reklam
Ana Sayfa Ekonomi, Siyaset, son dakika, Sür Manşet 3 Ekim 2019 61 Görüntüleme

CHP Milletvekillerinin Thomas Cook raporu

CHP Milletvekilleri dünyanın önde gelen turizm şirketlerinden biri olan Thomas Cook'un iflasının açıklanmasının ardından üç kişilik bir komisyon kurmuştu.

CHP Milletvekilleri dünyanın önde gelen turizm şirketlerinden biri olan Thomas Cook’un iflasının açıklanmasının ardından üç kişilik bir komisyon kurmuştu.

İstanbul Milletvekili M. Akif Hamzaçebi, Aydın Milletvekili Bülent Tezcan ve Antalya Milletvekili Çetin Osman Budak’tan oluşan üç kişilik komisyon çalışmalarını tamamlayarak hazırladıkları raporu bir basın açıklaması yayınlayarak kamuoyu ile paylaştı.

Turizm İstişare Kurulu iflas eden İngiliz turizm devi Thomas Cook’un Türk turizm sektörüne 350 milyon euro’nun üzerinde borcu olduğunu açıkladı.CHP Milletvekillerinin yaptıkları basın açıklamasında şu iadelere yer verildi:

BASIN AÇIKLAMASI

Bilindiği üzere Cumhuriyet Halk Partisi, dünyanın önde gelen turizm şirketlerinden biri olan Thomas Cook’un iflasının açıklanmasının ardından İstanbul Milletvekili M. Akif Hamzaçebi, Aydın Milletvekili Bülent Tezcan ve Antalya Milletvekili Çetin Osman Budak’tan oluşan üç kişilik bir komisyon kurmuştu. Komisyon, İngiltere merkezli, Almanya, Belçika, Hollanda, Polonya, İskandinav ülkeleri gibi birçok ülkede şirketleri ve iştirakleri olan; aralarında Türkiye’nin de olduğu birçok ülke için tur operatörlüğü / turizm taşımacılığı yapan ve iflasıyla birlikte faaliyette bulunduğu ülkelerin tamamını etkileme potansiyeli olan Thomas Cook Şirketi’nin iflasının Türkiye’de turizm sektörü ve ekonomide yaratacağı etkilerin araştırılması ve alınması gereken önlemlerin tespiti amacıyla hazırlamış olduğu raporunu tamamladı.

Şirketin iflasıyla birlikte meydana gelecek potansiyel ekonomik kaybın ve bu sürecin en az zararla atlatılması için alınacak önlemlerin belirlenmesi için titiz bir araştırma süreci geçiren heyetin sektör temsilcileriyle de görüşerek hazırladığı raporun sonunda 11 maddelik bir öneri paketi yer alıyor. Aynı zamanda Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığıyla de paylaşılan raporda Türkiye’deki turizm işletmelerinin Thomas Cook şirketinden olan alacaklarının takibinin yapılması, alacaklı işletmelerin yaşaması muhtemel mali ve vergisel sorunların aşılması, sektörün işletme sermayesi ihtiyacının desteklenmesi ve sektörün geleceğine ilişkin endişelerin giderilmesi bakımından atılması gereken adımlara ayrıntılarıyla değiniliyor.

11 maddelik öneri paketi aşağıdaki gibi olan raporun tümü ekte sunulmaktadır.

ÖNERİLER

  1. Alacakların İngiltere’deki iflas masasına kaydı ve tasfiye işlemlerinin takibinin sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi için;
  • Thomas Cook şirketinin tasfiye sürecini yakından takip ederek Türkiye’deki alacaklı turizm işletmelerini bilgilendirmek, işletmelerin karşılaşmaları muhtemel mali ve hukuki sorunlar konusunda çözüm üretmek üzere Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde süratle bir Koordinasyon ve Danışma Merkezi kurulmalıdır.
  • Thomas Cook şirketi ile çalışan işletmelerin bulunduğu İstanbul, Antalya, Aydın, Muğla, İzmir ve ilgili diğer illerin Kültür ve Turizm İl Müdürlüklerinde, mahalli ticaret odaları ve sektör ile koordineli çalışarak konuya ilişkin süreçte gerekli bilgilendirmeleri yapmak ve alacaklı işletmelere yardımcı olmak üzere İrtibat Birimleri oluşturulmalıdır.
  1. Alacaklı turizm işletmelerimizin mağdur olmalarının önlenmesi ve ülkemizin ekonomik çıkarlarının korunması bakımından tasfiye sürecindeki işlemlerin Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından uluslararası tecrübeye sahip konunun uzmanı firmalardan hizmet satın alınmak suretiyle takibinin sağlanması uygun olacaktır.
  2. Şirketin Türkiye’deki varlığının dava ve icra yoluyla takibi konusunda yapılması gereken, İngiltere’den olan alacaklar için alacağın İngiliz Devletinin duyurduğu web sitesi üzerinden iflas masasına kaydedilmesidir. Diğer ülkelerdeki iflaslar da takip edilerek turizm işletmeleri bilgilendirilmelidir. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı buna öncülük etmelidir.
  3. Thomas Cook Şirketi için İngiltere Yüksek Mahkemesi kararıyla tasfiye süreci başladığına göre, turizm işletmeleri ayrıca dava ve icra yoluna başvurma şartı aranmaksızın İngiliz Devletinin (BK) oluşturduğu web sayfası üzerinden yaptıkları başvuruyu esas alarak şüpheli alacak karşılığı ayırabilmeli ve kayıtlara gider olarak intikal ettirebilmelidirler. İflasın açıklandığı Eylül ayını da kapsayan 3. Geçici Vergi dönemi bakımından şüpheli alacak karşılığı ayrılması ve gider kaydı işlemlerinin en geç 30 Eylül 2019 tarihi itibarıyla yapılması gerekir. Bunun için Hazine ve Maliye Bakanlığınca çıkarılacak bir Genel Tebliğ’e ihtiyaç vardır. Bu Genel Tebliğde diğer ülkelerdeki Thomas Cook şirketlerinin iflası ile ilgili olarak izlenecek yol konusunda gerekli açıklamalara da yer verilmelidir.

