yeni Görevine Uğurlandı
-
Beykoz Belediye Başkan Vekili Gürzel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la Törende Buluştu
-
Bizim Mahalle, Güçlü Toplum Projesi Beykoz’da Planlandı
-
Çavuşbaşıspor U16 Türkiye Şampiyonası Finallerinde
-
Beykoz’da Çevre Seferberliği: “Sıfır Atık” Hedefine Dev Hibe Desteği
-
CHP Beykoz’dan Meydan’da Esnaf Ziyareti: “Geçim Derdi Büyüyor”
-
MÜBADELE
-
Beykoz’da Çevreyi Koruyacak Dev Adım Riva Atık Su Tüneli Projesi Sürüyor