Beykoz Üniversitesi öğrencilerini yükseköğrenimleri sırasında iş dünyasına hazırlama odaklı eğitim-öğretim yaklaşımını her geçen yıl güçlendiriyor. Öğrencilerinin üniversitede öğrendiklerini gerçek hayat ile ilişkilendirmelerini, öğrendiklerini uygulama olanağı bulmalarını hedefleyen üniversitede öğrenciler en az bir dönemlerini alanlarında faaliyet gösteren bir iş yerinde geçiriyor. Yetkinlik Geliştirme Programı ile temel ve yönetsel 14 yetkinlikte kendilerini geliştiriyor, proje bazlı öğrenme yaklaşımı sayesinde deneyimleyerek öğrenme ve takım çalışması becerilerini güçlendiriyorlar. Üniversite iş dünyası odaklı eğitim-öğretim yaklaşımını her geçen yıl iyileştiriyor, bu yaklaşımda mükemmelliği hedefliyor.
Mezunlarını profesyonel hayata hazırlıyor
Beykoz Üniversitesi’nin kendisini “Mezunlarını profesyonel hayata hazırlayan, iş dünyası odaklı bir yükseköğretim kurumu” olarak tanımladığını belirten Beykoz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Durman, şunları söylüyor:
“Küresel yükseköğretim alanı içerisinde üniversiteler akademik-araştırma ya da uygulama ağırlıklı yaklaşımları göz önüne alınarak değerlendiriliyor. Bizler Beykoz Üniversitesi olarak programlarımızı tasarlarlarken uygulama ağırlıklı, öğrencilerimizi profesyonel yaşama hazırlayan eğitim-öğretim modelini benimsedik. Bu doğrultuda iş dünyasının görüşlerini her zaman ön planda tuttuk. Beşinci yılımızı tamamladığımız 2021 yılında iç ve dış paydaşlarımız, öğrencilerimiz, akademik ve idari kadromuz, fakülte danışma kurullarımız, diğer üniversiteler ve iş dünyasıyla bir çalışma yaptık ve üniversitemizin yükseköğretimdeki profil algısı “Mezunlarını profesyonel hayata hazırlayan, iş dünyası odaklı bir yükseköğretim kurumu” olarak tanımlandı. Biz kuruluşumuzdan bu yana zaten bu sonuca yönelik önemli adımlar attık, bu alanda sürekli gelişen ve mükemmelliği hedefleyen bir kurum olmaktan mutluyuz.”
Üniversite ve fakülte danışma kurullarında iş dünyasından isimler
Öğrencilerinin mezun olur olmaz ve hatta öğrencilikleri sırasında, alanlarıyla ilgili sektörlerde tercih edilen ve öncelikli olarak istihdam edilen mezunlar olmasını hedeflediklerini belirten Durman, “Ders içeriklerimizi sektörün içinde olan üniversite ve fakülte danışma kurulları ile birlikte oluşturuyoruz. Staj, eğitim-öğretim programlarımızın çok önemli bir parçası ve ders müfredatımızın içinde zorunlu olarak yer alıyor. Üniversitemizde öğrencilerimiz lisans eğitimlerinde yedi dönem okulda, bir dönem iş yerinde, önlisansta ise üç dönem okulda bir dönem iş yerinde olmayı ifade eden 7 +1, 3+1 modelleri ile öğrenim görüyor. Üniversitemizin fark yarattığı bir diğer nokta ise ‘Beykoz Üniversitesi Yetkinlik Geliştirme Programı’. Bu program ile öğrencilerimiz ilk yarıyıldan itibaren mezun oluncaya kadar, 21’inci yüzyıl iş dünyasının talep ettiği 14 yetkinliği tamamlamak için eğitim programlarımızın ortalama yüzde 20’sini oluşturan yetkinlik geliştirme faaliyetlerini alıyor” diyor.