Faturaya konu olan KDV dâhil tutar üzerinden şüpheli alacak karşılığı ayrılmak suretiyle Thomas Cook şirketinden olan alacakların gelir hesaplarından düşülmesi ve böylece gelir ve kurumlar vergileri ile geçici verginin ertelenmesi sağlanmış olacaktır.

  1. Hazine ve Maliye Bakanlığınca Vergi Usul Kanununun “Mühlet Verme” başlıklı 17. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak beyanname verme ve ödeme süreleri;
  • 26 Ekim 2019 tarihine kadar beyannamesi verilerek ödenmesi gereken Eylül-2019 dönemi KDV için 25 Kasım 2019 tarihine,
  • 17 Kasım 2019 tarihine kadar beyannamesi verilerek ödenmesi gereken (Temmuz-Ağustos-Eylül) dönemi Geçici Vergi için de 3 Ocak 2020 tarihine kadar uzatılmalıdır.

Bu süreler de yeterli olmayabilir. Ancak Vergi Usul Kanununun 17. maddesi kanuni sürenin bir katı kadar süre verilebileceğini düzenlemektedir. Bu nedenle Vergi Usul Kanununa eklenecek bir geçici madde ile sürenin daha fazla uzatılabilmesi için yetki alınarak ihtiyaç duyulması halinde süre uzatımına gidilmelidir.

  1. 7183 sayılı Kanuna eklenecek geçici bir maddeyle işletmelerin, Thomas Cook şirketinden olan alacakları tahsil edilinceye kadar ya da en azından bir yıl süreyle turizm payından muaf tutulmaları sağlanmalıdır. Bunun için 7183 sayılı Kanunda süratle değişikliğe gidilmelidir.
  2. 7183 sayılı Kanunla kurulan Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı, Kanunun 4/d maddesi[1] kapsamında turizmin ülke ekonomisindeki payının artırılması amacıyla turizm işletmelerine destek ve kaynak sağlayabilmektedir. Ajansın faaliyetlerinin finansmanında kullanılmak üzere ihdas edilen Turizm Payı Kasım ayında ödenmeye başlanacaktır. Bu kapsamda Fondan Thomas Cook mağduru işletmelere destek sağlanarak rahatlatılmaları uygun olacaktır. Fonun bu konuda henüz yeterli bir kaynağı olmayabileceğinden bankalardan kredi alabilir. Fon bu işletmelere sağlayacağı desteğin bir bölümünü hibe olarak vermelidir.
  3. Sektöre 1 yılı ödemesiz 3 yıl vadeli ve düşük faizli olarak banka kredisi verilmesi sağlanmalıdır. Teminat problemi Kredi Garanti Fonu ve Ajans üzerinden çözülmelidir.
  4. İflasın yurt dışında olması, İngiltere’de başlayan iflas sürecinin diğer ülkelerdeki şirketlere de sirayet etmesi, alacak takibi açısından, çoğu küçük ve orta boy olan turizm işletmelerini oldukça zorlayacaktır. Bu nedenle işletmelerin Thomas Cook’tan olan alacaklarının kendilerine ödenmek üzere Ajans tarafından devralınarak (turizm işletmeleri tarafından Ajansa temlik edilerek) iflas sürecindeki takibin tek elden yapılması uygun olacaktır.
  5. Gelecekte yaşanması muhtemel benzer olaylar nedeniyle turizm işletmelerinin zor durumda kalmasını önlemek amacıyla, işletmelere herhangi bir prim yükü getirmemek kaydıyla Ajansın kaynakları kullanılmak suretiyle Turizm Sektörü Alacak Sigorta Sistemi kurulmalıdır.
  6. İflastan turizm sektörünün en az şekilde etkilenmesinin sağlanması amacıyla Thomas Cook’un tasfiyesi nedeniyle boşalacak kapasitenin doldurulması için Kültür ve Turizm Bakanlığınca yurt içi tur operatör ve havayolları ile başta İngiltere olmak üzere turist potansiyeli bulunan tüm ülkelerin önde gelen tur operatörleri ve havayolu şirketleri nezdinde girişimlerde bulunulmalıdır.

Saygılarımızla.

