DOLAR
Alış:
Satış:
EURO
Alış:
Satış:
GBP
Alış:
Satış:
Misilleme Zihniyeti Devletleri Yıkar, Hoşgörü Zihniyeti Milletleri İnşa Eder
Devletlerin yükselişi de çöküşü de çoğu zaman aynı yerden başlar: Zihniyetin yönünden…
Tarihin bize öğrettiği en temel gerçeklerden biridir bu. Misilleme, öfke ve intikam üzerine kurulu bir devlet aklı, kısa vadede güçlü görünse de uzun vadede hem kurumları hem de toplumun vicdanını çürüterek çöküşün kapısını aralar. Buna karşılık hoşgörü, adalet ve sağduyu üzerine kurulu bir anlayış ise milletleri derinlemesine birleştirir; yarınlara taşıyan en sağlam temeli oluşturur.
Bugün ülkemizde, özellikle siyaset kurumunda, hoşgörü zihniyetinin giderek zayıfladığını görmekteyiz. Oysa siyaset, milletin yükünü hafifleten bir mekanizma olmak zorundayken; giderek bir hesaplaşma arenasına dönüştürülüyor. Birbirini dinlemeyen, anlamak için çaba göstermeyen, her eleştiriyi düşmanlık, her tartışmayı savaş ilanı gibi gören bir üslup toplumsal barışımızı zedeliyor.
Bir ülke, farklı düşüncelerin birlikte yaşayabilme iradesiyle büyür. Millet olmanın sırrı da tam burada yatar: Aynı düşünmekte değil; farklılıkları birlikte taşıyabilme erdeminde…
Ne yazık ki bugün bürokrasi dilinden siyasete, sosyal medyadan yerel yönetime kadar birçok alanda “misilleme refleksi” sıradan bir alışkanlığa dönüşmüş durumdadır. Bir yanlışın karşısına daha büyük bir yanlışla çıkmak adalet değildir. Bir eleştiriye hakaretle karşılık vermek güç değildir. Bir ayrılığı daha derin ayrılıkla büyütmek yönetmek değildir.
Hoşgörü, zayıflığın değil bilakis en yüksek otoritenin göstergesidir.
Devlet adamlığı da siyasetin ustalığı da buradan başlar. Çünkü hoşgörü, yalnızca bir davranış biçimi değil; milletin ruhunu bir arada tutan stratejik bir unsurdur.
Bugün Türkiye; ekonomik zorluklarla, güvenlik tehditleriyle, göç baskısıyla, toplumsal gerilimlerle karşı karşıya iken, her zamankinden daha fazla birleştirici bir dile ihtiyaç duymaktadır. Zira toplumun sinir uçları gereğinden fazla yorulmuştur. Siyasetin dili ateşli oldukça millet soğumakta; siyaset nefret ürettikçe toplumda kardeşlik duygusu zayıflamaktadır.
Buradan açık bir çağrıda bulunmak isterim:
Siyasetin tüm aktörleri, sivil toplum kuruluşları, kamu makamları ve kanaat önderleri; misilleme dilini terk ederek hoşgörüye, müzakereye, adil ve sakin bir devlet aklına dönmelidir. Çünkü bir ülkeyi ayakta tutan şey; makamların gücü değil, toplumun birbirine duyduğu güven ve saygıdır.
Unutmayalım ki;
Misilleme zihniyeti devletleri yıkar.
Hoşgörü zihniyeti milletleri inşa eder.
Bizler bu milleti ayrıştırmak için değil; ortak geleceğini kurmak için varız.
Bu sorumluluk hem tarihi hem insani bir görevdir.
Mehmet Mahmut Yıldız
Siyasetçi, Şahlanış Partisi Kurucu Genel Başkanı
Yorumlar
Benzer Yazılar
-
CHP Beykoz’dan Meydan’da Esnaf Ziyareti: “Geçim Derdi Büyüyor”
-
MÜBADELE
-
Beykoz’da Çevreyi Koruyacak Dev Adım Riva Atık Su Tüneli Projesi Sürüyor
-
Kavacıkspor’da Yeniden Hedefe Odaklanma “Pese Etmeye Niyetimiz Yok”
-
Çavuşbaşıspor Kar Yağışıyla Yarım Kalan Maçta Rasathanespor’la 2-2 Berabere Kaldı
-
Beykoz’da 3 Günlük Planlı Elektrik Kesintisi Etkilenecek Mahalle ve Sokaklar Açıklandı
-
Çavuşbaşıspor U18’den Net Galibiyet Gümüşsuyuspor’u 3-0 Geçti
-
Paşabahçe U18’den Gol Şov, U19’da Hayal Kırıklığı
-
Beykoz Anadolu’da Disiplin Fırtınası: Başkan Zeki Aksu ve Yöneticiler PFDK’ya Sevk Edildi
-
Beykoz Kulüpler Birliği’nden Yerel Medyaya Anlamlı Buluşma
-
Beykoz Belediyesi İmar Bilgilendirme Toplantısını Paşamandıra’da Gerçekleştirdi
-
Geleneksel Beykoz Balık Festivali Sahilde Coşkuya Sahne Olacak