Proje Odaklı Öğrenme yaklaşımını benimsiyor
Beykoz Üniversitesi’nin eğitim modeli yalnız kendi alanındaki bilgiyle değil aynı zamanda 21’inci yüzyıl becerileriyle donanmış ve mezun olduğunda iş hayatına hazır mezunlar yetiştirmeyi hedefliyor. Eğitim modelinin odağında “yaşayarak öğrenme” yaklaşımı olan üniversite; ünlü eğitimci, yazar ve filozof olan Konfüçyüs’ün “Duyuyorum, unutuyorum; görüyorum, hatırlıyorum; yapıyorum, öğreniyorum” sözünden hareketle Proje Odaklı Öğrenme yaklaşımını benimsiyor. Tüm fakülte ve birimlerinde Proje Odaklı Öğrenme yaygınlaştırılırken, böylece öğrenciler eğitim hayatı boyunca uygulamalar yapıyor, ürünler geliştiriyor, kendi alanında kullanılan araçları öğreniyor, kendine güvenini geliştiriyor, alanını tanıyor ve ilgi alanını geliştiriyor. Proje Odaklı Öğrenme iletişim, sunum, araştırma ve bilgiye erişim, problem çözme gibi ‘21. Yüzyıl Becerilerini’ de kazandırıyor.
Yurt dışı deneyimi olmazsa olmaz
Uluslararası ilişkilere ve iş birliğine önem veren Beykoz Üniversitesi, bu amaçla yurt dışındaki birçok üniversite ve kuruluşla iş birliği olanakları geliştiriyor. Bu olanaklar arasında öğrenci değişimi, öğretim üyesi değişimi, uluslararası yaz okulları düzenleme, çift diploma programları, ortak araştırma çalışmaları bulunuyor. Üniversite olarak, birçok ülkeyle geliştirilen ortaklıklar ve iş birlikleri ile öğrencilere uluslararası fırsatlar ve tanınırlık imkânı sunduklarını belirten Beykoz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Durman, “Yurt dışı deneyimini önemsiyoruz. Diğer taraftan uluslararası öğrencilerimiz ile de çok kültürlü ve uluslararası bir kampüs ortamı yaratıyoruz. Çünkü eğitimin evrensel olduğunu düşünüyoruz. Üniversitemizin Amerika ve Kanada başta olmak üzere birçok dünya üniversitesi ile anlaşmaları var. 13 yıldır Erasmus + kapsamında, öğrenci öğrenim ve staj hareketliliği faaliyetlerini gerçekleştiriyoruz 15 Avrupa ülkesiyle öğrenim hareketliliği anlaşmamız ve kontenjan hakkımız var” diyor.
İlk 5 tercihe %25 burs
Üniversite, 18 Temmuz’dan itibaren tercih dönemi süresince Kavacık Yerleşkesi’nde tercih danışmanlarıyla aday öğrencilere destek verecek. 2022-2023 eğitim öğretim yılında Beykoz Üniversitesi, lisans ve önlisans programlarına burslu ve yüzde 50 indirimli kontenjanlarına öğrenci kabul edecek. Adaylar, yüzde 50 indirimli kontenjanları, ilk beş tercihlerinde yer vermeleri ve yerleşmeleri durumunda ise yüzde 25 tercih bursundan da faydalanabilecek.
]]>Daha savaşın ilk evrelerinde Nisan 1992’de Srebrenitsa’nın hemen dışında bulunan Bratunac köyünde yaklaşık 350 Boşnak, Sırp paramiliterleri ve özel polis güçleri tarafından işkenceye tabi tutulmuş ve öldürülmüştü. “ETNİK TEMİZLİK” 1821 Mora İsyanından beri homojen bir toplum yaratmak için Balkan Devletleri tarafından bir yöntem olarak kullanılagelmişti.
ALMANYA’da Nazilerin 1930’lu, 1940’lı yıllarda insanları fırınlarda yakıp, gaz odalarında zehirleyerek yaptığı SOYKIRIMDAN ders alınarak, insanlığın bir daha böylesi vahşete fırsat vermeyeceğini düşünürken, İkinci Dünya Savaşından sonra Avrupa’da en büyük SOYKIRIM 11 Temmuz 1995’te Srebrenitsa’da kendilerini korumakla görevli Hollandalı askerlerin gözleri önünde yaşandı. Savaşın toplamında öldürülen 312 bin Bosnalının yanında, 8.372 Bosnalı sivil Müslüman, büyük bir kin ve nefretle katledilerek korkunç bir soykırımın kurbanı oldular.