M. Akif HAMZAÇEBİ

İstanbul Milletvekili

Bülent TEZCAN

Aydın Milletvekili

Çetin Osman BUDAK

Antalya Milletvekili

 

[1] “d) Turizmin ülke ekonomisindeki payının artırılması amacıyla bu Kanunda belirtilen amaçları gerçekleştirmek üzere diğer her türlü faaliyet, iş ve işlemleri yapabilir, destek ve kaynak sağlayabilir.”

THOMAS COOK RAPORU

  1. THOMAS COOK ŞİRKETİ VE İFLAS SÜRECİ HAKKINDA GENEL BİLGİ
    • Şirket Hakkında Genel Bilgi

THOMAS COOK, İngiltere merkezli bir tur operatörü şirketi olup faaliyeti sadece İngiltere ile sınırlı değildir. Bu şirketin Almanya, Belçika, Hollanda, Polonya, İskandinav ülkeleri gibi çeşitli ülkelerde o devletin yasalarına göre kurduğu çeşitli şirketleri / iştirakleri de bulunmaktadır.

2018 yılı Faaliyet Raporuna göre Thomas Cook’un

  1. Türkiye’de 29 oteli işlettiği (işletme yöntemi bilinmemektedir)
  2. 2018 yılında 620 bini Almanya’dan, 435 bini İngiltere’den, 100 bini de diğer ülkelerden olmak üzere Türkiye’ye 1.155.000 turist taşıdığı ve Türkiye gelirlerinin 347 milyon sterlin olduğu
  3. Türkiye faaliyetlerinin Muğla’da Marmaris, İçmeler, Bodrum, Turunç, Fethiye, Aydın’da Didim, Kuşadası, Antalya’da Manavgat, Side ve Alanya’da yoğunlaştığı anlaşılmaktadır.

Şirketin bazı ülkelerdeki farklı ortaklık / iştirak yapıları nedeniyle şirketin Türkiye’ye getirdiği turist sayısının 2 milyon düzeylerinde olduğu da tahmin edilmektedir. Önümüzdeki döneme ilişkin uçuş / koltuk planlaması Şirket hakkında daha iyi bir fikir verecektir. Thomas Cook Kasım 2019 ile Ağustos 2020 tarihleri arasında çeşitli ülkeler için İngiltere’den toplam 8.609.553 koltukluk uçuş planlamıştı. Türkiye, Şirketin en çok koltuk planladığı ülkeler arasında İngiltere ve İspanya’dan sonra üçüncü sırada bulunuyordu. Planlama ülkeler itibarıyla şöyleydi:

İngiltere         4.295.350 koltuk

İspanya         1.230.962 koltuk

Türkiye             950.230 koltuk

Yunanistan     609.189 koltuk

ABD                  384.387 koltuk

Tunus                           168.569 koltuk

Thomas Cook’un yaklaşık 16 ülkeden Türkiye’ye turist getirdiği ve turist sayısının yüksek seviyelerinde olduğu dikkate alındığında şirketin sektördeki boyutları daha iyi anlaşılacaktır. Bu durum, sorunun sadece Türkiye’deki otellerin Thomas Cook’tan olan alacaklarının tahsil edilmesiyle sınırlı olmadığını, önlem alınmaz ise sektörün önümüzdeki dönemde de koltuk / turist / gelir kaybı yaşayacağını göstermektedir.

  • İflas Süreci

Thomas Cook, yaşadığı ekonomik zorluklar nedeniyle 23 Eylül 2019 tarihinde faaliyetlerini durdurma kararı alarak İngiltere Yüksek Mahkemesine iflas başvurusu yapmış ve başvuru mahkeme tarafından aynı gün onaylanarak şirkete tasfiye memuru atanmıştır. Takip eden süreçte Thomas Cook’un Belçika ve Hollanda’daki şirketleri/iştirakleri de 30 Eylül 2019 tarihinde iflaslarını açıklamışlardır. Şirketin Almanya iştiraki olan Thomas Cook GmbH ise 25 Eylül 2019 tarihinde iflasını talep etmiştir. Şirketin İsviçre, Avusturya ve Polonya pazarlarında da iflasını açıkladığı bilgisi kamuoyuna yansımıştır.

Şirketin iflasının Türkiye’deki işletmelerde yaratacağı ekonomik kaybın boyutu hakkında henüz kesin bir rakam ortaya konulamamıştır. Ortada sadece bir takım tahminler vardır. Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO) Başkanı Ahmet Boztaş, Thomas Cook’un iflasının ardından, Manavgat- Side turizm işletmelerinin zararının 150 milyon Avro (930 milyon TL) civarında olduğunu düşündüklerini ve yıllık hasılatın yüzde 75’inin kaybedildiğini açıklamıştır. Turizm İstişare Kurulu (TİK) ise Thomas Cook’un ağırlıklı olarak tur operatörlerinin başta konaklama olmak üzere tedarikçilerle doğrudan sözleşme ve fatura ilişkisi kurarak çalışması nedeniyle Türk turizm sektörüne 350 milyon Avro’nun üzerinde borcu olduğunun tahmin edildiğini açıklamıştır. Kültür ve Turizm Bakanı ise rakamın 150 milyon Avro seviyelerinde olduğunu ifade etmiştir.

