reklam
reklam
Ana Sayfa Sür Manşet, Yazarlar 18.06.2021 4613 Görüntüleme

BRAVO ŞENOL HOCA

Pandemi sebebiyle bu seneye ertelenen Euro 2020’nin eleme sürecinde en az gol yeme başarısını gösteren milli takımımız bizim için turnuvanın ilk iki maçı olan İtalya ve Galler’den inanılmaz bir şekilde 5 gol yemeyi başardı! Bunu takımın defans dizilişiyle sürekli oynayan ve hazırlık dönemini sadece seçilmiş kadronun 30 oyuncudan 26 ya düşürülmesi için şuursuzca Azerbaycan, Gine ve Moldova gibi Avrupa takımlarıyla denklik konusunda hiçbir benzerliği olmayan takımlarla hazırlık maçları tertipleyen teknik direktörümüz Şenol Güneş’i yürekten kutluyorum.

Politika, Ekonomi ve pandemi gibi konularla yorgun düşen Türk insanına tam anlamıyla zerre kadar dahi olsa bile moral olabilecek başarıyı başta teknik ekibimiz daha sonra sahada futbol adına gerçekten en ufak bir şey üretemeyen oyuncular çok gördü. Baktığınızda İtalya, Fransa, Almanya gibi dünyanın en önde gelen liglerinde boy gösteren hatta bu liglerde şampiyonluk yaşayan oyuncuların her iki maçta sahadaki görüntüleri milli formayla bu kadar kötü oluyorsa ve kendi takımlarındaki oyunlarının yüzde onu kadar performans gösteremiyorlarsa bunun başlıca sebebi hocadadır.

Şu ana kadar görünen şu ki; Euro 2020’nin saha içi performans bakımından en kötü takımıyız. Maçlarda kazanmak kadar kaybetmek de var ancak yenileceksen bile aslanlar gibi mücadele ederek sahada futbol oynayarak yenileceksin, o zaman hiç kimsenin söyleyecek bir sözü olamaz. Asıl İsviçre’ye de yenilip sıfır çekersek işte görün siz isyanları. Olmuyor ve olmayacak Şenol hoca, yol yakınken efendi gibi kenara çekil. Kabul ediyorum senede 3.250.000 Euro’dan vazgeçmek kolay değil ama son 20 yılın en iyi futbolcularını bu hale biz getirmedik.

Son yıllarda, istikrarlı olarak özellikle Voleybol kadınlarda hem milli takım hem de kulüp takımları seviyesinde, Basketbolda Euroleague gibi inanılmaz organizasyonda, Jimnastik ve Atletizm dalında hem erkek hem de kadınlarda Dünya ve Avrupa arenasında şampiyonluk ve madalyalar alırken devletin bu sporlara ayırdığı bütçe ile futbol için ayrılan bütçeyi karşılaştırdığımızda söylenebilecek tek şey “futbol bu ülke için lükstür”.

Transfer dönemi başlamışken Futbol Federasyonu açıkladığı harcama limitleri ve yabancı oyuncu kuralı konusunda Kulüpler Birliğiyle başı bayağı ağrıyacak gibi gözüküyor. Hatta Kulüpler Birliği süper ligin ilk maçına çıkmayarak federasyonu protesto edeceklerini bile söylüyorlar. Ancak takımlar tüm fedakârlığı federasyondan beklemelerine karşılık transfer ettikleri oyunculara baktığımızda Avrupa’nın artıkları ve artık futbol hayatlarının sonuna gelmiş oyunculara milyonlarca Euro vermeye devam ediyorlar.

Bu mantalite ve oyuncularla; yurt içi ve yurt dışında başarı nasıl gelecek, takımlar yurt dışı gelirlerini nasıl arttıracak ve borçlarını nasıl geri ödeme şansına sahip olacaklar hep beraber göreceğiz. Sağlıkla ve esen kalınız.

Hüseyin Demirel

Yorumlar

Tema Tasarım | AnatoliaWeb