Miloseviç’in eski korumalarından Nasır Oriç’in kurduğu Müslüman direniş örgütü ilk yıllarda Srebrenica’yı savundu. Yugoslavya SFC ordusunun tüm imkânlarını kullanan Sırplara karşı Müslümanlar, bölgeye uygulanan ve en çok kendilerinin zarar gördüğü ambargodan ötürü hafif silahlarla ve az sayıda mermi ile karşı koymaya çalışıyordu
Yugoslavya iç savaşı tüm acımasızlığıyla sürerken güvenli bölge ilan edilip Hollandalı askerlerin korumasına emanet edilen sivil ve silahsız Bosnalı Müslümanlardan 8372’si, 11 Temmuz 1995’te, Sırp milis ve askerleri tarafından Hollandalı askerlerin göz yummasıyla SOYKIRIM kurbanı olmuştur.
Srebrenitsa’da yaşananlar 1844’te İlija Graşanin ile başlayan, İkinci Dünya Savaşında Draja Mihailoviç’le süren ve kimi zaman “Türkleşenlerden Arındırma Politikası” kimi zaman da “Nerede bir Sırp varsa orası Sırplarındır” solaganıyla devam ettirilen “Etnik Arındırma Süreçleri”nin (1) bir sonucuydu. Srebrenitsa’ya giren Sırp güçleri 2.nci Dünya savaşından sonra en büyük etnik kıyımı gerçekleştirmiştir. Sırp Ordusunun silahsız-savunmasız sivil Bosnalı Müslümanlara karşı 1992-1995 yılları arasında sürdürdüğü bu adaletsiz ve kirli savaşta yaşanan SOYKIRIM unutulmamalıdır. Sorumlu olduğu bölgedeki sivilleri korumakla yükümlü Hollanda Askerlerinin de kendi elleriyle Sırp Ordusuna teslim ettiği Sivil ve Silahsız insanların vebali üzerlerinde kalmıştır.
1993’te Birleşmiş Milletler tarafından Zepa ve Goradze ile birlikte “güvenli bölge” ilan edilen ve Birleşmiş Milletler koruması altında bulunan Srebrenitsa, iç savaş nedeniyle Sırp katillerden kaçan sivil Müslüman Bosnalıların sığındığı yer olmuştu.
Olaydan yaklaşık bir ay önce ABD istihbaratının “katliam planından” haberi olmasına rağmen önemsenmemişti. Üç yıldır süren savaşın sonuna doğru gelindiğini ve Bosnalı Müslüman Savaşçıların birçok cephede zafer kazanmaya başladığını ve Dayton Barış müzakereleriyle savaşın sona ereceğini gören Sırplar, stratejik açıdan önemli gördükleri Gorazde ve Srebrenitsa’yı ele geçirmek için tüm güçleri ile yüklenerek Srebrenitsa’yı kuşattılar. Şehir Birleşmiş Milletler tarafından “Güvenli Bölge” ilan edilen altı Boşnak kentinden biriydi. Fransız General Jacques Morillon “BM sizi koruyacak, asla terk etmeyecektir” güvencesi veriyordu. Bölge Hollandalı askerlerin korumasına verilmiş ve sorumlulukları altındaki Bosnalı Müslümanların ellerinde kalan son güvenceleri olan silahlarını toplamışlardı. Boşnaklar tamamen savunmasız ve çaresiz kalmışlardı.
Siyasi Lider Radovan Karadziç’in Mart 1995’te “Zepa ve Srebrenitsa’nın dış dünyadan tamamen koparılması” emriyle bölgeye yardım konvoylarının ulaşılması engellendi. Yine Karadziç’in “Hepsinin öldürülmesi gerekiyor” talimatı üzerine Sırplar kasabayı ele geçirmek amacıyla 09 Temmuz’da operasyona başladılar ve BM Barış gücündeki Hollandalı askerlerin gözetleme mevzilerine saldırarak 30 kadar Hollanda askerini rehin aldılar. Ertesi gün Sırp Ordusu Srebrenitsayı top ateşine tuttu. Hollanda askerleri, Sırplara geri çekilmezlerse NATO’nun hava saldırısı düzenleyeceğini bildirdi. Sırpların geri adım atmaması üzerine NATO savaş uçakları Sırp mevzilerine bir iki bomba attılar. Fakat Sırp Genelkurmay Başkanı Ratko Mladiç rehin Hollanda askerlerinin öldürüleceği tehdidiyle onları engelledi. 11 Temmuz 1995’te Sırplar Srebrenitsa’ya girdiler. O gün 15 bin kadar sivil Boşnak dağlara kaçtı. Bunların birçoğu topçu ateşi ve keskin nişancılar tarafından öldürüldü. Ayrıca kaçarken Arkan’ın Sırp Paramiliterleri tarafından yakalananlar da acımasızca öldürüldüler. Bunlardan çok azı dağları aşıp Tuzla’ya ulaşabildiler.