Bu boyuttaki bir iflasın Türkiye’deki turizm işletmelerini finansal açıdan büyük zorluklarla karşı karşıya bırakacağı açıktır.

  1. THOMAS COOK’UN İFLASIYLA BİRLİKTE ORTAYA ÇIKAN SORUNLAR

Thomas Cook’un iflasıyla birlikte ortaya çıkan sorunları üç başlıkta toplayabiliriz.

  1. İflas tarihi itibarıyla Türkiye’de bulunan turistlerin ülkelerine dönüşü ve konaklama ücretlerinin ödenmesi,
  2. Türkiye’deki oteller tarafından Thomas Cook’a kesilen faturalara konu olan alacakların (KDV dâhil) tahsil edilmesi ve buna ilişkin vergisel işlemler,
  3. Thomas Cook’la ticari ilişkide bulunan turizm işletmelerinin mali yapılarının güçlendirilmesi.
  • İflas tarihi itibarıyla Türkiye’de bulunan turistler ve otellerin alacaklarının durumu

Birleşik Krallık’ın (BK) Ankara Büyükelçiliğinden alınan Notaya istinaden konuya ilişkin olarak Dışişleri Bakanlığı tarafından hazırlanarak ilgili makamlara gönderilen 23 Eylül 2019 tarihli yazıda;

  • İngiltere’deki Thomas Cook şirketinin zorunlu tasfiye sürecine gittiği (iflas ettiği),
  • 23 Eylül 2019 tarihi itibarıyla Thomas Cook’un Türkiye’de 26 bin 355 konaklamalı misafirinin bulunduğu, bu kapsamda Antalya’da 10 bin 244, Dalaman’da 13 bin 287, Milas’ta bin 631 ve İzmir’de bin 193 kişinin durumdan etkilendiği,
  • Şirket aracılığıyla BK çıkışlı olarak ülkemize gelmiş olan tüm turistlerin, uyruklarına bakılmaksızın, tatillerini tamamlayıp evlerine dönmelerinin BK Hükümeti tarafından garanti altına alındığı ve dönüş uçuşlarının, BK Sivil Havacılık İdaresi tarafından kiralanacak uçaklarla sağlanacağı,
  • Dönüş uçuş bedellerinin, “Air Travel Organiser’s Licence” – “Hava Seyahati Organizatörlüğü Lisansı – ATOL[1]” tarafından mali koruma planı çerçevesinde karşılanacağı, Türk otellerinin tazminatlarının da aynı plan çerçevesinde ödeneceği açıklamalarında bulunulmuştur.
  • Buna göre iflasın açıldığı tarih itibarıyla Türkiye’de bulunan turistler ve bu turistlerin konakladıkları otellere yapılacak ödemelerle ilgili bir sorun bulunmamaktadır.
  • Türkiye’deki oteller tarafından Thomas Cook’a kesilen faturalara konu olan alacakların (KDV dâhil) tahsil edilmesi ve buna ilişkin vergisel işlemler

Yukarıda açıklandığı gibi Şirketin iflasına karar verilen tarih itibarıyla ülkemizde bulunan kişilerin geri dönüşü ve konaklama ücretlerinin otellere ödenmesi konusunda sorun yoktur. Buna karşın önceki dönemlerde yapılan sözleşmeler kapsamında ülkemizde yapılan konaklamalar nedeniyle şirketten olan alacakların tahsilatında büyük bir sorun yaşanacağı açıktır.

Bu kapsamda, Türkiye’deki otellerin ve seyahat acentelerinin Thomas Cook şirketinden olan alacaklarının tahsilinin sağlanması, alacaklı işletmelerin yaşaması muhtemel mali sorunların aşılması ve sektörün geleceğine ilişkin endişelerin giderilmesi bakımından atılması gereken adımlara ilişkin önerilere aşağıda yer verilmiştir.

  • Thomas Cook Şirketinden Olan Alacakların Tahsilinin Sağlanması
  1. Alacakların İngiltere’deki İflas Masasına Kaydı ve Tasfiye İşlemlerinin Takibi

Thomas Cook şirketinden alacaklı olan işletmelerin gecikmeksizin İngiltere’deki iflas masasına alacaklarını kaydettirmeleri gerekmektedir. İflas masasına yapılacak başvurular için İngiliz devleti tarafından özel bir web sitesi[2] hazırlanmıştır. Web sitesinde şirketten alacağı olanlarca tasfiye sürecinde yapılması gereken işlemlere ilişkin açıklamalar yapılmıştır. Buna göre Thomas Cook grup şirketlerinden alacaklı olanların site üzerinden ulaşılabilen formları doldurmak ve e-posta yoluyla yetkili makamlara göndermek suretiyle başvuruda bulunmaları mümkün olup başvuru sahipleri süreçteki gelişmeler hakkında yetkililerce bilgilendirilecektir.

Bu işlemlerin sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi için;

–  Thomas Cook şirketinin tasfiye sürecini yakından takip ederek Türkiye’deki alacaklı turizm işletmelerini bilgilendirmek, işletmelerin karşılaşmaları muhtemel mali ve hukuki sorunlar konusunda çözüm üretmek üzere Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde süratle bir Koordinasyon ve Danışma Merkezi kurulmalıdır.

