Ana Sayfa Sür Manşet, Yazarlar 23.12.2025 670 Görüntüleme
Mehmet Mahmut YILDIZ

ŞAHLANIŞ HAREKETİ GENEL BAŞKANI

ETNİK SORUN SÖYLEMİ VE TÜRKİYE’NİN GÖRMEZDEN GELİNEN GERÇEK SORUNLARI

Türkiye’de yıllardır tekrar edilen bir söylem var: “Etnik sorun.” Bu kavram, neredeyse her siyasal kriz döneminde yeniden ısıtılarak kamuoyunun önüne sürülüyor. Oysa bu söylemi sorguladığımızda karşımıza şu gerçek çıkıyor: Türkiye’nin temel meselesi etnik kimlikler değil, adalet, hukuk, liyakat, yoksulluk ve yönetim zaafıdır. Etnik sorun iddiası, çoğu zaman bu yapısal sorunların üzerini örten bir sis perdesi işlevi görmektedir.
Etnik Kimlikler Sorun Değil, Siyasetin Malzemesi
Bu topraklarda Türk’ü, Kürt’ü, Arap’ı, Laz’ı, Çerkes’i yüzyıllardır aynı kaderi paylaşmıştır. Aynı mahallede yoksullaşmış, aynı tarlada çalışmış, aynı cephede şehit vermiştir. Eğer ortada bir sorun varsa bu, etnik kimliklerin kendisinden değil; kimlikler üzerinden siyaset üretilmesinden kaynaklanmaktadır.
Etnik sorun söylemi, milletin ortak acılarını ve taleplerini bölerek etkisizleştirmenin kolay yoludur. İşsizlikten bunalan gence, geçinemeyen emekliye, adalet arayan vatandaşa çözüm üretmek yerine; mesele etnik başlıklara indirgenerek gerçek sorumlular görünmez kılınmaktadır.
Gerçek Sorun: Adalet ve Hukuk Krizi
Türkiye’de bugün bir Kürt’ün, bir Türk’ün ya da bir başka kimliğe mensup vatandaşın ortak sorunu vardır: adalete güvenin sarsılması. Hukukun kişilere, makamlara ve siyasi yakınlıklara göre işlediği algısı, toplumun her kesimini derinden yaralamaktadır.
Adaletin olmadığı yerde etnik kimlikler konuşulur; çünkü adalet, ortak paydadır. Ortak payda yoksa ayrışma derinleşir. Sorunun kaynağı kimlikler değil, hukukun zayıflatılmasıdır.
Ekonomik Çöküş ve Yoksulluk Gerçeği
Bugün pazara çıkan bir vatandaşın derdi etnik kimliği değil; filesinin boş kalmasıdır. Asgari ücretlinin, çiftçinin, esnafın yaşadığı yoksulluk; Türk olduğu için ya da Kürt olduğu için değildir. Yanlış ekonomi politikaları, üretimsizlik ve adaletsiz paylaşım yüzündendir.
Ancak ekonomik başarısızlıklar konuşulmasın diye gündem sürekli kimlik tartışmalarıyla meşgul edilmektedir. Çünkü yoksulluk konuşulursa hesap sorulur; etnik mesele konuşulursa toplum bölünür.
Siyasete Açık Çağrı
Buradan iktidara da muhalefete de açıkça sesleniyorum:
Türkiye’nin sorunu etnik değil, sistemiktir. Sorun; adaletsiz yönetim anlayışında, liyakatsiz kadrolarda ve halktan kopuk siyasettedir. Etnik sorun söylemiyle toplumu oyalamak, bu ülkeye yapılabilecek en büyük kötülüktür.
Bu milletin ihtiyacı yeni kimlik tartışmaları değil; temiz siyaset, adil düzen ve onurlu yaşamdır.
Sonuç
Türkiye, etnik çatışmalar ülkesi değildir. Türkiye, sorunlarını yanlış teşhis eden bir siyasal aklın mağdurudur. Gerçeklerle yüzleşmeden, sorunun adını doğru koymadan çözüm üretilemez.
Etnik sorun söylemiyle değil; adaletle, hukukla ve vicdanla konuştuğumuz gün bu ülke rahatlayacaktır.
Siyasetçi yazar
Mehmet Mahmut Yıldız

Yorumlar

İlginizi çekebilir

İZMİR DESTANI

İZMİR DESTANI

Tema Tasarım | AnatoliaWeb