Şehri terk edemeyip Potoçori’deki Hollanda üssüne sığınan 20.000 civarındaki Bosnalı Müslüman da Sırpların eline düştü. 16 ile 70 yaş arasındaki bütün erkekleri “savaş suçlusu sanıkları sorguya çekmek” bahanesiyle güya kendilerini koruyacak olan Hollandalı askerlerin gözleri önünde ayırmaya başladılar. 60 kadar otobüs ve kamyona doldurulan erkeklere esir değişimi için Tuzla’ya götürülecekleri söylenmişti. İki gün süren bu katliamın ardından kendilerine hiçbir şey yapılmayacağı garantisi verilen bu insanlardan hiçbiri kurtulamadı.
Sırp General Ratko Miladiç, 11 Temmuz 1995 tarihinde Sırp televizyonuna çıkarak “Türklerden intikam almanın vaktinin geldiğini ve Srebrenitsa kentini Sırplara hediye ettiğini” açıkladı.
Srebrenica çevresindeki ilk toplu mezarları ortaya çıkararak Pulitzer Ödülü kazanan Amerikalı gazeteci David Rohde bu tavrı eleştirerek şöyle dedi: “Uluslararası camia taraflı bir şekilde binlerce insanı silahsızlandırmış ve sonra da onları en azgın düşmanlarına teslim etmiştir
Bu SOYKIRIM uluslararası camianın en büyük ayıplarından biridir. 1995’te Boşnaklara yönelik katliamın soykırım tanımının şartlarını taşımasına rağmen Uluslararası Lahey Adalet Divanı Sırbistan’ı Srebrenitsa katliamından direk sorumlu tutmadı. Maalesef doğrudan sorumlu olmak veya soykırıma iştirak etmek suçlarından akladı. Sadece bu soykırımın yapılmasını önleyememekten sorumlu olduğuna karar verdi!!!
Hollanda hükümeti de yıllar sonra korumalarına teslim edilmiş silahsız-sivil ve masum insanları alçakça Sırplara teslim ederek katledilmesine seyirci kalan askerlerini madalya ile ödüllendirdi!!!
Eğer uluslararası camiada soykırımdan bahsedilecekse, Doğu Türkistan’ı, Arakan’ı, Filistin’i, Cezayir’de Fransızların ve İspanya Portekiz, Hollanda, Belçika ve benzeri Avrupa Devletlerinin Afrika, Asya ve Amerika’da yaptıklarını, Osmanlı’nın terk ettiği Balkan topraklarında Rus, Bulgar, Yunan ve Sırpların yaptıkları katliam ve soykırımları konuşalım isterseniz… Tabi utanma duygunuz varsa!!!
Son iki yüzyıldır Balkanlarda, Kafkaslarda, Ortadoğu’da ve Orta Asya’da Müslümanlara ve Türklere yapılan soykırımlar hiçbir zaman unutulmamalı ve hesabı mutlaka sorulmalıdır.
Süheyl ÇOBANOĞLU
RUBASAM Bşk. V.
]]>
Beykoz’daki çalışmaları sırasında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na, CHP Grup Başkanvekilleri Engin Altay, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, İBB Meclisi CHP Grup Başkan Vekili İsmail Doğan Subaşı, CHP Beykoz İlçe Başkanı Aydın Düzgün ve bir önceki ilçe Başkanı Mahir Taştan da eşlik etti.
Kılıçdaroğlu, beraberindekilerle birlikte bölgeyi gezerek brifing aldı. Anadolu Hisarı Kalesi’nin önünde bulunan Anadolu Hisarı Namazgahı’nı ziyaret eden Kılıçdaroğlu, burada şu açıklamayı yaptı:
“Engelleri aşıp İstanbullulara hizmet veriyoruz”
“İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımızın yaptığı bazı çalışmaları alanda izledik. Bütün engellemelere rağmen belediye başkanımız engelleri aşıp, İstanbullulara hizmet vermeye devam ediyor. Hepinizin huzurunda kendisini yürekten kutluyorum. Başarı, kendisinin bireysel başarısı değil, başarı İstanbul’un başarısı. Hizmet İstanbul’a veriliyor, İstanbullulara veriliyor. İstanbul’un ciddi bir tarihi dokusu var. Bu tarihi dokuyu ortaya çıkarmak için de olağanüstü çaba harcıyor. Orada da bazı engellemeler var ama ne olursa olsun tüm engelleri aşıp İstanbullulara hizmet etmenin güzelliğini yaşıyoruz hep beraber. Ben de bu bahar gününde buna tanık oldum.”