–  Thomas Cook şirketi ile çalışan işletmelerin bulunduğu İstanbul, Antalya, Aydın, Muğla, İzmir ve ilgili diğer illerin Kültür ve Turizm İl Müdürlüklerinde, mahalli ticaret odaları ve sektör ile koordineli çalışarak konuya ilişkin süreçte gerekli bilgilendirmeleri yapmak ve alacaklı işletmelere yardımcı olmak üzere İrtibat Birimleri oluşturulmalıdır.

 

Diğer yandan;

  • Thomas Cook firmasının çok sayıda ülkede ticari faaliyette bulunması nedeniyle tasfiye sürecine faklı ülkelerden çok sayıda alacaklının katılacağı,
  • Devlete ait alacaklar ile rehinli alacakların öncelikle ödeneceği,
  • Alacaklılar ile iflas masası arasında ihtilafların yaşanacağı,
  • Tasfiye sürecinin tamamlanmasının uzun zaman alacağı,
  • Şirketin borçlarının varlıklarından çok çok fazla olduğu gibi hususlar dikkate alındığında İflas Masası tarafından bir kısım alacaklılara hiç ödeme yapılamaması veya kısmen ödeme yapılması gibi sonuçlar şaşırtıcı olmayacaktır.
Bu nedenlerle alacaklı turizm işletmelerimizin mağdur olmalarının önlenmesi ve ülkemizin ekonomik çıkarlarının korunması bakımından tasfiye sürecindeki işlemlerin Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından uluslararası tecrübeye sahip konunun uzmanı firmalardan hizmet satın alınmak suretiyle takibinin sağlanması uygun olacaktır.

Ayrıca Türkiye’deki işletmelerin diğer ülkelerdeki alacaklarının takip ve tahsilinin yurtiçine nazaran çok daha masraflı ve zahmetli olması nedeniyle alacaklı işletmelerin birlikte ve eşgüdümlü olarak hareket etmelerinde yarar bulunduğu açıktır.

  1. Şirketin Türkiye’de Dava ve İcra Yoluyla Takibi

Alacaklı işletmeler tarafından Thomas Cook şirketinin Türkiye’de olabilecek hak ve alacakları ile malvarlığına cebri icra uygulanması ya da şirkete karşı dava açılması hukuken mümkün bulunmaktadır. Ancak Türkiye’de kesinleşecek icra takipleri nedeniyle yabancı ülkelerde haciz işlemi uygulamak bir hayli zahmetlidir.

Ülkemizde açılacak davalarda dava dilekçesinin, icra takiplerinde ise ödeme emrinin ve dayanak evrakın tebligat işlemi, konunun uluslararası niteliği dolayısıyla uzun, masraflı ve zahmetli bir süreci gerektirmektedir.  Çünkü tebliğ evrakının ilgili mevzuata uygun olarak tercüme edilmesi ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 25. maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından Dışişleri Bakanlığı’na, Dışişleri Bakanlığı tarafından da davalıya/borçluya iletilmek üzere ilgili ülke diplomatik temsilciliğine ulaştırılması gerekmektedir.

Belirtilen nedenlerle bu yolun bir seçenek olarak düşünülmemesi gerekir.

Yapılması gereken, İngiltere’den olan alacaklar için alacağın İngiliz Devletinin duyurduğu web sitesi üzerinden iflas masasına kaydedilmesidir. Diğer ülkelerdeki iflaslar da takip edilerek turizm işletmeleri bilgilendirilmelidir. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı buna öncülük etmelidir.

2.2.2. Alacaklı İşletmelerin Karşılaşacakları Mali Sorunların Aşılması

  1. Şüpheli Alacak Karşılığı Ayrılması

Vergi Usul Kanununun “Şüpheli Alacaklar” başlığını taşıyan 323. maddesi uyarınca ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartıyla dava veya icra safhasında bulunan alacaklar şüpheli alacak sayılarak karşılık ayrılabilmektedir.

Thomas Cook Şirketi için İngiltere Yüksek Mahkemesi kararıyla tasfiye süreci başladığına göre, turizm işletmeleri ayrıca dava ve icra yoluna başvurma şartı aranmaksızın İngiliz Devletinin (BK) oluşturduğu web sayfası üzerinden yaptıkları başvuruyu esas alarak şüpheli alacak karşılığı ayırabilmeli ve kayıtlara gider olarak intikal ettirebilmelidirler. İflasın açıklandığı Eylül ayını da kapsayan 3. Geçici Vergi dönemi bakımından şüpheli alacak karşılığı ayrılması ve gider kaydı işlemlerinin en geç 30 Eylül 2019 tarihi itibarıyla yapılması gerekir. Bunun için Hazine ve Maliye Bakanlığınca çıkarılacak bir Genel Tebliğ’e ihtiyaç vardır. Bu Genel Tebliğde diğer ülkelerdeki Thomas Cook şirketlerinin iflası ile ilgili olarak izlenecek yol konusunda gerekli açıklamalara da yer verilmelidir.

