reklam
Ana Sayfa Yazarlar 16.02.2020 1112 Görüntüleme
Mehmet Mahmut YILDIZ

ŞAHLANIŞ HAREKETİ GENEL BAŞKANI

SURİYE GERÇEĞİ VE ŞAHLANIŞ HAREKETİ

Dinler alanında kibir, şeytanı cennetten kovduran günah olarak kabul edilir. Kibrin insandaki en belirgin görüntüsü ise; “Her şeyi ben bilirim. Benim aklım bana yeter. Aklın varsa kendine sakla. Sen kimsin?” gibi ifadeler kullanmaktır.

Meşveret, İslam inancının en keskin buyruklarındandır. Bu nedenledir ki bu tür yaklaşımlar, bırakın İslami olmayı; insani de değildirler. Açıkça insanın şeytanın tuzağına düştüğünün delilidirler. İç ve dış politikada pek çok örneğini gördük bu tavrın. Acılarını da birlikte çektik, çekiyoruz.

Suriye olayı özelinde konuya baktığımızda bizi yönetenlerin, baştan beri bir gaflet ve kibir çarkında debelendiklerini söylemek haksızlık olmaz.

“Sırça köşkte oturan komşunun camına taş atmaz.” derler. Derler de dinleyen kim? Bizim her şeyi bilen; ama nasıl oluyorsa,  gelenin geçenin kandırdığı yöneticilerimize bu tür özlü sözler sökmez. Onlar politik edep ve kurallardan müstesna, mahalle kahvesinde sohbet edercesine; sanki Suriye’yi fethe çıkmışlar gibi, Şam’da Emeviye Camisinde Cuma namazı kılacaklarını, Selahaddin Eyyubi’nin kabrinde dua edeceklerini söylerler.

Birileri de gaza gelir alkışlar onları, alkışlarla gaza gelenler de kibirlendikçe kibirlenirler. Bu gazcılara sormak gerek. 9 yıl geçti bu sözlerin üzerinden. Siz, Şam’da namaz rüyası görenler, Suriye’de şehit olan kaç yiğidimizin cenazesini kıldınız?  Henüz 2012 yılının başıydı. Suriye’den ülkemize gelen sığınmacı sayısı 45 binlerdeydi. Sayın Cumhurbaşkanı, o gün hep yaptığınız gibi din istismarıyla Hicret sırasında gerçekleşen bir olayı bu işe malzeme etmiş; Hz. Muhammed Sav’ın sözünü bu konuya uyarlamıştınız.  “Lâ tahzen, innallahe meanâ” (Üzülme Allah bizimledir.)” demiştiniz. Şimdi sınırlarımızın dahilinde sayısını sizin de bilmediğiniz milyonlarca Suriyeli var. Siz ise, kendinizi eleştirecek, hatalarınızdan ibret alacak yerde, içine düştüğünüz açmazın etkisiyle hâlâ ona buna bağırıyor, parmak sallıyorsunuz. Ne oldu sahi? Esat, nüfusunun en yoksul ve kendine sıkıntı verecek kesiminden 6 milyonunu ihraç etti. Çoğu da bizde şimdi. “Onlar Muhacir, biz Ensar’ız.” diyordunuz. Esat ise İslam düşmanıydı. Allah daha sonra (haşa)sizi terk edip din düşmanı katil Esat’ın yanına mı gitti?

Sizlerin kibirden kararmış gözleriniz, ferasetten nasipsiz sözlerinizle dönüşü olmayan bir yoldayız şimdi. Her gün yeni acılarla sarsılıyor yüreklerimiz. “Vatan, millet” diyoruz, “birlik beraberlik” diyoruz. Bağrımıza taş basıyor yanınızda duruyoruz. Ancak yazık ki sis hiç değişmiyor ve yanlışta ısrar ediyorsunuz.

BİR DÜŞÜNÜN ALLAH RIZASI İÇİN

Bir insan hem İsrail’e hem de onun en büyük düşmanı Suriye yönetimine aynı anda nasıl düşman olur Allah aşkına? NATO üyeliğinden çıkmadan Rusya’dan S 400 satın almak; bir yandan Ukrayna’nın yanında durup, ona silah satmak, doğalgazda tümüyle bağımlı olduğun Rusya’ya posta koymak; üstelik bunları adeta mehter eşliğinde yapmak; diğer yandan İdlib’de Rusya’yla müttefiklik nasıl mümkün olabilir?

Devletler, dış politikaları gereği başka ülkelerde bazı operasyonlar yaparlar; yapmalıdırlar. Ancak bunun yolu yordamı vardır. Dış siyaset ferasetle, usuletle ve suhuletle olur. Uluorta bağırarak, ne yapacağınızı tehditler savurarak ifade etmeniz hem sizi hem de devletimizi sıkıntıya düşürdü, düşürecek.

DİYECEĞİMİZ ODUR Kİ…

İktidar mensupları, başta Sayın Cumhurbaşkanı, izlediği tavrı terk etmeli, meşverete, liyakata uygun davranmalıdır. Diliyle değil, icraatıyla konuşmalı, sessiz ve derinden iş görmeyi öğrenmelidir. Bu onun sorumluluğudur.

Muhalefete düşen görevse, İktidarın başının, dalkavuk ekibinin hodbin ve kırıcı tavırlarına, “En büyük benim!” türünden yanılgılarına takılmadan,  günlük kısır çekişmeleri bir kenara bırakmak, işi kameralar önünde kayıkçı kavgasına dökmeyecek bir çizgi izlemektir.

Gün kavga değil, sağduyu zamanıdır. Mesele inşallah hayırlı biçimde çözüldüğünde, elbette eteklerdeki taşlar dökülecek ve herkes oradan payına düşeni alacaktır.

Acısız, şehitsiz, el ele gönül gönüle, saygı ve sevgiyle harman olacağımız yarınların ümidi ve hasretiyle, aziz vatandaşlarımızı en kalbi hislerimle selamlıyorum.

MEHMET MAHMUT YILDIZ

ŞAHLANIŞ HAREKETİ GENEL BAŞKANI

Yorumlar

reklam
reklam
reklam
Tema Tasarım | AnatoliaWeb