İBB iştiraki Şehir Hatları’nda Şehir Hatları Genel Müdürü Sinem Dedetaş’tan “Deniz Taksi” ile ilgili bilgi alan Kılıçdaroğlu, daha sonra da beraberindekilerle birlikte İstanbul Boğazında tur attı.

Ramazan ayını fırsat bilerek her gün vatandaşlarla kucaklaşmaya özen gösteren AK Parti Beykoz İlçe Başkanlığı, Ramazan’ın 14. iftarında sandık kurulu üyeleriyle bir araya geldi. Yaklaşık 2 bin 500 sandık kurulu üyesinin katıldığı “AK Parti Beykoz Sandık Kurulu İftarı”nda birlik ve beraberlik mesajları verildi.
Çavuşbaşı Kasrı’nda düzenlenen iftar yemeğine, AK Parti İstanbul İl Yönetim Kurulu Üyesi Gülcan Keskin, AK Parti Beykoz İlçe Başkanı Muhammed Hanefi Dilmaç, Belediye Başkanı Murat Aydın, Belediye Başkan Yardımcısı Fatih Sağlam, Kadın Kolları Başkanı Gaye Zayıf ve Gençlik Kolları Başkanı Burak Karaçam ile sandık kurulu üyeleri katıldı.
İftar öncesi yapılan Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından ezanın okunmasıyla birlikte binlerce kişi, hep birlikte oruçlarını açarak dualar etti.
“BURADA GÖNÜLLER ORDUSU GÖRÜYORUM”
Düzenlenen iftar programında konuşan İlçe Başkanı Muhammed Hanefi Dilmaç, Ramazan ayının bereket, kardeşlik ve paylaşma ayı olduğunu belirterek, iftara katılım gösteren mahalle sandık kurulu üyelerine teşekkür etti.
AK Parti’nin gönülleri yapan ve gönülleri kuran bir parti olduğunu belirten İlçe Başkanı Dilmaç, “Ramazan’ın 14. iftarında milletimizin emanetine sahip çıkan sandık kurulu üyelerimizle iftar sofrasında bir araya geldik. Adımlarımızı sağlam atarak 2023’te Beykoz’da ‘Sandık tamam, seçim tamam’ demek için çalışıyoruz. Ben şuan burada adeta bir gönüller ordusu görüyorum. Bu orduyla birlikte, yüreklere dokunarak gönülden gönüle köprüler kurmaya devam ediyoruz. AK Parti teşkilatı olarak tüm kademelerimizle birlikte hizmet etmeye, inşa etmeye ve üretmeye devam edeceğiz. Ramazan’ın güzelliğini bizimle paylaşan teşkilatımıza teşekkür ediyorum. Allah, tuttuğumuz oruçları kabul ve makbul eylesin. İnşallah sağlık, sıhhat içerisinde ramazan ayını tamamlayıp bayrama ulaşmanın sevincini yaşarız.” dedi.
“BİRLİĞİMİZ DAİM OLSUN”
Beykoz Belediye Başkanı Murat Aydın ise teşkilat mensuplarının Ramazanını tebrik ederek, bu kutla ayda tutulan oruçların, eda edilen ibadetlerin ve hayırların kabul edilmesi temennisinde bulundu. Aydın, “Seçim dönemlerinde davamız için önemli bir görev üstlenen sandık kurullarımız, teşkilat mensuplarımızla gönül gönüle bir akşam geçirdik. Birliğimiz daim olsun.” diye konuştu.
Konuşmaların ardından, İlçe Başkanı Muhammed Hanefi Dilmaç ve Belediye Başkanı Murat Aydın masaları dolduran üyelerin yanlarına giderek tek tek sohbet etme imkânı buldu. Teşkilat mensuplarının hemhal olmasına vesile olan iftar yemeği, çekilen hatıra fotoğrafları eşliğinde son buldu.