Faturaya konu olan KDV dâhil tutar üzerinden şüpheli alacak karşılığı ayrılmak suretiyle Thomas Cook şirketinden olan alacakların gelir hesaplarından düşülmesi ve böylece gelir ve kurumlar vergileri ile geçici verginin ertelenmesi sağlanmış olacaktır.

 

Yurtiçinde iflas halinde, alacaklının borçluyu dava etmesi veya icra yoluyla takip edebilmesi yasal olarak mümkün bulunmadığından iflas masasına kaydı yaptırılan alacaklar, icra safhasına intikal ettirilmiş sayılmakta ve bu alacaklar için kaydın yapıldığı hesap döneminde şüpheli alacak karşılığı ayrılması mümkün bulunmaktadır.

  1. Vergi Beyannamelerini Verme ve Ödeme Sürelerinin Uzatılması, Ödenmesi Gereken KDV’nin Tecili
Bu kapsamda, Hazine ve Maliye Bakanlığınca Vergi Usul Kanununun “Mühlet Verme” başlıklı 17. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak beyanname verme ve ödeme süreleri;

1-           26 Ekim 2019 tarihine kadar beyannamesi verilerek ödenmesi gereken Eylül-2019 dönemi KDV için 25 Kasım 2019 tarihine,

2-           17 Kasım 2019 tarihine kadar beyannamesi verilerek ödenmesi gereken (Temmuz-Ağustos-Eylül) dönemi Geçici Vergi için de 3 Ocak 2020 tarihine kadar

uzatılmalıdır.

Bu süreler de yeterli olmayabilir. Ancak Vergi Usul Kanununun 17’nci maddesi kanuni sürenin bir katı kadar süre verilebileceğini düzenlemektedir. Bu nedenle Vergi Usul Kanununa eklenecek bir geçici madde ile sürenin daha fazla uzatılabilmesi için yetki alınarak ihtiyaç duyulması halinde süre uzatımına gidilmelidir.

Vergi yükümlülüklerine ilişkin beyanname verme ve ödeme sürelerinin uzatılması Thomas Cook şirketinden olan alacaklar nedeniyle ödeme güçlüğü yaşaması muhtemel işletmelerin bir ölçüde rahatlamasına olanak sağlayacaktır.

  1. Turizm Payı Uygulamasının Ertelenmesi

1 Ekim 2019 tarihinden itibaren uygulanmaya başlanacak olan Turizm Payı beyan ve ödeme süreleri, 7183 sayılı Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (Ajans) Hakkında Kanunun 6. Maddesinde belirlenmiştir. Madde beyan ve ödeme sürelerinin uzatılmasını mümkün kılmaktadır. Ancak yapılması gereken bu süreleri uzatmak değil, bu işletmeleri Turizm Payından muaf tutmaktır.

7183 sayılı Kanuna eklenecek geçici bir maddeyle işletmelerin, Thomas Cook şirketinden olan alacakları tahsil edilinceye kadar ya da en azından bir yıl süreyle turizm payından muaf tutulmaları sağlanmalıdır. Bunun için 7183 sayılı Kanunda süratle değişikliğe gidilmelidir. Karışıklığa meydan vermemek ve uygulama kolaylığı açısından konaklama işletmelerinin tamamında Turizm Payı uygulaması bir yasa değişikliğiyle belli bir süre ertelenebilir.

 

 

  • Thomas Cook’la ticari ilişkide bulunan turizm işletmelerinin mali yapılarının güçlendirilmesi
    • Ajanstan Mali Destek Sağlanması

Thomas Cook şirketinin iflası nedeniyle çok sayıda turizm işletmesi zarara uğramıştır. Özellikle kış aylarındaki işletme sermayesi ihtiyacını Thomas Cook’tan temin ederek ayakta kalan küçük işletmelerin durumu oldukça zorlaşmıştır. Bu nedenle işletmelerin mali yapılarının güçlendirilmesi gerekir. Bu konuda yeni kurulan Ajansın kaynakları sorunu aşmak için kullanılabilir.

7183 sayılı Kanunla kurulan Ajans, Kanunun 4/d maddesi[3] kapsamında turizmin ülke ekonomisindeki payının artırılması amacıyla turizm işletmelerine destek ve kaynak sağlayabilmektedir. Ajansın faaliyetlerinin finansmanında kullanılmak üzere ihdas edilen Turizm payı Kasım ayında ödenmeye başlanacaktır.  Bu kapsamda Fondan Thomas Cook mağduru işletmelere destek sağlanarak rahatlatılmaları uygun olacaktır. Fonun bu konuda henüz yeterli bir kaynağı olmayabileceğinden bankalardan kredi alabilir. Fon bu işletmelere sağlayacağı desteğin bir bölümünü hibe olarak vermelidir.

 

  • Sektöre Sağlanacak Banka Kredisinin Uygun Koşullarda Verilmesi
Bankalardan sağlanacak kredinin 1 yılı ödemesiz 3 yıl vadeli ve düşük faizli olarak kullandırılması sağlanmalıdır. Teminat problemi Kredi Garanti Fonu ve Ajans üzerinden çözülmelidir.

 

.Turizm İşletmelerinin Thomas Cook’tan Alacaklarının Tek Bir Kuruma Temlik Edilerek Alacak Takibinin Kolaylaştırılması

İflasın yurt dışında olması, İngiltere’de başlayan iflas sürecinin diğer ülkelerdeki şirketlere de sirayet etmesi, alacak takibi açısından, çoğu küçük ve orta boy olan turizm işletmelerini oldukça zorlayacaktır. Bu nedenle işletmelerin Thomas Cook’tan olan alacaklarının kendilerine ödenmek üzere Ajans tarafından devralınarak (turizm işletmeleri tarafından Ajansa temlik edilerek) iflas sürecindeki takibin tek elden yapılması uygun olacaktır.
  • Turizm Sektörü Alacak Sigorta Sisteminin Kurulması
Gelecekte yaşanması muhtemel benzer olaylar nedeniyle turizm işletmelerinin zor durumda kalmasını önlemek amacıyla, işletmelere herhangi bir prim yükü getirmemek kaydıyla Ajansın kaynakları kullanılmak suretiyle Turizm Sektörü Alacak Sigorta Sistemi kurulmalıdır.

 

  • Sektörün Geleceğine İlişkin Endişelerin Giderilmesi
  • Sektörde Boşalacak Kapasitenin Doldurulması
İflastan turizm sektörünün en az şekilde etkilenmesinin sağlanması amacıyla Thomas Cook’un tasfiyesi nedeniyle boşalacak kapasitenin doldurulması için Kültür ve Turizm Bakanlığınca yurt içi tur operatör ve havayolları ile başta İngiltere olmak üzere turist potansiyeli bulunan tüm ülkelerin önde gelen tur operatörleri ve havayolu şirketleri nezdinde girişimlerde bulunulmalıdır.

3. ÖNERİLER

Raporda yer alan öneriler sırasıyla aşağıda sunulmuştur:

  1. Alacakların İngiltere’deki iflas masasına kaydı ve tasfiye işlemlerinin takibinin sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi için;
  • Thomas Cook şirketinin tasfiye sürecini yakından takip ederek Türkiye’deki alacaklı turizm işletmelerini bilgilendirmek, işletmelerin karşılaşmaları muhtemel mali ve hukuki sorunlar konusunda çözüm üretmek üzere Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde süratle bir Koordinasyon ve Danışma Merkezi kurulmalıdır.
  • Thomas Cook şirketi ile çalışan işletmelerin bulunduğu İstanbul, Antalya, Aydın, Muğla, İzmir ve ilgili diğer illerin Kültür ve Turizm İl Müdürlüklerinde, mahalli ticaret odaları ve sektör ile koordineli çalışarak konuya ilişkin süreçte gerekli bilgilendirmeleri yapmak ve alacaklı işletmelere yardımcı olmak üzere İrtibat Birimleri oluşturulmalıdır.
  1. Alacaklı turizm işletmelerimizin mağdur olmalarının önlenmesi ve ülkemizin ekonomik çıkarlarının korunması bakımından tasfiye sürecindeki işlemlerin Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından uluslararası tecrübeye sahip konunun uzmanı firmalardan hizmet satın alınmak suretiyle takibinin sağlanması uygun olacaktır.
  2. Şirketin Türkiye’deki varlığının dava ve icra yoluyla takibi konusunda yapılması gereken, İngiltere’den olan alacaklar için alacağın İngiliz Devletinin duyurduğu web sitesi üzerinden iflas masasına kaydedilmesidir. Diğer ülkelerdeki iflaslar da takip edilerek turizm işletmeleri bilgilendirilmelidir. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı buna öncülük etmelidir.
  3. Thomas Cook Şirketi için İngiltere Yüksek Mahkemesi kararıyla tasfiye süreci başladığına göre, turizm işletmeleri ayrıca dava ve icra yoluna başvurma şartı aranmaksızın İngiliz Devletinin (BK) oluşturduğu web sayfası üzerinden yaptıkları başvuruyu esas alarak şüpheli alacak karşılığı ayırabilmeli ve kayıtlara gider olarak intikal ettirebilmelidirler. İflasın açıklandığı Eylül ayını da kapsayan 3. Geçici Vergi dönemi bakımından şüpheli alacak karşılığı ayrılması ve gider kaydı işlemlerinin en geç 30 Eylül 2019 tarihi itibarıyla yapılması gerekir. Bunun için Hazine ve Maliye Bakanlığınca çıkarılacak bir Genel Tebliğ’e ihtiyaç vardır. Bu Genel Tebliğde diğer ülkelerdeki Thomas Cook şirketlerinin iflası ile ilgili olarak izlenecek yol konusunda gerekli açıklamalara da yer verilmelidir.

Faturaya konu olan KDV dâhil tutar üzerinden şüpheli alacak karşılığı ayrılmak suretiyle Thomas Cook şirketinden olan alacakların gelir hesaplarından düşülmesi ve böylece gelir ve kurumlar vergileri ile geçici verginin ertelenmesi sağlanmış olacaktır.