Beykoz’da geniş bir kesim tarafından sevilen ve tanınan bir isim olan Furkan Murat Kaya için vefatının 1. Yıldönümünde kabri başında anma programı düzenlendi.
Anadolukavağı Kale Arkası Mezarlığı’ndaki anma programına CHP Genel Başkan Yardımcı ve İstanbul Milletvekili Fethi Açıkel, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ve Parti Meclisi Üyesi Sevgi Kılıç gibi üst düzey isimler vardı.
Furkan Murat Kaya için kabri başında Kur’an-ı Kerim okunduktan sonra dualar edildi. Programa katılanlar, kabristanda yapılan duaya hep birlikte ‘amin’ dedi. Anma programında bazı isimler kısa cümlelerle duygu ve düşüncelerini ifade etti.
Sanki onunla birlikte yaşıyoruz
Oldukça üzgün olduğu gözlenen Furkan Murat Kaya’nın babası Doğan Kaya, oğullarının yokluğuna alışamadıklarını ve onu çok özlediklerini ifade ederek, sanki onunla birlikte yaşadıklarını söyledi.
Doğan Kaya, oğlu için yapılan anma programına katılan herkese gönülden teşekkür ettiğini, oğullarının bu denli sevilen bir insan olduğunu görmenin acılarını bir nebze olsun hafiflettiğini kaydetti.
Furkan Murat Kaya için yapılan anma programına, CHP Beykoz İlçe Başkanı Aydın Düzgün, AK Parti Beykoz Gençlik Kolları Başkanı Burak Karaçam, CHP Beykoz Gençlik Kolları Başkanı Ozan Yılmaz, Akbaba Mahalle Muhtarı Yüksel Kılıç, İBB İştirakler Genel Koordinatörü Elif Atayman, İBB Yerel Yönetimler Koordinatörü Bülent Akköse ve Hamide Genel Müdür Yardımcısı Yusuf Erciyes gibi isimlerde hazır bulundu.
Okunan Kuran-ı Kerim tilavetinin ardından konuklara ikramda bulunuldu.
Vefatından önce, CHP Beykoz Gençlik Kolları Sekreterliği görevini yürüten, aynı zamanda İBB Medya A.Ş. çalışanı olan Furkan Kaya, geçtiğimiz yıl geçirdiği ameliyat sonrası aniden rahatsızlanarak vefat etmişti.
Merhum Furkan Murat Kaya, Paşabahçe Merkez Camii’nde İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve üst düzey CHP’li yöneticilerin katılmış olduğu cenaze namazı sonrası ebediyete uğurlanmıştı.
]]>Tokatköy Mahallesi 487 Ada, 3 Parselde yer alan, 238 bina, 605 konut ve 57 iş yerini kapsayan, ilçe sakinlerinin, güvenli ve düzenli yaşam alanlarına sahip olmak için heyecanla bekledikleri proje kapsamında hak sahipleri tarafından boşaltılan ilk binaların yıkımı yapıldı ve proje başladı.
Beykoz Belediyesi ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan “Tokatköy Kentsel Dönüşüm Projesi”yle uzun yıllardır imar ve mülkiyet sorunlarıyla anılan ilçenin makûs talihi değişirken, ilçede depreme dayanıklı sağlam konutlara ve tapularına kavuşan vatandaşlar da geleceğe güvenle bakacak.
Toplam 776 Konut, 47 İş Yeri
82 bin 792 m2’lik alanda toplam 776 yeni konutun inşa edileceği projede mevcut büyüklüklerine göre 47 de iş yeri yapılacak.
]]>Hazırlanan kentsel dönüşüm projesinin görsellerini de paylaşan Beykoz Belediyesi sorulan sorular üzerine detayları açıkladı.
Açıklamalar, 3 Ocak günü belirsizliğe dikkat çekmek amacıyla yürüyüş yapmaya hazırlanan Tokatköy halkının endişelerine de cevap niteliği taşırken, projeyi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Beykoz Belediyesi ve Emlak Konut’un birlikte yürüteceği açıklandı.
Öte yandan, projede 3’te 2 oranında muvafakatin sağlandığı, süreyi kaçıran 138 kişinin ise imza atmak için başvuruda bulunduğu belirtilen açıklamada, bu durum değerlendirildiği kaydedildi.
2022 yılının baharında kazma vurulması planlanan projeye yönelik evlerin teslim edilebilmesi amacıyla 15 günlük tahliye süresine 30 gün de ek süre verileceği, toplam 45 gün tahliye süresi tanınacağı ifade edildi.
Hak sahibi vatandaşlara kira yardımının yapılacağı da belirtilen cevaplarda, Evlerini boşaltacak insanlarla proje bittikten sonra teslim alacakları daireleri için yapı veya borçlandırma ile ilgili taraflar arasında bir sözleşme imzalanacak mı? Sorusuna da yanıt verildi.
Evet. Tüm süreç hukuki prosedürlere uygun olarak gerçekleştirilecektir.
Muvafakatnamede belirtilen ücretler netleşti mi?
Ücretler kura ve ihale sonucunda netleşecektir. Net olan ortalama değer 280 bin TL’dir.
15 gün içerisinde evini boşaltacak insanları proje bittikten sonra dairelerini kavuşacaklarını garanti altına nasıl alınacak?
Tüm süreç hukuki prosedürlere uygun olarak gerçekleştirilecek ve vatandaşlarımızın hakları kanunen garanti altında olacaktır.
Muvafakatnamede ve emlak ofis çalışanların beyanında olan kira yardımı ne zaman ve ne şekilde mülk sahiplerine verilecek?
Kira yardımı tahliye sonrasında başlayacaktır. 3 aylık ödeme ise peşin olarak yapılacaktır.
2020 yılında yapılan fizibiliteye göre belirlenen kira yardımı ve evlerin kıymet bedelleri için enflasyon göz önüne alınarak değişikliğe gidilecek mi?
Yapılan kıymet takdiri ile maliyet hesaplanması eş zamanlı yapılmıştır. Ayrıca tüm değişiklikler aynı oranda yansıyacaktır.
Kıymet bedelleri hangi kurum ve kriterler baz alınarak belirlenmiştir?
Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın birim fiyatları baz alınmıştır.
Borçlanacağımız dairlerin özellikleri nelerdir, dairlere eksiksiz teslim alınacak mı ve hangi kalitede malzemeler kullanılacak?
Daireler emlak konut şartnamesine uygun kalitede imal edilecektir.
Teslim edilecek dairler için tapu verilecek mi?
Evet. Tüm daireler için tapu verilecektir.
Tapu verilecek ise tapu masraflar ödenen borç içine dâhil midir?
Proje kentsel dönüşüm alanı içerisinde olduğu için tapu harcı alınmayacaktır.
Muvafakatnamede yer alan borçlandırma bedellerinin, bölge halkının sosyal-ekonomik durumları göz önüne alınarak indirim yapılmasını talep ediyoruz.
Projede oluşan maddi farklılıklar Beykoz Belediyesi ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca karşılanmaktadır. 20 yıl geri ödeme nedeniyle aylık taksitler en alt limite kadar indirilmiştir.
Yapılacak olan daire sayısı kaçtır ve ne kadarlık alan üzerine yapılacaktır?
82700 m2 alanda 87 blok 823 bağımsız bölüm planlanmıştır.
]]>
Beykoz Halk Eğitim Merkezi Okul Aile Birliği, okuldaki öğretmenler İBB’nin Beykoz Korusu Sosyal Tesisleri’nde sabah kahvaltısında bir araya geldi.
Kahvaltıya Beykoz Kaymakamı Esengül Korkmaz Çiçekli, Beykoz İlçe Milli Eğitim Müdürü Sevcenur Özcan, İlçe Milli Eğitim Müdür Yardımcıları, Beykoz Halk Eğitim Müdürü Mustafa Mamur ve TEMA Vakfı öğretmenleri katıldı. Katılım sağlayan öğretmenlere sertifika ve seramik saksı içinde canlı çiçek hediye edildi.

Protokol konuşmalarının ardından Müzik Öğretmeni Ersel Saltaştan, müzik dinletisi sundu.
Etkinlik, fotoğraf çekiminin ardından son buldu.
Osmanlı medeniyetinin kuruluşunda ve dönemin İstanbul’unda yaşamın ayrılmaz bir parçası olan tekkeler, İslam ve tasavvuf kültürünün topluma aktarıldığı mekânlar olmaları dolayısıyla cami ve medreselerle birlikte yüz yıllar boyu irfan merkezi işlevi görüyor.