  1. Hazine ve Maliye Bakanlığınca Vergi Usul Kanununun “Mühlet Verme” başlıklı 17. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak beyanname verme ve ödeme süreleri;
  • 26 Ekim 2019 tarihine kadar beyannamesi verilerek ödenmesi gereken Eylül-2019 dönemi KDV için 25 Kasım 2019 tarihine,
  • 17 Kasım 2019 tarihine kadar beyannamesi verilerek ödenmesi gereken (Temmuz-Ağustos-Eylül) dönemi Geçici Vergi için de 3 Ocak 2020 tarihine kadar uzatılmalıdır.

Bu süreler de yeterli olmayabilir. Ancak Vergi Usul Kanununun 17. maddesi kanuni sürenin bir katı kadar süre verilebileceğini düzenlemektedir. Bu nedenle Vergi Usul Kanununa eklenecek bir geçici madde ile sürenin daha fazla uzatılabilmesi için yetki alınarak ihtiyaç duyulması halinde süre uzatımına gidilmelidir.

  1. 7183 sayılı Kanuna eklenecek geçici bir maddeyle işletmelerin, Thomas Cook şirketinden olan alacakları tahsil edilinceye kadar ya da en azından bir yıl süreyle turizm payından muaf tutulmaları sağlanmalıdır. Bunun için 7183 sayılı Kanunda süratle değişikliğe gidilmelidir.
  2. 7183 sayılı Kanunla kurulan Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı, Kanunun 4/d maddesi[4] kapsamında turizmin ülke ekonomisindeki payının artırılması amacıyla turizm işletmelerine destek ve kaynak sağlayabilmektedir. Ajansın faaliyetlerinin finansmanında kullanılmak üzere ihdas edilen Turizm Payı Kasım ayında ödenmeye başlanacaktır. Bu kapsamda Fondan Thomas Cook mağduru işletmelere destek sağlanarak rahatlatılmaları uygun olacaktır. Fonun bu konuda henüz yeterli bir kaynağı olmayabileceğinden bankalardan kredi alabilir. Fon bu işletmelere sağlayacağı desteğin bir bölümünü hibe olarak vermelidir.
  3. Sektöre 1 yılı ödemesiz 3 yıl vadeli ve düşük faizli olarak banka kredisi verilmesi sağlanmalıdır. Teminat problemi Kredi Garanti Fonu ve Ajans üzerinden çözülmelidir.
  4. İflasın yurt dışında olması, İngiltere’de başlayan iflas sürecinin diğer ülkelerdeki şirketlere de sirayet etmesi, alacak takibi açısından, çoğu küçük ve orta boy olan turizm işletmelerini oldukça zorlayacaktır. Bu nedenle işletmelerin Thomas Cook’tan olan alacaklarının kendilerine ödenmek üzere Ajans tarafından devralınarak (turizm işletmeleri tarafından Ajansa temlik edilerek) iflas sürecindeki takibin tek elden yapılması uygun olacaktır.
  5. Gelecekte yaşanması muhtemel benzer olaylar nedeniyle turizm işletmelerinin zor durumda kalmasını önlemek amacıyla, işletmelere herhangi bir prim yükü getirmemek kaydıyla Ajansın kaynakları kullanılmak suretiyle Turizm Sektörü Alacak Sigorta Sistemi kurulmalıdır.
  6. İflastan turizm sektörünün en az şekilde etkilenmesinin sağlanması amacıyla Thomas Cook’un tasfiyesi nedeniyle boşalacak kapasitenin doldurulması için Kültür ve Turizm Bakanlığınca yurt içi tur operatör ve havayolları ile başta İngiltere olmak üzere turist potansiyeli bulunan tüm ülkelerin önde gelen tur operatörleri ve havayolu şirketleri nezdinde girişimlerde bulunulmalıdır.

Saygılarımızla.

M. Akif HAMZAÇEBİ

İstanbul Milletvekili

Bülent TEZCAN

Aydın Milletvekili

Çetin Osman BUDAK

Antalya Milletvekili

 

[1] İngiliz yasalarına göre paket tatiller koruma altında olup Hava Yolculuğu Düzenleyicisi Lisansı anlamına gelen ATOL, İngiltere merkezli seyahat şirketleri tarafında satılan çoğu ulaşım dâhil seyahat paketlerini kapsayan finansal bir koruma programıdır. ATOL korumalı seyahatlerde; tatil satın alınan şirket iflas eder ya da faaliyetlerini durdurursa söz konusu durum seyahat süresinde olmuşsa yolcunun ülkeye geri dönmesi için destek sağlanır. Bu durum seyahat öncesi meydana gelmiş ise para iadesi ya da program değişikliği fırsatları sunulabilir.

[2] https://www.gov.uk/government/news/thomas-cook-information-for-customers-employees-creditors-and-shareholders

[3] “d) Turizmin ülke ekonomisindeki payının artırılması amacıyla bu Kanunda belirtilen amaçları gerçekleştirmek üzere diğer her türlü faaliyet, iş ve işlemleri yapabilir, destek ve kaynak sağlayabilir.”

[4] “d) Turizmin ülke ekonomisindeki payının artırılması amacıyla bu Kanunda belirtilen amaçları gerçekleştirmek üzere diğer her türlü faaliyet, iş ve işlemleri yapabilir, destek ve kaynak sağlayabilir.”

Yorumlar

reklam
reklam
reklam
Tema Tasarım | AnatoliaWeb