Musikişinaslar Yetişiyor
Çevrelerinde oluşturdukları güçlü örgütlenme ağlarıyla sosyal hayatın gelişimine katkı sağlayan tekkeler, toplumda dayanışma bilincinin güçlenmesi kadar felsefe, mimari, sanat, musiki ve estetik seviyesinin yükselmesine de hizmet ediyor.
19. yüz yılın sonlarında şehirde sayısı 250’yi geçen tekkelerden 34 kadarı Boğaziçi kıyılarında bulunuyor.
Beykoz Belediyesi kültür yayınları arasından, Doç. Dr. Necdet Yılmaz tarafından hazırlanan Beykoz Tekkeleri, ilçede inşa edilen tekkeleri kuruldukları ilk yıllardan faaliyette oldukları 1925 yılına kadar geniş perspektifte ele alıyor.
Tasavvufun sosyal hayatı şekillendirdiği yıllarda yapılan tekkelerin yerleri, kurucuları, mimarileri, vakfiyeleri, kayıtlardaki şeyhleri, görevlileri ve gelişimlerinin yanı sıra mevcut durumları kitapta yer alıyor.
Beykoz Kitaplığı raflarında akademisyenler, araştırmacılar, şehir tarihçileri ve yaşadığı kentin geçmişine duyarlı herkesin ilgisine sunulan kitap, kurumun web sitesinde de dijital olarak yayınlanacak.
Kitap PDF’i için tıklayınız:
]]>Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, ilk Başkomutan ve Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ebedi âleme irtihalinin 83. Yılında tüm Türkiye’de olduğu gibi saat 9’u 5 geçe saygıyla anıldı.
Beykoz’un en işlek caddelerinde hayat bir anda durdu. İşe giden vatandaşlar ve okuluna gitmek için yolda olan öğrenciler, saatleri 9’u 5 geçtiğinde Gazi Atatürk’ü anmak için saygı duruşuna durdu.
Beykoz’da hayat 1 dakika durdu
Ülke genelinde olduğu gibi Beykoz’da da saat olan 09.05’te sirenlerin çalmasıyla ilçenin cadde ve sokaklarında vatandaşlar saygı duruşunda bulundu. Sürücüler araçlarından inerek saygı duruşuna katıldı. Bazı sürücüler de kornaya basarak sirenlere eşlik etti.
İşine giden çalışanlar, okuluna giden öğrenciler, üst geçitlerde ve durakta bulunanlar, sokak satıcıları, bir dakika boyunca saygı duruşunda bulundu. Bazı Beykozlular evlerinde, bazı esnaflar da iş yerlerinin önüne çıkarak saygı duruşuna katılırken öğrenciler de okullarında Atalarını andı.
Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nde de sürücülerin araçlarını durdurarak anmaya katıldığı gözlendi.
Atatürk anıtına çelenk bırakıldı
Büyük Önder Gazi Atatürk’ü vefatının 83. Yılında anmak için 15 Temmuz Şehitler Meydanı’nda çelenk töreni düzenlendi. Düzenlenen törene Beykoz Kaymakamı Esengül Korkmaz Çiçekli, Beykoz Belediye Başkanı Murat Aydın, İstanbul Boğaz Komutanlığı temsilcileri, Beykoz Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Aydın, Meclis Üyeleri, siyasi parti ve STK temsilcileri, öğretmenler, öğrenciler ile birlikte çok sayıda vatandaş katıldı.
Resmi törende Kaymakam Çiçekli, Başkan Aydın ve Boğaz Komutanlığı temsilcileri Atatürk büstüne çelenk bıraktı.
Resmi törenin ardından ilçede faaliyetlerini sürdüren siyasi partiler ile STK’lar da Gazi Mustafa Kemal’i anmak için büste çelenk bıraktı.
Çelenk töreninin ardından Kavacık Yaşam Merkezi’nde Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ebedi aleme irtihalinin 83. yılı nedeniyle anma programı düzenlendi.
Beykoz Devlet Hastanesi’nde anma programı
Beykoz Devlet Hastanesi’nde de Mustafa kemal Atatürk saat 09.05’de saygıyla anıldı. Hastane personeli Atatürk Anıtı önünde saygı duruşunda bulunarak İstiklal Marşı okudu. Saat 09.05’de ambulanslar bir dakika süre ile siren çaldı.
Törene, Beykoz Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Süleyman Erdoğdu, başhekim yardımcıları, hastane müdürleri ve ile birlikte çok sayıda personel katıldı.
]]>